VW Baştemsilcisi Osterloh’un maaşı adil mi?!

SERDAR DERVENTLİ

HABER/YORUM

Son birkaç haftadır VW tekeli yine manşetlerde yer alıyor. Bir tarafta “Dizel skandalı” olarak tarihe geçecek olan skandaldan dolayı tekelin üç yöneticisine karşı yeni davalar açıldı. Bilindiği gibi VW tekeli, egzoz gazı salınımını düşük göstermek için arabalara özel bir yazılım programı yerleştirmişti.

Bir diğer dava ise –yazımın asıl konusu da bu- VW tekelinin eski ve yeni personel müdürlerine açıldı. Emekliye ayrılan bir mühendis, VW Tekeli Baştemsilcisi Bernd Osterloh’a ödenen maaşı çok yüksek belirledikleri için suç duyurusunda bulundu. Bunun üzerine Braunschweig Savcılığı tekelin eski personel müdürü Horst Neumann ve yeni personel müdürü Karlheinz Blessing hakkında soruşturma başlattı.

“ÖDEMELER YASALARA UYUMLU”

Eski ve yeni personel müdürlerinin savcılığa ifadeye çağrılmaları, büroların aranması ve evraklara el konulması haliyle basına manşet haber olarak girdi. Savcılığın soruşturduğu konu “bir temsilcinin yıllık sabit maaşı 200 bin Euro olabilir mi? Ve bu miktarın ikramiyelerle 750 bin Euro’ya çıkması normal mi?”

VW tekeli tarafından yapılan ilk açıklamada, “Sayın Osterloh’a yapılan ödemeler İşyeri Teşkilat Yasası çerçevesinde belirlenmiş olup şirket dışı uzmanlar tarafından incelenip onaylanmıştır” denildi. Yani ödemeler yasalara uygun.

Yasanın söz konusu maddesi, İşyeri (İşçi) Temsilciliği‘ne seçilen ve özellikle de işten muaf tutulan temsilcilerin ücret kaybını önlemek üzere düzenlenmiş. Bu maddeyle söz konusu kişinin maaşı belirlenirken temsilci olmasaydı ve meslek yaşamında normal kariyerini yapabilseydi ne kadar ücret alabileceği de göz önünde tutuluyor.

İyi niyetli düşünürsek –ki ilk etapta öyle düşünüyoruz- kimsenin işçilerin hakkını savunduğu için ücret kaybı olsun istemeyiz.

16660 – 62500 EURO ARASI AYLIK MAAŞ!

Osterloh’un mesleği “Endüstriyel işletmeci” (“Industriekaufmann“).* Bu meslekte çalışanlar, çalıştıkları işyerine ve sektöre göre 1800-4500 Euro brüt ücret alabiliyorlar. Otomobil sanayisinde bu meslekte çalışanların temel ücretleri, istisnalar bir yana, 3500-4500 Euro dolayında.

Osterloh 2005 yılında tekel işyeri temsilciliğinin başkanlığına seçildiğinde, “Ben maaş konusunda şeffaflıktan yanayım. Benim aylık brüt maaşım 6500 Euro (yıllık 78 bin Euro)” demişti. O dönem Osterloh bunu açıklamak zorundaydı. Nitekim kendisinden önce bu koltukta oturan Klaus Volkert’in yıllık geliri ikramiyelerle birlikte 300 bin Euro dolayında olduğu gibi ayrıca Brezilyalı fahişesinin tüm giderleri tekel tarafından ödenmekteydi. Sevgilisine aldığı hediyeler ve ara sıra kullandığı (!) firma jetinin harcamaları da VW tekeli tarafından ödenmekteydi.

Ne kadar iyi niyetli olsak da; Osterloh’un 2005’de açıkladığı maaş rakamı o gün için bile çok yüksekti. Kendi mesleğinde çalışsaydı en iyi durumda alacağı temel maaş 4500 Euro olacaktı. BR olarak 6500 Euro alıyordu.

Hadi 2000 Euro ekten maaş için de “helal hoş olsun” diyelim.

Ama gelinen yerde (11 yıl içinde) Osterloh’un aylık maaşı 16 bin 660 Euro’ya (yıllık 200 bin Euro) çıkmış. Yani %256 zam yapılmış!

