Romanya’da yolsuzluk patlaması

Romanya kökenli, özel Berlin School of Governance Üniversitesi Demokratik Araştırmalar Profesörü Alina Mungiu-Pippidi Romanya’daki gelişmeleri değerlendirdi.

Avrupa’da çoğunluk tarafından seçilen senato başkanı ve meclis başkanının tutuklanmaktan korktuğu başka bir ülke var mıdır? Ya da seçilen milletvekillerinin çoğunun akraba ve dostlarını belli işlere yerleştirdikleri için hesap vermesi gereken bir ülke? (Fransa’da Fillon skandalını bir yana bırakırsak tabi ki. Fransa’da yapılan legaldi, Romanya’da ise illegal.) Kişisel çıkarlarını korumak için bir yasa çıkaran, bir öğle yemeğinde rüşvet görüşmesi yapan ve bunu açıklama gereği duymayan? Ya da çıkardığı koruma yasasına rağmen rüşvet nedeniyle Yolsuzlukla Mücadele Komisyonu (DNA) önünde hesap vermek zorunda kalan bir başbakan?

Evet Romanya’da bunlar oluyor. Romanya, rüşvet ve yolsuzluğun yıllardan beri bu oranda var ve yaygın olduğu tek Avrupa ülkesi.

Sonuçta cezaevleri yolsuzluk yapanlarla dolu. 2004’ten beri ülkeyi yöneten hükümetlerin 18 bakanı yargılandı ve cezalandırıldı. Aralarında Adrian Nastase adında bir başbakan, Tony Blair’in Romanya ziyareti sırasında bir sponsordan aldığı hediyeyle manşet olan Viktor Ponta da yer alıyor. Yolsuzlukla Mücadele Komisyonu Başkanı Traian Basescu ve ailesi bile yolsuzluklardan uzak kalamadı. Ailesinden birileri cezaevinde.

Liviu Dragnea, 2017 seçimlerini kazandığı halde yolsuzluk nedeniyle cezaevinde olduğundan başbakan olamadı.

Senato Başkanı Calin Popescu Tariceanu’ya gelince bir öğle yemeğinde yaptığı rüşvet görüşmesi ortaya çıkınca rüşvet yolsuzlukla ne derece içiçe olduğu ortaya saçıldı. Seçimlerden önce hakkında soruşturma başlatıldı, seçimlerden sonra da Cumhurbaşkanı Klaus Johannis tarafından partisinden ayrılmaya davet edildi. Ancak Reddedince, Johannis tarafından hükümeti kurması engellendi.

Politik kamplar bu şekilde. Bir yanda rüşvet ve yolsuzluk konusunda en önemli haber kaynakları olan Romanya istihbarat teşkilatlarını kontrol altında tutan ve oyların yüzde 20’sine sahip Johannis, diğer yanda meclisteki 465 sandalyeden 250’sine sahip ama Dragnea‘nın cezaevinde olduğundan başbakanı olamadığı hükümet koalisyonu.

Bu partiler meclisin çoğunluğunu oluşturuyor ve bu partilerin milletvekillerinin yüzde 37’si Clean Romania adındaki yolsuzlukla mücadele sivil toplum örgütünün 2004’ten beri tuttuğu raporlara göre şaibeli.

Dragnea, kendini hapisten çıkartacak düzenlemenin yanı sıra üzerinde tartışılan başka bir önleme de yol açtı. Romanya İstihbarat Teşkilatının (RIS) bütçesi yüzde 10 azaltıldı. RIS, önemsenmeyecek bir kurum değil ve istihbarat olanaklarını arttırmak için epey çaba harcadı. Yolsuzlukla mücadele adına FBI’dan daha güçlü istihbarat ağı oluşturuldu.

Ancak yolsuzlukla ilgili yasaların çıkmasından birkaç gün önce RIS Başkanı Florian Coldea, tatilde bir rüşvet görüşmesi yaptığı için kurum çalışanlarından Sebastian Ghita’nın ihbarı üzerine görevinden alındı.

Rüşvetle ilgili çok sayıda bilgi toplayan ve açıklayacağını bildiren Ghita, kaçtı ve şimdi İnterpol tarafından aranıyor. Dragnea, gizli servislerin kontrolünün siviller tarafından yapılmasını sağlayacağı vaadiyle puan toplamaya kalkıştı. Ve bu ortamda Yolsuzlukla Mücadele Komisyonu (DNA) Romanyalıların güvenini kazandı.

Romanya halkı, DNA, cumhurbaşkanı ve medyanın bir bölümü yargıya yönelik saldırıların ilk adımı olarak sunulan yeni yasayı mahkum ettiğinde hemen olumlu tepki verdi. Buna karşın, büyük şehirlerdeki kalabalıklar, çok uluslu şirketler ve STK’larda çalışan İngilizce konuşan Romenlerden oluşuyor. Şu an erken seçim yapılamayacağı için ülke bölünmüş durumda ve çatışma, iyi yönetme gücüne sahip, temiz politikacılardan oluşan bir parti yüzde 51 çoğunluğu elde edinceye kadar devam edecek.


Romanya’da hükümet için verilen gensoru önergesi reddedildi

Romanya’da Sosyal Demokrat Parti liderliğindeki koalisyon hükümeti, gensoru önergesine karşı iktidarını korudu. Hükümetin düşürülmesi için muhalefet tarafından verilen gensoru önergesine destek 161’de kaldı. Önergenin kabul edilmesi için az 233 milletvekilinin desteğine ihtiyaç duyuluyordu.

Gensoru sırasında muhalif milletvekillerinin protestoları eşliğinde kürsüye çıkan Başbakan Sorin Grindeanu yaklaşık bir ay önce çalışmaya başlayan hükümetin programını savundu. Grindeanu şu sözleri sarf etti.

Romanya halkına refah ve gelişmeyi getirecek bütçeye sahibiz. Hükümet programını uygulamak için gerekli tüm araçlara sahibiz. Bu program Aralık’taki seçimlerde halkın çoğunluğu tarafından onaylandı.”

Romanya’da hükümetin ‚rüşvet affı‘ olarak bilinen tasarısına geniş çaplı protestolar düzenlenmişti. Tasarı geri çekilse de, göstericiler Başbakan Grindeanu’nun istifasında ısrar ediyor.

Hükümet tarafından “yolsuzlukla mücadele” olsa da gerçekte yolsuzluğun önünü açan bir düzenleme kısa sürede halkın tepkisini çekmişti. Cezaevlerinin yolsuzluk yapanlarla dolduğunu ileri süren hükümet, 200 bin Leh’in (45 bin Euro) altında rüşvet alanların affedilmesini öngörüyor. Böylece, zaten yolsuzlukluk ve rüşvetin diz boyu olduğu ülkede bir de yönetmenlikte meşrulaştırılmıştı. Yüzbinlerce kişinin katıldığı eylemlerden sonra hükümet yasa tasarısını geri çekmek zorunda kaldı. (YH)