“Zschaepe’nin diğerlerine bağlı olduğunu ileri sürmek şarlatanlıktır”

NSU Davası müdahil avukatı Alexander Hoffmann, davanın başlamasının 4. yılının geride kalması nedeniyle gazetemizin sorunlarını yanıtladı.

Sayın Hoffmann, NSU Davası’nın başlamasının üzerinden tam dört yıl geçti. Bu dört yıl içinde çok şey yaşandı. Siz dört yılın ardından gelinen aşamayı nasıl değerlendiriyorsunuz?

Maalesef durum istediğimiz gibi değil. Ancak, başından beri iddianame bir çok konuda çok sınırlıydı. Dolayısıyla çok fazla bir şeyler yapmak olanaklı değildi. Mahkeme de Federal Savcılık tarafından hazırlanan iddianamenin dışına çıkmayarak gerekli aydınlanmanın önünü açmadı.

Sizin için başından itibaren aydınlanması gereken nokta sanıkların istihbarat örgütleriyle bağlantısının ne olduğu konusu muydu yoksa başka konular da var mıydı?

Bana göre başından itibaren en önemli nokta cinayetlerin başkalarıyla bağlantı içinde olmayan, kendisini bilmez üç kişi tarafından işlendiği iddiasının engellenmesiydi. Çünkü sürekli bu işleniyordu. Biz de bunun tersini savunuyoruz. Biz bir taraftan bu üç Kişinin örgütlü Nazi çevrelerinden geldiğini ve bu çevrelerle bağlantılarının olduğunu ve destek aldıklarını diğer taraftan ise bu cinayetlerin Anayasayı Koruma Örgütü ve polis tarafından iyi bir çalışmayla engellenebileceğini söylüyorduk.

Gelinen aşamada istihbarat örgütünün çalışma konseptinde bu türden cinayetleri engellemenin olmadığını gördük.

Davada bugüne kadar bir çok tanık, polis, istihbarat elemanı dinlendi. Sizce bunlardan sonra istihbaratla cinayetleri işleyen üçlü arasında bir bağlantının olduğuna dair çok somut bir bilgi ortaya çıktı mı ?

Evet. Her şeyden önce eylemelerin kendisi bu bağlantıya bir kanıt. Ayrıca NSU üyelerinin Neonazi gruplarıyla bağlantı içinde olduğuna dair çok sayıda delil var. Ayrıca 20 fazla istihbarat elemanının da doğrudan bu grubun çevresinde olduğunu kanıtlayan deliller mevcut. Bütün bunlar bağlantıların olduğunu gösteriyor.

Siz müdahil avukat olarak tam dört yıldır davayı izliyorsunuz. Sizin için geriye dönüp baktığınızda bu süre içinde hangi anlar önemliydi?

Bugün hangi anların benim için en önemli olduğunu söylemem zor. Ancak çok etkilendiğim anlar oldu. Birincisi kurban ailelerinin anlattıkları, özellikle Kassel’de öldürülen Halit Yozgat’ın ailesinin anlattıkları beni çok derinden etkiledi. Yine Köln’deki bombalama sırasında yaralanan iki genç kadının anlattıklarını da unutmuyorum. Kadınlar şunu Söylediler: “Katiller bizim Almanya’yı terk etmemiz için bu saldırıyı yaptılar. Ancak onların istediklerini elde etmesine, başarılı olmasına izin vermeyeceğiz. Biz bu ülkeye aitiz ve haklarımızı burada savunacağız” dediler. Bunları söyleyen Köln’deki Probsteigasse’deki bombalı saldırıda ağır yaralanan genç kızdı. Ağır yaralanmasına rağmen eğitimini Almanya’da tamamlamıştı. Anlattıkları beni o zaman çok çok etkilemişti.

Şu günlerde kamuoyunda ağırlıklı olarak, davada bilirkişilerin başsanık Beate Zschaepe’nin psikolojik durumu üzerine söyledikleri tartışılıyor. Bir bilir kişi Zschaepe’nin diğerlerine bağımlı olduğunu, diğeri bağımsız olduğunu savunuyor. Siz ne düşünüyorsunuz?

Beate Zschaepe’nin avukatlarının görevlendirdiği psikoloğun ileri sürdüğü, kendisinin diğer iki kişiye bağımlı olduğu görüşü, Zscahepe’nin dört yıldır dava sırasındaki tutumuna aykırı. Dava sırasında 1994’te tatilde tanıştıkları tanıkların, komşuların, tanıdıkların anlattıklarından Zschaepe’nin diğer iki kişiye bağımlı olduğuna dair en küçük bir delil bile ortaya konulmadı. Bu nedenle başkalarına bağımlı olduğunu ileri sürmek şarlatanlıktır.

Dava bundan sonra nasıl devam edecek? Önümüzdeki dönem neler olabilir? Sona doğru yaklaşıyor muyuz?

17 Mayıs’ta mahkemenin belirlediği yeni delillerin sunulması süreci doluyor. Umarım yaz tatilinden önce bütün bu süreç tamamlanır. Davanın daha fazla süreceğini sanmıyorum.