NSU Davası 4. yılında

Almanya’da 2000-2007 yılları arasında 8’i Türkiye’den olmak üzere 9 göçmen esnafı ve bir Alman polisini katleden ırkçı terör örgütü NSU’nın hayattaki üyeleri hakkına 6 Mayıs 2013’de başlayan dava 4. yılını doldurdu. Dört yıl içinde ortaya çıkan pek çok bilgi ve belgeye rağmen, iddianamede ileri sürülen cinayetleri işleyenlerin üç kişiden ibaret olduğu tezi halen geçerliliğini koruyor.

2000-2007 yılları arasında 8’i Türkiye’den, biri Yunanistan’dan olmak üzere toplam 9 göçmeni ve bir Alman polisini öldüren, Köln’de iki kez bombalı saldırı düzenleyerek çok sayıda insanı yaralayan ırkçı terör örgütü NSU’nun hayatta olan üyelerine karşı açılan ve “yüzyılın davası” olarak nitelendirilen davanın başlamasının üzerinden tam dört yıl geçti.

6 Mayıs 2013’de dünya kamuoyunun da büyük ilgi gösterdiği ve Münih’deki Eyalet Yüksek Mahkemesi’nde başlayan dava boyunca bugüne kadar 361 duruşma gerçekleştirildi. Katledilen kurbanların yakınlarından başlayarak cinayetler ve onlarla bağlantılı çok sayıda tanığın, polisin, istihbarat elemanın dinlendiği duruşmaların ardından dört yıl içinde Federal Başsavcılık tarafından hazırlanan iddianamenin çerçevesinin dışına çıkılmadı. Çerçeveyi zorlayan kimi sorular, gelişmeler Federal Savcılık tarafından yapılan uyarılar nedeniyle geri püskürtüldü. Özellikle cinayetleri işleyen ve 4 Kasım 2011’de Eisenach’ta bir karavanın içinde ölü olarak bulunan Uwe Mundlos ve Uwe Böhnhardt’ın bağlantılı olduğu ırkçı gruplar ve istihbarat elemanları konusunda bir ilerleme sağlanabilmiş değil.

Bu nedenle dört yıllık dava sürecinde ortaya çıkan pek çok delile rağmen, 9 göçmenin ve bir Alman polisin Uwe Mundlos, Uwe Böhnhardt ve Beate Zschaepe’den ibaret üç kişilik bir hücre tarafından öldürüldüğü tezi geçerliliğini koruyor.

Davada tutuklu olarak yargılanan Ralf Wohlleben, cinayetlerde kullanılan silahı temin ettiği, Holger Gerlach, Ande Eminger ve Carsten Schulz da cinayetlerin işlenmesine yardımcı oldukları için tutuksuz yargılanıyorlar.

Sanıklarla istihbarat örgütü elemanları arasındaki bağlantı, Kassel’de işlenen son cinayet sırasından istihbarat elemanı Andreas Temme’nin bulunması gibi önemli ipuçları da iddianamenin ruhunu değişmesinde yeterli olmadı. Müdahil avukatlar, kurban yakınları zaman zaman bu konudaki tepkilerini ifade etse de değişen fazla bir şey olmadı.

ZSCHAEPE CEZAYA EHİL Mİ?

Gelinen aşamada Eyalet Mahkemesi 2. Senato tarafından ele alınan davanın sonuna yaklaşıldığı anlaşılıyor. 17 Mayıs’a kadar bütün taraflara yeni delil ve tanık sunma süresi tanıyan mahkeme, ardından bugüne kadar olanları değerlendirecek ve kararını verecek.

Sona doğru yaklaşılırken, ağırlaştırılmış ömür boyu hapis cezasının verilmesinin beklendiği bir numaralı sanık Zschaepe’nin buna ehil olup olmadığı tartışma konusu. Uzun bir süre mahkemede konuşmayan, daha sonra çok azı sözlü, çoğu yazılı savunmasına Mundlos ve Böhnhartd tarafından işlenen cinayetlerden haberdar olmadığını ileri sürerek, maddi sorunlar nedeniyle onlara bağımlı olarak yaşamak zorunda kalan çaresiz bir kişi olarak kendisini gösterdi.

Mahkeme tarafından görevlendirilen ve duruşmaların başlamasından itibaren salona Zschaepe’yi izleyen psikiyatrist Hennig Sass, hazırladığı raporda dava süresince hal ve davranışlarının kendisine güvenen, bilinçli bir karakter çizdiği için Zschaepe’nin cezaya ehil olduğunu belirtti.

Ancak, Zschaepe’nin avukatları tarafından görevlendirilen ve kendisiyle kaldığı cezaevinde görüştükten sonra bir rapor hazırlayan psikiyatrist Joachim Bauer ise, Zschaepe’nin özellikle Böhnhardt’a bağımlı olduğunu ileri sürerek, bu nedenle ikiliyle birlikte kalmayı tercih ettiğini belirtti.

Her iki psikiyatrist önümüzdeki duruşmalarda hazırlamış oldukları raporlar konusunda mahkemede bir sunum yapacaklar. Her iki psikiyatrist arasında ileri sürülen tezler konusunda tartışmanın uzun sürebileceği de ileri sürülüyor. Zschaepe’nin avukatları da karar sürecini uzatmak için yoğun bir çaba harcamaya devam ediyor. Bauer’in teşhisinin kabul edilmesi durumu Zschaepe’nin beklenin çok altında ceza alması anlamına gelecek. (YH)


Bouffier komisyona ifade verecek

NSU tarafından işlenen cinayetlerde istihbarat örgütünün rolünün en çok düğümlendiği yer Kassel kenti. 6 Nisan 2006’da kentte bulunan internet cafesinde çalışan 21 yaşındaki Halit Yozgat, içeriye giren iki kişi tarafından katledilmişti. Cinayet sırasında Hessen Eyaleti Anayasayı Koruma Örgütü elemanı Andreas Temme’nin internet cafesinde olduğu sonradan ortaya çıkmıştı. İlk önce cinayet sırasında olay yerinde olduğunu inkar eden Temme daha sonra kabul etmek zorunda kalmıştı. Kassel ve çevresinde ırkçı örgütler içinde bulunan ajanları sevk ve idare eden Temme hakkında polisin sorgulama yapmasını eyalet içişleri bakanı, şimdi ise Hessen Başbakanı olan Volker Bouffier tarafından engellenmişti.

Eyalet Parlamentosu’nda Halit Yozgat cinayetinin aydınlanması için kurulan komisyon, bunun üzerine 26 Haziran’da Başbakan Bouffier’i konuya açıklık getirmek için davet etti. Komisyonda bulunan milletvekillerinin çoğu hükümetteki CDU-Yeşiller koalisyonundan olmasına rağmen, Sol Partili milletvekilinin sorularının sınırlandırılması için girişim başlatıldı. Bouffier’in partisi CDU’dan olan Komisyon Başkanı Hartmut Honka, Sol Partili komisyon üyesi Hermann Schau’nun soru hakkını kısıtlamayı planlıyor. Soru süresinin kısaltılması, önceden yazılı verilmesi de gündemde. Sol Parti, dönemin içişleri bakanı olan Bouffier’in Temme’nin cinayetteki rolünün gizlenmesine yardımcı olduğunu savunuyor. (YH)