Gece vardiyasında personel eksikliği

Uluslararası standartlarla kıyaslandığında Almanya’da hastanelerde hastalara her gün gereken güvenli bakımı sağlayacak 19 bin 500 tam günlük işyeri açığı var.

Birleşik Hizmet Sendikası- Ver.di , Hans Böckler Vakfı’nın desteği ile Prof. Dr. Michael Simon ve Sandra Mehmecke tarafından personel çizelgesi üzerine yapılan bir araştırmaya dayanarak vardığı sonuçları açıkladı.

Araştırmacıların elde ettikleri verilere göre personel çizelgesine dair mevcut olan yasal asgari standartlar, sadece uluslararası ölçekte yaygın olmakla kalmıyor, sağlık alanında çalışan personel aşırı yorulmasına yol açıyor ve hizmette kaliteyi de düşürüyor. Mesela ABD’ de uygulanan personel çizelgesine göre 5,3 hastaya 1 bakıcı düşerken, Hollanda’ da 7 hastaya 1 bakıcı ve bu konuda hiç bir yasal düzenlemesi olmayan Almanya’da ise 13 hastaya 1 bakıcı düşüyor.

Ver.di Sendikası, 2015 yılında gerçekleştirdiği bir gece nöbeti yoklamasında Almanya genelinde bir gecede 17 bin hastabakıcının aşağı yukarı 324 bin hastaya bakmak zorunda olduğunu ortaya çıkardı. Hastabakıcıların yüzde 64’ü yalnız çalışmak zorundaydı ve ortalama 26 hastaya, hatta her altıncı serviste 30’un üzerinde hastaya bakmak zorundaydılar. Yasal sağlık sigortası çatı kuruluşu GKV’da Federal Parlamento’da yapılan bir oturumda bu çalışma koşullarını bir çok kez eleştirdi.

Ver.di nin açıkladığı güncel sonuçlar da, eleman açığının uluslararası ölçekte kıyaslandığında vardığı boyutları çarpıcı bir şekilde gözler önüne seriyor. Şayet Almanya’da, Avustralya’nın Victoria Eyaleti’nde geçerli olan personel çizelgesi normları uygulanacak olsa hastaların gece bakımı için gerekli olan hastabakıcı sayısı 36 bin 500. Bu sayı şuan mevcut olan personel sayısının iki katından fazlasına tekabül ediyor. Ver.di Yönetim Kurulu Üyesi Sylvia Bühler yaptığı açıklamada, hükümetin hastanelerde yaşanan eleman eksikliğinin hastalar ve çalışanların üzerindeki olumsuz etkisini daha fazla görmezden gelmemesi gerektiğini ve yapılan uluslararası karşılaştırmanın acil önlemlerin alınması gerektiğini gösterdiğini söyledi. Bühler devamla, “gereken dengenin piyasa ve rekabet tarafından bir şekilde oluşacağını beklemek durumun ciddiyeti açısında savunulacak bir tutum değil, personel ölçüm normları Alman hastanelerinde yasalaşmak zorunda” dedi.