Guernica ve sanatın gücü

Ali Çarman

Birçoğumuz o muhteşem tabloyu bir kütüphane, sendika, gazete bürosu duvarında veya barış yürüyüşçülerinin elinde görmüşüzdür. Usta ressam Picasso’nun İspanya İç Savaşı’ndan bir kesiti yansıttığı Guernica tablosu savaş ve faşizmi en çarpıcı anlatan resimlerden biridir. Hem estetiğin doruklarını hem de sanatın gücünü gösteren çarpıcı örnektir Guernica.

Nazilerin Guernica’yı bombalaması

Asıl olarak sosyalizm dalgasını kırmak ve sermayenin egemenliğini daha da perçinlemek için İtalya, Almanya ve İspanya’da işbaşına getirilen faşizm uğradığı her yeri kan gölüne çevirmiştir. Bu üç ülkede iktidarı zorla elinde tutan faşistler zor anlarında birbirlerinin yardımına koşmaktan kaçınmadılar.

İktidara göz diken Franco adım adım ‚ben geliyorum‘ dedi. Ülkenin en zengin maden yataklarının olduğu kuzeyi (BASK bölgesini) işgal ettiğinde, yardımına Hitler Almanya’sı yetişti. 26 Nisan 1937’de bölgenin en eski yerleşim yeri olan Guernica, Alman savaş uçaklarınca bombardımana tutuldu. Naziler üç buçuk saat süren bombalamada 40 bin kilo patlayıcı kullandılar. Bu şirin, küçük şehir kısa süre içinde yerle bir olurken, geriye 1600 ölü ve yüzlerce yaralı kaldı.

Faşizme karşı her alanda mücadele etmek

Cumhuriyetçi İspanyol hükümeti, Paris’teki dünya fuarında sergilenmek üzere tanınmış ressam Pablo Picasso’dan büyük bir duvar resmi yapmasını istedi. Picasso çok sevdiği ülkesinin içinde bulunduğu durum ve Nazi’lerin BASK bölgesindeki Guernica’yi bombalamasından dolayı büyük öfke içindedir. Kendinden istenen işi kabul eder ve 15 gün sonra, dünyada savaşın ve faşizmin yol açtığı yıkımı en iyi anlatan tablolardan birine imza atar.

Çağının son derece duyarlı sanatçısı olarak isim yapan Picasso, çok sonraları, 1945 Mayıs’ında yapılan bir söyleşide şunları diyecektir: “Görüldüğü yerde faşizmle savaşmak.. İşbirlikçilere çok hoşgörülü davranan mahkemelerle mücadele etmek gerekir..” Bu sözler ustanın eserleri gibi bugün de doğruluğundan bir şey kaybetmemiştir.

Picasso ile bir Nazi subayı arasında geçen şu diyalog da hem sanat tarihi hem politik tarihin unutulmaz anektodlarından biri olmuştur: İkinci paylaşım savaşı sırasında Nazi işgali altındaki Paris’te yaşayan Picasso, Gestapo tarafında sorgulanır. Sorguyu yapan Nazi evdeki tablo Guernica’yı görünce, “bunu siz mi yaptınız?” diye sorar. Picasso ise “Hayır, siz yaptınız, sizin eseriniz” diye yanıtlar.

Dünya turuna çıkan bir tablo

Francocu faşistlerin iktidarı tamamen ele geçirmelerinin ardında İspanya’nın karanlık dönemi başlar. Öyle ki faşizmin en uzun süreli iktidarda kaldığı ülke olur. “Guernica” 1952’ye kadar ABD’de sergilerde gösterilir. Daha sonraları Brezilya, İtalya ve birçok Avrupa kentinde sanatseverlerle buluşur.

Guernica” bir tablo olarak kalmadı. Gün oldu Vietnam savaşına karşı çıkanların uğrak yeri, gün oldu gelirinin mültecilere verilmesi için sergilendi. Faşistlerin yalanlarını orta yere seren Picasso ve resimleri adeta bayrak olup elden ele tüm dünyayı dolaştı.

Bunu gören faşist Franco defalarca tablonun İspanya’ya getirilmesi için tüm yolları dener. Picasso ise ancak “İspanya’ya cumhuriyet gelirse resmim gelebilir” diye reddeder. Tablo, Picasso’nun ölümünden sekiz yıl sonra 1981’de İspanya’ya iade edilebildi.

