Casusluk skandalına rağmen DİTİB’e yardım

15 Temmuz darbe girişiminden sonra Almanya’daki Türkiyeliler arasında DİTİB’e bağlı imamların ajanlık yaptığının ortaya çıkmasına rağmen, Almanya bu örgüte maddi kaynak aktarmaya devam ediyor. DİDF, yardımların derhal durdurulmasını talep etti.

Almanya Aile Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada, DİTİB (Diyanet İşleri Türk- İslam Birliği) imamlarının Türk Hükümeti için casusluk yaptığı iddialarının ardından kesilen devlet yardımlarının DİTİB’e yeniden aktarılacağını duyurdu. Bakanlık tarafından yapılan açıklamada, „Konunun önemli noktalarının değerlendirilmesi sonucunda, önceden onaylanmış projelere yapılan yardımların sürdürülmesine karar verildi“ denildi. Bu yılın sonuna kadar DİTİB’e yaklaşık 1 milyon Euro mali destek sağlanması planlanıyor.

Bakanlığın açıklamasında DİTİB’in iki yeni proje başlattığına da dikkat çekildi. Projelerden birinin „Demokrasiyi yaşamak! Aşırı sağcılığa, şiddete ve insan düşmanlığına karşı harekete geçmek“ adı altında bir girişim olduğu, diğerinin de mültecilere yardım amacı taşıdığı kaydedildi.

15 Temmuz darbe girişimi sonrasında bazı DİTİB imamlarının Türk Hükümeti için casusluk yaptığı ve Gülen Cemaati’ne yakın isimleri Türk Hükümeti’ne bildirdiği iddiaları gündeme gelmişti. Alman Hükümeti de bu iddiaların ardından DİTİB’e aktarılan mali yardımların kesilmesine karar vermişti.

Casusluk şüphesi altındaki DİTİB imamları hakkında Alman Federal Başsavcılığı tarafından başlatılan soruşturma ise devam ediyor. Başsavcılık, hakkında soruşturma açılan 6 imamın tutuklanması talebinde bulunmuş ancak, tutuklama talebi Federal Mahkeme tarafından reddedilmişti.

DİDF: YARDIMLAR TAMAMEN KESİLSİN

Demokratik İşçi Dernekleri Federasyonu (DİDF), Aile Kadınlar Yaşlılar ve Gençlik Bakanlığı’nın DİTİB’e verdiği yaklaşık bir milyon Euro’yu yeniden serbest bırakmasını ikiyüzlülük olarak değerlendirdi. DİDF Yönetim Kurulu tarafından yapılan açıklamada şöyle denildi: “15 Temmuz darbe girişiminden sonra yaşananlar, DİTİB’in Erdoğan Hükümeti’nin Avrupa’da uzantısı olduğunu bir kez daha göstermiştir. İmamlarına açıktan Erdoğan karşıtlarını ispiyonlama çağrısı yapan, referandum çalışmalarında hükümetin ‘Evet’ kampanyasına seferber olan bir kurumun desteklenmesi, Erdoğan Hükümeti’nin desteklenmesinden başka bir anlam ifade etmemektedir. Erdoğan Hükümeti’nin politikaları doğrultusunda Türkiyeli göçmenleri kutuplaştıran, bir kesimi hedef gösteren, yerli ve göçmen emekçilerin kaynaşmasını engelleyen bu kurumu, entegrasyon zirvelerinin, İslam zirvelerinin bir parçası olarak değerlendirmek Alman Hükümeti’nin samimiyetsizliğinin göstergesidir. DİTİB Ankara’nın uzantısı olduğu sürece, göçmenlerin yaşamını zorlaştıran, Erdoğan’ın anti-demokratik uygulamalarını destekleyen politikanın bir parçası olacaktır. Bu nedenle Alman Hükümeti’ni Erdoğan’ın uygulamalarının destekçisi olan DİTİB’i desteklemekten, göçmenleri seçim malzemesi olarak kullanmaktan vazgeçmeye çağırıyoruz.“ (YH)