Katille kurbanın buluşması

Semra Çelik

Almanya’nın toplumsal belleğine kazılmış öncelikli konulardan biri de faşizmdir. Ve savaşın sona erip Hitler faşizminin yenilgisinin ilan edildiği her 8 Mayıs günü bu kirli geçmişle yüzleşmeye sahne olur. Buchenwald Toplama Kampı’nda geçekleşen bu bir buluşma bu yüzleşmenin ilginç bir örneği oldu: Buluşanlardan biri çocukken toplama kampına atılan ve şimdi 83 yaşından olan Eva, diğeri ise o dönem toplama kampının yöneticilerinden bir Gestapo subayının torunu Bettina.

Faşizm döneminin kurbanları o dönemin sorumlularının yakınlarıyla biraraya gelirse ne konuşabilir? Katillerin çocukları kurbanların gözlerine bakabilir mi? Almanya’da bundan birkaç sene önce böyle bir buluşma gerçekleştirildi. Adına “Kırılanı onarmak” denen buluşmaya kurbanlardan Eva Mozes Kor katıldı ve “Kırılanı değil geleceği onarmak için buradayım.” dedi.

Kırılanı yapıştırmak? Yapıştırılsa kırılmamış gibi devam edilebilir mi? Gözünüz o yapıştırılan yere gitmez mi sürekli? Eğer kırılan bir bardaksa, herhangi bir şey içtiğinizde kırıldığı günü, kırılma nedenini hatırlamaz mısınız hep?

Bundan birkaç sene önce bir Hristiyan cemaati Nazi kurbanlarıyla, katillerin çocuklarını, akrabalarını biraraya getirerek kırılanın yapıştırılması çağrısı yaptı. Gerçekten de bazı kurbanlar ve çok sayıda suçlu yakını buluşmaya geldi.

Almanya’nın Weimar şehri Goethe ile tanındığı kadar Buchenwald Toplama Kampı’na yakınlığı nedeniyle de tanınır. Gaz odalarıyla, ölüm trenleriyle, işkencehaneleriyle ve Kızıl Ordu’nun kurtarışıyla meşhur Buchenwald Toplama Kampı …

Toplama kampının kapısından iki kadın giriyor. Anıta çiçek koyacaklar, birbirlerini kucaklayacaklar.

Eva ile Bettina

Genç olanın adı Bettina Göring. Herman Göring’in yeğeni. Gestapo’nun kurucusu, son dakikasına kadar Hitler’e sadık kalan ve faşizm döneminde yapılan herşeyi savunan Göring’in… Yaşlı olanın adı Eva Mozes Kor. Çocukken Auschwitz’de, ikiziyle birlikte, ölüm doktoru Mengele’nin denek olarak kullandıklarından.

Eva Mozes Kor, Buchenwald ve Auschwitz’in katillerini affedebilir mi? 10 yaşındayken ailesiyle birlikte Auschwitz’e getirilmiş. İlk gün anne babası ve büyük kardeşleri öldürülmüş. O ve kardeşi Miriam, ikiz oldukları için Naziler tarafından insani denek olarak kullanılmış. Üzerlerinde deneyler yapılmış, ilaçlar verilmiş. Sonraları kardeşi Miriam’ın böbrekleri çalışmaz hale gelmiş ve Eva böbreğinin birini kardeşine bağışlamış.

Katilleri bağışladığını söylüyor. Hayır, onlara veya yakınlarına acıdığı, empati kurduğu vb. saçmalıklar nedeniyle değil. Dini nedenlerle de değil. Eva Mozes Kor Yahudi bir ailenin kızı ama şimdi Ateist. Bağışlama nedeni kendini iyileştirmek. Acılardan, aşağılanmalardan, sürekli kurban olarak görülmekten kurtulmak. “Katillerin çocuklarını da katil olarak görmek mi gerek? Hayır, iki tarafın çocukları da çok acı çekti. Bizim çocuklarımız kurban olmanın acısını, onların çocukları ise katil olmanın vicdan azabını, suçluluk duygusunu. Yine de birebir yüzleşmek, dinlemek, anlamak, cevap vermek, anlaşılmak çok önemli…“

