Leipzig Kitap Fuarı’na Türkiye damgası

43 ülkeden 2069 yayıncı ve kitabevinin katıldığı bu yılki Leipzig Kitap Fuarı’na Türkiye’den yansıyan ifade özgürlüğü üzerindeki baskılar oldu.

Çok sayıda gazeteci, yazar ve akademisyenin cezaevinde olduğu veya işten atıldığı Türkiye’deki bu duruma dikkat çekmek için bir süre tutuklu kalan yazarlardan Aslı Erdoğan fuarın açılı etkinliğine video konferansla katıldı.

Almanya’nın en önemli kitap fuarlarından biri olan Leipzig Kitap Fuarı bu yıl 14-17 Mart tarihleri arasında yapıldı.

Birçok ülkeden toplam 20 bin yeni kitabın okur ve yayıncılarla buluştuğu fuarın bu yılki ağırlıklı temaları çocuk ve gençlik edebiyatı oldu. Yaklaşık 160 bin kişi ziyaret ettiği fuarda bu yıl Polonya, Ukrayna ve Belarus öne çıkarılan ülkeler olurken, Türkiye ise yazarlara ve ifade özgürlüğüne uygulanan baskılarla ses getirdi!

Açılış töreninde konuşan Alman Yayıncılar Birliği Başkanı Alexander Skipis, Türkiye’de tutuklu bulunan yazar ve gazetecilerle dayanışma mesajları verdi. „Türkiye totaliter bir hukuksuzluk devleti yolunda ilerliyor“ diye konuşan Skipis, ‚böyle bir dönemde sessiz kalmak ya da diplomatik çekingenliğin kabul edilemeyeceğini‘ söyledi.

GAZETECİ YÜCEL VE YAZAR ERDOĞAN DA LEİPZİG’TEYDİ

Konuşmanın ardından „Lepzig İstanbul’u selamlıyor“ anonsu yapılarak video konferansla İstanbul’daki yazar Aslı Erdoğan ile bağlantı kuruldu. Yurt dışına çıkış yasağı bulunduğu için Leipzig Kitap Fuarı’nda düzenlenen etkinliğe bizzat gelemeyen Erdoğan, 15 Temmuz darbe girişimi sonrasındaki durumu kaleme aldığı yeni yazı dizisini tanıttıktan sonra „Ben bir yazarım ve yazmaktan başka bir şey yapmadım“ diye konuştu.

Yazar Aslı Erdoğan kapatılan Özgür Gündem gazetesinin yayın danışma kurulunda yer aldığı gerekçesiyle „örgüt üyesi olmak“ ve „devletin birliği ve ülkenin bütünlüğünü bozmak“ suçlaması ile 19 Ağustos 2016’da tutuklanmıştı. Erdoğan, yaklaşık 6 aylık tutukluluğunun ardından ilk kez hâkim karşısına çıkıp hakkındaki suçlamalara karşı savunma yaptığı 29 Aralık’ta adli kontrol şartı ile tahliye edilmişti.

Leipzig Kitap Fuarı’nın açılışına damga vuran bir başka isim de Türkiye’de tutuklu bulunan Die Welt gazetesi muhabiri Deniz Yücel oldu. Verbrecher Yayınevi’nden Jörg Sundermeier’in inisiyatifi ile fuarda Yücel’in kitap ve yazılarından alıntıların yapıldığı bir çok okuma etkinliği düzenleniyor. Sundermeier fuarda konuya ilişkin yaptığı konuşmada „Erdoğan, yazarları susturmayı başaramayacak. Bunu göstermek istiyoruz“ diye konuştu.

Fuarın açılış gününde gazeteci ve sunucu Banu Güven de „Halk kimdir?“ başlıklı bir paneli yönetti. İki kez siyasi sebeplerden ötürü işini kaybettiğini anlatan Güven, „Ben de Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın vatan haini, ajan veya terörist olarak nitelendirdiği gruptaki insanlardan biriyim“ diye konuştu. Gazeteciliğin ajanlık olmadığını vurgulayan Güven „Bu ikisi arasındaki farkı Cumhurbaşkanı’na anlatmalıyız“ diye konuştu.


Almanya’dan Aslı Erdoğan çağrısı: Ödülünü alabilmesi için çıkış yasağını kaldırın

Alman Theodor Heuss Vakfı, Türkiye’ye çağrıda bulunarak yazar Aslı Erdoğan’ın ödülünü alabilmesi için yurtdışı çıkış yasağının kaldırılmasını talep etti.

Demokratik kamuoyu fikrine’ yönelik çalışmalara verilen Heuss Ödülleri, 1 Nisan’da Stuttgart’ta düzenlenecek törenle sahiplerine verilecek.

Aslı Erdoğan, ‘yıllardır demokrasi, insan hakları ve ifade özgürlüğü alanlarında vatandaş olarak örnek oluşturacak angajmanı’ nedeniyle ödüle layık görülmüştü.

Theodor Heuss Vakfı Başkan Yardımcısı Sabine Leutheusser-Schnarrenberger, son dönemde gerginlik yaşayan Almanya ile Türkiye arasındaki iletişim kanallarının kopmaması gerektiğini vurgularken Erdoğan’ın ödülünü alabilmesi için yurt dışına çıkmasına izin verilmesinin demokratik fikir teatisi kapsamında bir jest oluşturacağını kaydetti.

Bu sene Erdoğan’ın yanı sıra Temmuz 2016’da Münih’teki saldırı sırasında

sağduyulu iletişimi’ nedeniyle polis teşkilatının sözcüsü Marcus da Gloria Martins, farklı düşünen insanlara karşı saygılı ve adil tutumuyla Alman İkinci Televizyonu ZDF’in ünlü sunucularından Dunja Hayali ve aşırı sağcı akımların güçlü olduğu bölgelerde demokratik angajmanı ile seçmenleri ikna eden Mecklenburg-Vorpommern eyalet milletvekili Patrick Dahlemann madalyaya layık görülen isimler oldu.