Medyada çarpıtılan gerçeklik

Televizyonlarda bir konunun birkaç konukla tartışıldığı sohbet programlarında sanki hep aynı konular ele alınıyor gibi. Sunucusu farklı olsa bile hep aynı şeyleri duyuyor duygusuna kapılıyoruz. Bu bir yanılgı mı? Öyle olmadığını SPD Dortmund milletvekili Marco Bülow’un bir araştırması sayesinde öğreniyoruz. Evet, belli konular sohbet programlarında sık sık ele alınıyor.

Bülow, 1,5 yıl boyunca beş sohbet programının 204 bölümünü izleyerek belli konuların reyting nedeniyle veya seyredenlerin düşüncelerini etkileyebilmek için sürekli işlendiğini görmüş. Maischberger, Anne Will, Hart aber Fair, Jauch (2015’te yayından kaldırıldı) ve Maybrit Illner’in programlarında işlenen konuları sıralayan Bülow, ilk sırayı mülteci sorununun aldığını gördü. 204 programdan 52’si, dörtte biri bu konuya dairdi. İkinci konu IŞİD ve terör oldu. 1,5 yıl içinde bu konu aşıır sağ, popülizm ve terörizm bağlamında 22 defa işlendi.

Yoksulluk ve eşitsizlik konusu 6 programda ele alınırken NSU ve ırkçılık sadece birer defa konu edildi.

Medyanın fikir oluşturma gücü herkes tarafından biliniyor, belli konuları öne çıkararak nedenleri ve sonuçları çarptırması da… Örneğin Ukrayna krizi sırasında ARD’nin yaptığı yayınlar, kendi program konseyi tarafından bile tek yanlı olmakla eleştirildi.

Anne Will veya Maybrit Illner programlarının mülteciler, terör, popülizm konularını sürekli işlemesinde politika ve medya yapıcıların topluma yön verme isteğinin yansımalarını görüyoruz. 2015 yılbaşı gecesi Köln merkezi tren istasyonunda olanlar, kadınlara yönelik cinsel taciz ve saldırılar mülteciler konusunun ele alınışının temelini oluşturdu. Her yerde kadınları aşağılayan, cinsel obje olarak gören mülteciler üzerine konuşuldu. Önyargılar, kadınların yaptığı suç duyurularından kaçının sahte olduğu, 2016 yılbaşında Köln polisinin ırkçı profille genelleştirerek siyahları tren istasyonu merkezine sokmaması gündeme bile getirilmedi.

Medyada yayınlananlar bilgilenmemizi etkiliyor. Bu nedenle çoğunluk artık ana akım medya yerine sosyal medyayı haber kaynağı olarak görmeye başladı. Sosyal medya aracılığıyla sohbet programlarında ya çok ender gündeme getirilen ya da hiç gündeme getirilmeyen temalar hakkında da, örneğin iş hayatında olanlar, yoksulluk, adil olmayan paylaşım ve eğitim konularında da bilgi edinilebiliyor.

Özellikle sohbet programlarında Türkiye ve SPD’nin yeni başkanı Martin Schulz konularının da sürekli işlendiğine dikkat ederek bitirelim. Evet, sohbet programlarında işlenen konular tabi ki yaratılmıyor, o sırada medyada öne çıkan haberlere dayalı olarak seçiliyor. Ancak işlenen konu, konuşmacıların seçimi ve verilen mesajlarla izleyicilerin düşünceleri biçimlendiriliyor. Almanya’nın seçilen ‚baş konusu‘, seçilen konuklar ve söylenen sözlerle gerçek çarpıtılıyor. (YH)