DERS GİBİ SEÇİM SONUCU

 

18 milyon nüfusuyla Almanya’nın en büyük eyaleti olan Kuzey Ren Vestfalya’da 14 Mayıs günü yapılan parlamento seçimlerinin sonuçları aynı zamanda ülkede siyasetin bundan sonra nasıl şekilleneceği konusunda önemli ip uçları verdi. 13 milyon seçmenin çağrılı olduğu ve katılımın beş yıl öncesine göre artarak yüzde 65’e ulaştığı seçimlerde, 2010’dan bu yana eyalet hükümetini elinde bulunduran Sosyal Demokrat Parti (SPD) ile Yeşiller’in büyük oy kaybıyla sonuçlandı. Seçimlerden önce yapılan anketlerin çoğunda son haftaya kadar favori gösterilen SPD’nin oy kaybının beklenin çok üzerinde olması, ülke genelinde siyasi dengeleri yeniden tartışmaya açtı.

Eyalet Seçim Dairesi tarafından açıklanan sonuçlara göre, 2010’dan bu yana işbaşında olan koalisyon hükümetinin büyük ortağı SPD, beş yıl öncesine göre yüzde 8’e yakın oy kaybederek yüzde 31,2 oy aldı. Küçük ortağı Yeşiller Partisi ise beş yıl öncesine göre yüzde 4,9 oy kaybına uğrayarak ancak yüzde 6,4 oy aldı. Böylece hükümet partileri toplam yüzde 13’e yakın oy kaybetti.

Seçim kampanyası sırasında eyalette halkın sorunlarının çözümü konusunda önerilerde bulunmayan her iki parti de, sorunların çözümünden çok kişileri öne çıkararak bir kampanya yürüttü.

Buna karşın eyalet parlamentosunda muhalefet olan Hıristiyan Demokrat Birlik (CDU) oylarını yüzde 6,7 artırarak yüzde 33’e çıkardı. CDU seçimler öncesinde iç güvenlik, polise daha fazla yetkinin verilmesi gibi konuları öne çıkardı. Muhtemel koalisyon ortağı olarak gösterilen Hür Demokrat Parti (FDP) ise yüzde 12,6 oy aldı. Ülke genelinde yüzde 5 barajı sınırında olan FDP’nin eyalette oyunu yüzde 4 artırması, bu kez federal parlamentoda temsil edileceği şeklinde yorumlandı.

SOL PARTİ KIL PAYIYLA BARAJI GEÇEMEDİ

Beş yıl önce yüzde 2,5 ile barajın altında kalan Sol Parti ise, beş yıl öncesinde göre oyunu artırmakla birlikte, bu artış barajı geçmesine yeterli olmadı. Yüzde 4,9 oy alarak meclis dışında kalan Sol Parti, beş yıl öncebine göre oylarını yüzde 2,4 artırdı. Böylece oylarını iki katına çıkarmış oldu. Sol Parti genel olarak oy oranındaki artışı başarı olarak değerlendirirken, az bir farkla 8561 eksik oyla meclis dışında kaldı.

Almanya’da son bir yıl içinde yükseliş içinde olan ırkçı Almanya için Alternatif (AfD) partisi de yüzde 7,4 ile eyalet meclisine girmeyi başardı. Böylece AfD ülke genelinde 13 eyalet parlamentosunda temsil edilme hakkı kazandı. Daha önce yüzde 7’nin üzerinde oy alarak mecliste temsil edilen Korsanlar Partisi ise yüzde 1 civarında oy aldı.

Seçim sonuçlarına göre 181 sandalyeli eyalet parlamentosunda CDU ve FDP’nin hükümet kurma olasılığı oldukça yüksek bulunuyor. Seçilenler arasında 4 Türkiye kökenli milletvekili de bulunuyor. Daha önce SPD’den eyalet parlamentosunda yer alan Serdar Yüksel ile İbrahim Yetim yeniden seçilmeyi başardı. Dortmund’dan Volkan Baran da ilk kez meclise girdi. Köln’den Yeşiller Partisi’nden aday olan Berivan Aymaz da parlamentoya girmeyi başaranlar arasında. AKP’ye yakınlığıyla bilinen çevreler tarafından kurulan BIG ve ADD partileri ise eyalette yaklaşık 27 bin oy aldı.

SPD’NİN TARİHİ ÇÖKÜŞÜ

Geleneksel olarak Almanya’da “küçük genel seçim” olarak adlandırılan Kuzey Ren Vestfalya seçimleri, bu açıdan adeta ülke genelindeki oy dağılımı açısından “barometre” özelliği taşıyor. Bu nedenle sonuçlara bakıldığında ortaya çıkan sonuçların başında, sosyal demokrat SPD’nin kalesi durumundaki eyalette tarihinin en düşük oyunu alması oldu. İkinci Dünya Savaşı”ndan sonra 39 yıl boyunca iktidarı elinde tutan SPD, bu seçimlerde tarihinin en düşük oyunu almış oldu. Başta Ruhr bölgesi olmak üzere bir çok yerde üstünlüğü CDU’ye kaptırdı. Böylece, ülke genelindeki düşüşün bu eyalette de etkisini sürdürdüğü anlaşılıyor. Genel olarak SPD’deki düşüşü engellemek, yükselişe geçişi sağlamak için partinin başına Avrupa Parlamentosu eski Başkanı Martin Schulz’un getirilmesi de sorunu çözmedi. Bu gidişle genel seçimlerde çözmesi de zor görünüyor.