VW, tekelin piyasadaki başarısına göre tüm çalışanlarına ikramiye ödüyor. 2015 yılı için her işçiye 3 bin 950 Euro ikramiye ödenmişti. Osterloh’a ödenem ikramiye ise 550 bin Euro düzeyindeydi. Yani “çıplak maaşı” ve “ikramiyesi” toplam 750 bin Euro ediyordu! Aylık olarak hesapladığımızda ise karşımıza 62 bin 500 Euro düzeyinde bir maaş çıkıyor!

“ALNIM AK – VİCDANIM RAHAT”

Basında sıkça “Almanya’nın en güçlü işçi önderi” olarak anılan Osterloh, 13 Mayıs günü “Wolfsburger Allgemeinen Zeitung” (WAZ) gazetesiyle ibret verici bir söyleşi (bkz. www.waz-online.de/VW/Aktuell/Bernd-Osterloh-Ich-bin-mit-mir-im-Reinen) yaptı.

WAZ gazetesinin, “Ülkenin en güçlü İşyeri Temsilcisi” (“wohl mächtigste Betriebsrat der Republik”) olarak tanıttığı Osterloh’a ilk olarak yönelttiği, “şirket yöneticilerine karşı soruşturmaları nasıl değerlendiriyorsunuz” sorusuna, “En önemlisi: bana karşı bir soruşturma yok. Benim alnım ak, vicdanım rahat. Buna rağmen bu soruşturma beni kişisel olarak tabi ki rahatsız ediyor” diyor.

Maaşın düzeyiyle ilgili soruya, “temel ücretim 200 bin dolayında. Bunun üzerine, VW’nin işlerine bağlı olarak ikramiyeler geliyor. Bu konuda benimle aynı statüdeki diğer menajerler gibi muamele görüyorum” diye yanıt veriyor!

OSTERLOH’U BU KADAR DEĞERLİ KILAN NEDİR?

Artık Osterloh’un dili mi sürçtü yoksa gerçekten de menajer olduğunu düşündüğü için mi, “benimle aynı statüdeki diğer menajerler gibi muamele görüyorum” dedi bunu bilemeyiz. Ama ortaya çıkan bir şey var o da bu zatın VW tekeli için çok değerli olduğu!

Peki Baştemsilci Osterloh’u (ve tekeldeki diğer temsilcileri) bu kadar değerli kılan nedir? Dizel skandalından bir yıl önce, Ekim 2014’de “artık bu böyle gitmez” diye hazırladıkları 400 sayfalık bir raporu tekel yönetimine sunan Osterloh ve ekibi, “Eğer önerilerimiz yerine getirilirse yılda 5 milyar Euro tasarruf edebiliriz ve VW markasının üretkenliğini %25 artırabiliriz” diyordu.

Osterloh ve ekibinin derdi işyerlerini korumak, işçilerin çalışma koşullarını iyileştirmek değil, tekelin karını artırmak! “Almanya’nın en güçlü işçi önderini” değerli kılanın ne olduğu da böylece anlaşılmış oluyor!

“O, İDEOLOJİK BETON KAFALI BİRİ DEĞİL, SERİNKANLI PRAGMATİST”

1990’lı yılların ilk yarısına kadar bir işyeri temsilcisine “yardımcı menajer” (“Co-Manager”) denilmesi çok ağır bir iftira olarak algılanır ve suçlamaya maruz kalan temize çıkmak için bir hayli uğraşırdı. IG Metall’in 1996 yılında “İş için Birlik” başlığı altında “Almanya’nın üretim merkezi olarak korunması” hedefiyle “sosyal diyalogun yenilenmesi” için başlattığı girişimden sonra bazı tekellerde işyeri temsilciliği başkanları kendileri “yardımcı menajer” olduklarını ilan ettiler.

Bunlardan en ünlüsü Opel’in baştemsilcisi Klaus Franz olmuştu. Franz özellikle Bochum’daki fabrikanın kapanması döneminde kendine yöneltilen “yardımcı menajer” eleştirilerini, “ben bunu karalama olarak algılamıyorum, bununla gurur duyuyorum” diye yanıtlamıştı.