Bettina Göring, ailesinin korkunç Nazi geçmişini öğrenip hesaplaşmaya başladığında 12 yaşındaymış. Kendisini böylesine seven, güven veren bir ailenin içinden Hermann Göring gibi canavar birinin çıkması? Sonra babaannesi, Nazilere koşulsuz destek verenlerden, yenilgiden sonra içine kapanıp sessizleşen, bir türlü suçu kabul edemeyenlerden… Bettina Göring, 12 yaşından itibaren utanç ve suçluluk duygusuyla yaşamış. Babaannesini konuşturmak, Hermann Göring’in yaptıklarını en ince ayrıntılarına kadar öğrenme çabası psikoterapi gibi gelmiş. Ama bugün, elinde Eva Mozes Kor’un eliyle Buchenwald’dan içeri girmek, bu yaşlı kadının onu ezen bağışlayıcılığı ile yeniden 12 yaşına dönmüş.

Buchenwald’a gelen katil çocuklarından biri de Detlef Manke. Babasını barıştan yana biri olarak hatırlıyor. Öldükten sonra Nazi geçmişini öğrenmiş. SS’te yaptıkları, ailesinin, kendisinin sır olarak sakladığı cinayetler… Eva Mozes Kor’un gözlerine bakamıyor neredeyse, “affedecek mi, affedebilir mi?”

“Affedebilmek üstünlük kurmaktır”

Kurban çocuklarından bir diğeri ise din adamı Paul Dietrich. Babası Buchenwald’da öldürülmüş. Yıllar sonra bir gün bir SS subayının ölüm döşeğine çağrılmış. Adamın eşi ve çocukları, affetmesi ve son duasını okuması için yalvarmışlar. Son duasını okumuş. Affetmekse… “Affetmek, affedebilmek bir üstünlük, bir güç, herkes yapamaz” diyor.

Eva Mozes Kor, uzun yıllardan beri Amerika’da yaşıyor. Kendisi gibi Nazi kurbanlarından olan eşinden söz ediyor. Eşi Almanya’ya gelmeyi, hele de Buchenwald’ı tekrar görmeyi‚ “Aşağılanarak, dövülerek, hayvanca muamele görerek dört yıl kaldığım yere dönmek mi? Oranın her yer yerinde tutsakların kan, katillerin parmak izleri var. Affetmek mi? Asla!” diyerek reddetmiş.

Unutmak imkansız diyor Eva Mozes Kor. “Almanya, geçmişiyle yüzleşti ama daha yapılacak birçok şey var. Önce kendimi özgürleştirmek sonra da geleceğin barış, kardeşlik temelinde kurulmasında bir payım olsun diye ben affettim. Ama herkesin affetmesi imkansız…”


Katiller affedilemez

Eva Mozes Kor’un 2015 yılında Auschwitz Toplama Kampı görevlilerinden Oskar Gröning’in Hamburg’da yargılandığı duruşmaya katılarak 93 yaşındaki Geöning’i bağışladığını açıklaması ise sembolik olmaktan öte bir anlam taşıdığı için çok eleştirildi. Yargılanan Auschwitz’le ilgili olarak sorumluluğunu kabul eden biriydi. Bir milyonun üzerinde insanın öldürülmesinde payı olan birinin, 93 yaşında da olsa, affedilmesi kurbanlara ve yakınlarına karşı işlenmiş bir suçtu. Eva’nın cevabı; “Herkesten, kurbanlardan, yakınlarından özür dilerim, bu benim bireysel affım. Bana, bize bu kadar kötülük yapan bir katilin özür dilemesi karşısında gücümü, büyüklüğümü gösterdim” şeklinde oldu. Mozes Kor, Affetmenin Gücü adındaki kitabında yaşadıklarını ve düşüncelerini paylaştı.