Dolayısıyla önümüzdeki Eylül ayında yapılacak olan genel seçimlerin bir provası olma niteliğinde olan Kuzey Ren Vesftalya seçimlerinde, SPD’nin ağır bir yenilgi alması, kısa bir süre önce basın tarafından şişirilen SPD’nin yükselişinin gerçek olmadığı görüldü. İki hafta önce Schleswieg-Holstein Eyaleti’nde yapılan seçimlerde de SPD’nin kazanması beklenirken açık arayla kaybetmişti.

En büyük eyalet olan Kuzey Ren Vestfalya yıllarca SPD’nin kalesi olarak biliniyordu. Bu kalede bir kez daha Hıristiyan Demokratlar’ın kazanması, önümüzdeki genel seçimlerden sonra Angela Merkel’in yeninden başbakanlık koltuğuna oturma olasılığının oldukça yüksek olduğunu gösteriyor.

Dört yıl önce yüzde 5 barajını aşmadığı için meclis dışında kalan FDP’nin yeninden meclise girmesi bekleniyor. Ayrıca AfD’nin de genel seçimlerde yüzde 5 barajını aşmasına kesin gözüyle bakılıyor.

Eyalet seçimlerinde ağır yenilgi alan Eyalet Başbakanı Hannelore Kraft, yenilginin bütün sorumluluğunu üstlenerek görevlerinden istifa etti. SPD yöneticileri ise sonuçları “sosyal demokrasi için kara gün” olarak değerlendirerek geçiştirdiler. Bu denli ağır yenilginin asıl nedenin SPD tarafından ülke genelinde izlenen politikalardan kaynaklandığı gerçeği ise görmezlikten gelindi. Halbuki, SPD’nin bu denli oy kaybetmesinin nedenlerinin başında emekçilerin kazanılmış temel haklarının budaması geliyor. Bu konuda köklü bir politika değişikliğine gidilmediği sürece SPD’nin yeniden güç olması pek mümkün görünmüyor. (YH)


HANGİ PARTİ KİMDEN OY ALDI

Seçimlerin ardından yapılan analizlerde SPD’nin 310 bin oyu CDU’ya, 160 bin oyu FDP’ye, 60 bin oyu Sol Parti’ye, 60 bin oyu AfD’ye kaptırdığı görülüyor. Yine en çok oy kaybeden Yeşiller’in de CDU’ya 90 bin, Sol Parti’ye 60 bin kaptırdığı tespit edildi. FDP ise en çok oyu SPD’den aldı. Aynı analizlerde, ırkçı AfD’nin en çok oyu daha önce sandık başına gitmeyenlerden aldığı tespit edildi. Toplam 7,4 oy alan AfD, daha önce seçimlere gitmeyenlerden 120 bin, diğerlerinden 300 bin, SPD’den 60 bin, CDU’dan 50 bin oy aldı. (YH)


Sol Parti: Sonuçlar başarabileceğimizi gösterdiği

Sol Parti Kuzey Ren Vestfalya Yönetimi seçimlerden sonra yaptığı açıklamada, Sol Parti’nin kendi hedefi olan yüzde 5 barajını aşamadığı belirtilerek, buna rağmen geçen seçimlere göre oyların iki katın üzerinde çıkarılması başarı olarak değerlendirildi. Barajı aşamamada SPD ve Yeşiller’in son haftalarda Sol Parti’nin barajın altında kalması gerektiği yönündeki propagandasına CDU’nun da seçimin son günlerinde yaptıkları açıklamalar ve özel olarak çıkardıkları afiş vb propogandalarıyla devam etmelerinin de etkili olduğunu belirten Sol Parti, buna rağmen büyük kentlerde alınan oyun ortalamanın üzerinde olduğunu ve bunun da gelecek açısından umut verdiği dile getirildi. (YH)


DİDF: Emekçilerin ve göçmenlerin lehine bir sonuç çıkmadı

Seçimlerde Sol Parti‘ye destekleyen Demokratik İşçi Dernekleri Federasyonu (DİDF), sandıktan çıkan sonuçların emekçiler ve göçmenlerin yararına olmadığına dikkat çekti. DİDF Yönetim Kurulu tarafından yapılan açıklamada, „İç güvenlikten başlayarak göçmenleri ve sığınmacıları kriminalize eden, ancak asıl sorunlar olan işsizlik, yoksulluk, eğitim, şans eşitsizliği, konut… gibi temel konularda hiçbir somut öneride bulunmayan Hıristiyan Demokrat Birlik (CDU) partisi ile potansiyel ortağı neoliberal FDP yeni bir hükümet kurmak için önemli bir fırsatı yakalamış bulunuyorlar. Hükümet partileri SPD ile Yeşiller, seçimlerin asıl kaybedeni olmuşlardır. 7 yıl boyunca yaptıkları çalışmalarla halkın desteğini almanın tersine kaybeden bu iki parti aynı zamanda izledikleri hatalı politikanın faturasını ödedi. Irkçı AfD ne yazık ki, en çok göçmenin yaşadığı eyalette de parlamentoya girmeyi başardı.

Federasyonumuzun desteklediği Sol Parti ise maalesef çok az bir oy farkıyla (8561 oy) yüzde 5 barajını aşamamıştır. Beş yıl öncesine göre oyunu iki katına çıkaran Sol Parti, bu açıdan seçimlerde hissedilir bir oy artışı kaydetmekle birlikte, barajı aşamamıştır. Emekçilerin, yoksulların ve göçmen kökenlilerin sorun, ihtiyaç ve taleplerini dile getiren bir parti olarak Sol Parti’nin parlamentoya girememesi, biz emekçilerin ve göçmenlerin haklarının daha güçlü savunulması adına bir kayıp olmuştur.“ dedi. (YH)