Ardından FAZ gazetesi yayınladığı bir yazıda “bütün otomobil fabrikalarında hatta bütün metal işletmelerinde yeni bir temsilci nesli gelişiyor. Bunlar işçi önderinden çok yardımcı menajere benziyorlar” (bkz. www.faz.net/aktuell/wirtschaft/unternehmen/konzernbetriebsratschef-von-daimler-eher-co-manager-als-arbeiterfuehrer-1791679.html) diyordu. Merkezinde Daimler tekelinin o dönemki baştemsilcisi Erich Klemm’in portresinin çizildiği yazı şöyle noktalanmıştı: “O, ideolojik beton kafalı biri değil, O, serinkanlı bir pragmatist”. Klemm, bu övgüyü işçilere ödenecek olan ücret zammının ve 1900 Euro ikramiyenin bir yıllığına ertelenmesi karşılığında almıştı!

YARDIMCI MENAJERLERİN ETKİ ALANLARI GENİŞ

VW Baştemsilcisi Osterloh’nun maaşının çok yüksek belirlendiği gerekçesiyle suç duyurusunda bulunan emekli mühendisin bunu neden yaptığını bilmiyoruz, belki ileride bu da açığa çıkar. Ama görüldüğü kadarıyla VW patronları, Osterloh ve ekibine ödedikleri maaşı çok yüksek bulmuyorlar. Yoksa, “Sayın Osterloh’a yapılan ödemeler İşyeri Teşkilat Yasası çerçevesinde belirlenmiş olup şirket dışı uzmanlar tarafından incelenip onaylanmıştır” demezlerdi.

Osterloh ve ekibi, kendilerine ödenen her Centin hakkını veriyorlar! Tekelin yeniden yapılanmasına işçi atarak (önümüzdeki yıllarda 30 bin VW işçisi atılacak), çalışma sürelerini daha fazla esnekleştirerek ve üretkenliğin artması için gerekli iş baskının artırılmasına onay vererek aldıkları paranın yüzlerce kez hakkını verdiler bile.

Sadece bu da değil; Büyük tekellerin baştemsilcileri genelde sendikanın eyalet ve merkezi düzeyde Büyük TİS Komisyonu üyesi (“üyesi” demek yerine “sermayenin TİS Komisyonundaki paralı ajanları” demek daha doğru olur) konumundalar. İster ücret TİS görüşmeleri olsun ister başka konulardaki TİS görüşmeleri olsun bu beyle sürekli maaşlarını aldıkları tekellerin temsilcisi olarak hareket ederek bütün bir işçi sınıfının geleceğini kararmaktalar!

2003 yılında Doğu Almanya’daki metal işçilerinin 35 saatlik iş haftası mücadelesi özellikle otomobil tekellerindeki temsilciler tarafından yenilgiye uğratıldı. Yukarıda adı geçen Baştemsilci Franz’ın, “Zaten zor durumda olan Opel şimdi de yedek parça gelmediği için üretim yapamaz hale gelmesine seyirci kalamayız” sözleri unutulmadı.

SORUŞTURMA SONUCU BİR YANA…

Braunschweig savcılığı tarafından sürdürülen soruşturma nasıl devam eder, dava açılır mı yoksa dosya kapatılır mı bu soruların yanıtlarını önümüzdeki aylarda göreceğiz. Dava açılabilir ve Osterloh’un ayağı bile kaydırılabilir. Bu sürpriz olmamalı. Sermaye özellikle kendi sınıfına ihanet edenleri pek fazla yanında tutmaz, en uygun bir anda işini bitirir.

Soruşturma sonucu bir yana; gelecek yıl temsilcilik seçimleri gündemde ve bütün dürüst, mücadeleci sendika üyesi işçilerin bu sürece hazırlanmaları gerekmekte. Yukarıda kötü örnek olarak verilen gibilerinin temsilciliklere girmelerinin engellenmesi, mücadeleci ve sınıftan yana işçilerin buralara seçilmesi kolay olmasa da imkansız değil. Tabi ki bütün işler bu mevzilerin ele geçirilmesiyle bitmeyecek. Ama işlerin iyiye gitmesi için yeni bir adım olabilir.

* Endüstriyel işletmeci (“Industriekaufmann“); işletme ekonomisi konusunda mesleki eğitim almış ve sanayi dalında bu mesleği yürüten kimse.