Barışın ve özgürlüğün bayrağı Guernica

Bu yıl Guerbica Katliamı’nın 80. yılı ve onlarca yerde değişik etkinlikler gerçekleştirilmekte. Üniversitelerde, sendikalarda ve konferans salonlarında savaşın sonuçları ve sanatın gücü üzerine Pablo Picasso baz alınarak tartışmalar olacak. Bu vesileyle İspanya ve Alman faşizminin korkunç yüzü bir kez daha hatırlanacak.

Aradan kaç yıl geçmiş olursa olsun! Guernica özgürlüğün, barışın ve insan ruhunun inceliklerini yansıtan bir bayrak olarak dalgalanmaya devam edecek.


Guernica, yaklaşık 3,5 metre yükseklik ve 7,8 metre genişlik ile dikkat çekici büyüklükte, tuval üzerine sadece siyah ve beyaz renklerde yağlı boya ile yapılmış bir resimdir. Picasso bu resimdeki amacı, kendi dönemindeki Kazimir Maleviç vb. bazı ressamların yaptığı gibi, gerçekleri temsil etmeyecek bir soyutlamaya ulaşmak değildi. Tabloda, ölüm, şiddet, gaddarlık ve çaresizlik sahneleri, bunların asıl sebebi gösterilmeksizin işlenmiştir. Tablonun siyah beyaz oluşuyla, o dönemdeki gazetelerde yayımlanan fotoğraflara yakınlık sağlanmış, ayrıca savaşın yarattığı cansızlık vurgulanmıştır.

Guernica’da, acı çeken insanlar ve hayvanlar ile kaos içindeki yıkılmış binalar betimlenmiştir.

Tüm sahne bir odanın içindedir, sol tarafta yer alan büyük gözlü boğa, kucağındaki ölü çocuğa ağlayan bir kadının üzerinde durur.

Resmin merkezinde acı içinde yıkılmak üzere olan, mızrakla vurulmuş bir at bulunur. Atın burnu ve üst dişleri, bir insan kafatası şeklindedir.

Atın altında bir askerin parçalanmış cesedi vardır. Asker, üzerinde çiçeklerin büyüdüğü kırılmış bir kılıç tutmaktadır.

Acı çeken atın üzerinde, göz şeklindeki çıplak bir ampul parlamaktadır.

Atın sağ üst tarafında, bu vahşi sahnelere tanıklık ederek camdan içeri girmekte olan, korku dolu bir kadın figürü vardır. Kadın, elinde yanan bir gaz lambası taşır.

Korku içindeki bir başka kadın sağdan yalpalayarak merkeze doğru ilerlemektedir. Kadın, parlayan ampüle boş gözlerle bakmaktadır.

Boğanın, atın ve çocuk için ağlayan kadının dilleri olarak çizilmiş olan hançerler çığlıkları simgeler.

Sağ uçta, dehşet içinde kollarını kaldırmış bir adam, yukarıdan ve aşağıdan ateşlerle sarılmıştır.

Resmin sağ ucunda, açık bir kapıyla sonlanan siyah bir duvar vardır.

Tablonun bir kopyası New York’taki Birleşmiş Milletler binasının bir duvarında, Güvenlik Konseyi salonunun girişinde sergilenmektedir. Tablo buraya, savaşın dehşetinin bir hatırlatıcısı olarak yerleştirilmiştir. Nelson Rockefeller tarafından yaptırılarak bağışlanan bu kopya, orijinali gibi siyah beyaz değil, kahverengi tonlarındadır.

5 Şubat 2003’te Colin Powell ve John Negroponte’un basın toplantısı sırasında tablo, görünmemesi için büyük mavi bir örtüyle örtüldü. Ertesi gün bu örtünün, şiddet dolu sahnelerin arka planda kötü göründüğü ve konuşmacıların yüzlerin tam üzerinde atın kalçasının yer aldığı gerekçesiyle, televizyon habercileri tarafından istendiği açıklandı. Ancak bazı diplomatlar basına verdikleri demeçlerde, Bush hükümetinin, Powell’ın Irak’taki savaşa ilişkin açıklamalar yaparken arkada bu resmin gözükmesini istemediğini ve BM yetkililerine bu konuda baskı yaptığını söylediler