DIDF: NRW seçimlerinin sonucu emekçilerin lehine olmadı

Almanya’nın en büyük ve en fazla göçmenin yaşadığı eyaleti Kuzey Ren Vestfalya’da 14 Mayıs pazar günü yapılan seçimlerle ilgili Demokratik İşçi Dernekleri Federasyonu (DİDF) bir açıklama yayınladı.

Açıklamada, “Biz emekçiler ve göçmenler için olumlu bir sonuç ortaya çıkmamıştır. İç güvenlikten başlayarak göçmenleri ve sığınmacıları kriminalize eden, ancak asıl sorunlar olan işsizlik, yoksulluk, eğitim, şans eşitsizliği, konut… gibi temel konularda hiçbir somut öneride bulunmayan Hıristiyan Demokrat Birlik (CDU) partisi ile potansiyel ortağı neoliberal FDP yeni bir hükümet kurmak için önemli bir fırsatı yakalamış bulunuyorlar” denilerek Almanya’da yaşayan başta göçmenler olmak üzere emekçilere, Eylül ayında yapılacak genel seçimler için “sorun ve talepleri daha güçlü sahiplenme” çağrısı yapıldı.

Açıklamanın devamı şöyle:

Irkçı AfD ne yazık ki, en çok göçmenin yaşadığı Kuzey Ren Vestfalya’da da parlamentoya girmeyi başardı. Göçmenler, sığınmacılar, İslam düşmanlığı üzerinden oy toplayan ve halkın çözüm bekleyen bazı sorun ve ihtiyaçlarını suistimal eden bu partiye karşı kısa bir süre önce Köln’de düzenlenen gösterilerde anlamlı bir yanıt verilmişti. Bu tepkilerin sonucu olarak AfD, Köln’de eyalet ortalamasının çok altında oy almıştır.

Federasyonumuzun desteklediği Sol Parti ise maalesef çok az bir oy farkıyla (8561 oy) yüzde 5 barajını aşamamıştır. Beş yıl öncesine göre oyunu iki katına çıkaran Sol Parti, bu açıdan seçimlerde hissedilir bir oy artışı kaydetmekle birlikte, barajı aşamamıştır.

Eyalet seçimlerinde göçmenlerle ilgili dikkat çeken bir başka konu da, Türkiye kökenlilerin seçimlere ve bu ülkedeki siyasal hayata karşı ilgisi ve katılımındaki sınırlılık olmuştur. Yaşadığımız ülkenin, eyaletin, kentin hangi politikalarla yönetileceği, burada yaşayan bizlerin ve çocuklarımızın geleceğini yakından ilgilendirmekte ve etkilemektedir. Türkiye’deki seçimlerden daha fazla buradaki seçimlerin iş, eğitim ve sosyal hayatımızı hayatımızı etkilediğini görerek, milliyetçiliğe, emek düşmanı politikalara karşı Alman emekçilerle birlikte sesimizi daha fazla yükseltmeye ihtiyacımız bulunmaktadır.

Diğer taraftan KRV seçimlerine ‘Türk Partisi’ imajı ile ortaya çıkan bazı partilerin katılmış olması da özellikle biz göçmenler açısından uyarıcı ve düşündürücü olmalıdır. Çok fazla bir oy almamış olsalar da, bu girişimini kendisi, etnik köken-dini inanç siyaseti yapmak demektir ve bir parçası olduğumuz bu ülke ve toplumla bağlarımızı koparmayı, bizi yalnızlaştırıp gettolaştırmayı amaçlamaktadır.

Eyalet seçimlerinin ortaya koyduğu bu tabloyu dikkate aldığımızda, Eylül ayında yapılacak genel seçimlerde de siyasete emek düşmanı ve milliyetçi politikaların damgasını vurmaması için emekçiler ve göçmenler olarak daha duyarlı olmaya; sorun ve taleplerimizi daha güçlü sahiplenmemiz gerekmektedir. Aksi takdirde ortaya çıkacak olumsuz sonuçlar hepimizin yaşamını daha da olumsuz olarak etkileyecektir.