Malta Zirvesi: Ne pahasına olursa olsun

Thomas KIRCHNER
Alexander MÜHLAUER
Süddeutsche Zeitung

Malta’da biraraya gelen AB üyesi ülkelerin devlet ve hükümet başkanları, ne pahasına olursa olsun mültecilerin Avrupa’ya gel(e)memesi konusunda anlaştılar. ‘Yeni bir komşuluk ve kalkınma politikası’ paravanı altında Afrika’dan mülteci akınının etkili şekilde frenlenmesi planlanıyor.

Brüksel kendinin doğru yolda olduğuna inanıyor. Afrika ülkelerine ‘Eğer mültecileri ülkenizde tutarsanız biz de size yardım ederiz’ diyor. Mülteci gönderen veya mültecilerin geçiş amaçlı bulundukları transit ülkelere sözleşmeler sunuluyor. Söylediklerine göre ilk olumlu etkiler görülmüş bile ama AB Dış İlişkiler Sorumlusu Federica Mogherini, Orta Akdeniz’de artmakta olan mülteci akınını durdurmak için yapılacak çok şey olduğundan söz ediyor.

Libya ile İtalya arasında yapılan antlaşmayla, ülkede transit amaçlı bulunan mülteciler orada sıkı sıkı tutulacak. Libya kaos ve şiddet içinde olduğundan bu nasıl yapılacak meçhul.

Malta’da Cuma günü varılan 10 maddelik mülteci politikasına göre, ilkin Libya, sahil koruma güçlerini eğiterek, sayılarını arttırarak kaçışları engellemek zorunda. İkinci olarak Libya’daki mültecilerin yaşam koşullarının iyileştirilmesi ve böylece orada kalmaya ikna olmaları planlanıyor. Üçüncü olarak ise Libya kara sınırları, komşularıyla da görüşülerek sağlamlaştırılacak ve ülkeye mülteci girmesi engellenecek.

200 MİLYON AVRO BÜTÇE

Bunu sağlamak için AB, her türlü kaynağı sunacak. Bir kısmını varolan bütçeden, bir kısmını ise AB üyesi ülkelerin katkısıyla. Örneğin AB bütçesinden ek olarak 200 milyon avro bu amaçla kullanılacak. Ülkelerine göçmen gelmesini istemeyen AB ülkeleri de keseyi açıp kısa ya da uzun vadede para vermek zorunda.

Ancak söz konusu para olduğunda işler hep zora koşuluyor. AB üyesi ülkelerin zaten ekonomik kriz içinde olan bazılarının ek ödeme yapması zor, bazıları da bu alana para harcamak istemiyor. Üstüne üstlük Avrupa’ya mülteci sokmama konusunda anlaşıldığına göre sadece sığınmacıları durdurmak değil, sığınma nedenlerini de ortadan kaldırmak gerekiyor.

Bu da Afrika’nın yoksul ülkelerine kalkınma yardımı yapılarak sağlanacağından en az 700 milyon avro da buraya aktarılmak zorunda.

AVRUPA’NIN DUVARLARI

Avrupa Yatırım Bankası aracılığıyla 6-15 milyar avroluk yatırım yapılması planlanıyor. Para, Ürdün, Lübnan, Mısır ve Magrep ülkelerinde okul ve işyeri açıılması, sağlık ve içme suyu sistemi için kullanılacak. Sırbistan ve Arnavutluk gibi Batı Balkan ülkeleri de yatırımlardan nasibini alacaklar. Oralarda da sağlık ve eğitim sistemine katkı sunulacak. Avrupa Yatırım Bankası sadece Tunus’a, 2020 yılına kadar 2.5 milyar avro verilmesi gerekeceğini tahmin ediyor.

Avrupa, şimdiye kadar ihmal ettiği Afrika ülkeleriyle ilgilenmeye başladı. İlgilenme nedeni mültecilerin gelmesini engellemek. Bunu istediği kadar ‘yeni komşular ve kalkınma yardımı‘ paravanıyla yapsın Avrupa’da istenmeyenlere karşı duvarlar yükseliyor.

(Çeviren: Semra Çelik)