Hükümetten kadın-erkek eşitliğiyle ilgili yeni rapor

Semra Çelik

Almanya’da 2017 yılında kadın-erkek eşitliğinin ne durumda olduğunu ortaya koyan “Çalışma ve Bakım İşlerini Hep Birlikte Yeniden Biçimlendirelim“ başlıklı rapor internette yayınlandı. Rapor, bundan altı yıl önce dönemin aile bakanı Ursula von der Leyen’in siparişi üzerine hazırlanan raporun devamı olma özelliğini taşıyor. Ancak, o zaman Ursula von der Leyen’den sonra aile bakanı olan Kristina Schröder tarafından, o dönem muhalefette olan SPD, Yeşiller ve Sol Parti’nin talepleriyle örtüştüğü için ciddiye alınmamış, raporla ilgili basın açıklamasına bakan değil bakanlık müsteşarı katılmıştı.

Şimdiki aile bakanı Manuela Schwesig (SPD) bu türden korkulara sahip değil, yine de raporun Eylül ayında yapılacak genel seçimler öncesi parlamentoya getirilip getirilmeyeceği meçhul. Kadın-erkek eşitliğinin sağlanması için kapatılması gereken açıklar ise Schwesig açısından oldukça önemli: Ücret eşitsizliği, emeklilik maaşları konusundaki büyük fark ve ev işleri, çocuk, yaşlı bakımının ağırlıklı olarak kadınlar tarafından üstlenilmesi kabul edilemeyecek şeyler.

Birçok konuda eşitsizlik var

Kadınlar aynı ya da aynı değerde işi yapmalarına rağmen erkeklerden ortalama yüzde 21 daha az gelir elde ediyorlar. Kamu alanında bile eşitsizlik ortalama yüzde 6 olarak devam ediyor. Kadınların yaşam boyu elde ettikleri gelir, erkeklerinkinin yüze 49’u kadar az. Emeklilik maaşları arasındaki ortalama fark ise yüzde 53’e varıyor. Kadınların haftalık çalışma süreleri de ev, çocuk, yaşlı bakımı nedenleriyle 8,2 saat düşük. Yani yüzde 21’lik bir açık da o konuda var.

Bazıları kadınların haftada daha kısa süre çalışmalarını avantaj ya da onların istediği bir şeymiş gibi değerlendirse de durum hiç de öyle değil. Kadınlar geri kalan zamanda hatta daha fazlası ödenmeyen emekle ev işleri, çocuk ve yaşlı bakımını yapıyorlar. Bekar kadınların yüzde 52’si, evli olanların ise yüzde 83’ü bu işleri asli görevleri olarak isteyerek ya da istemeyerek yapıyorlar.

İkinci kadın-erkek eşitliği raporu, ciddiye alınmayan birincisinde olduğu gibi kadınların iş yaşamındaki durumu, buradan kaynaklanan sosyal politik talepleri, vergi, evlilik ve aile hukukunu da merceğin altına koymuş. Kadın-erkek eşitliğinde bu konular yaşamı etkileyen esas alanlar olmalarına rağmen bazı diğer önemli alanlardan hiç sözedilmiyor.

Erkeklerin dezavantajlı oldukları alanlar

Örneğin kadın ve erkeklerin ömürleri arasındaki fark konusunda erkekler dezavantajlı. Almanya’da erkekler, ortalama olarak kadınlardan beş sene daha az yaşıyor. Bunun nedeni erkeklerin çalıştıkları işler ve sağlıklarına ne kadar önem verdikleri. Erkeklerin çoğunun doktora gitmeyi pek sevmediği, ön muayenelere ise hiç gitmediği belirlenmiş. Ağır sanayide, kimyasal maddelerle çalışılan işlerde erkek istihdamının yüksek olması, erkeklerin daha fazla alkol ve sigara kullanması ve düzensiz bir yaşam sürdürmesi de nedenler arasında.

Ayrıca erkekler arasında intihar edenlerin sayısı, kadınlarınkinden üç kat daha fazla. Erkekler, acılarını göstermeyerek, gizlice ağlayarak, erkek adam acıya dayanıklıdır düşüncesiyle hastalıklarının artmasında ve erken ölümde etkileyici olabiliyorlar.

Erkekler arasında evsizlerin sayısı da kadınlarınkinden oldukça fazla.

Beraberce değiştirelim

Güncel rapor, saptanan açıkların bilgi bazında kalmayıp kapatılması için somut değişikliklerin yapılmasını da içeriyor. Aile bakanlığı kadın ve erkeklere çalışma ve bakım işlerinde çeşitlilik olanağı sunulması gerekliliğine dikkat çekiyor.

Ev ve bakım işlerinin daha adil dağılımının erkekleri de dezavantajlı oldukları durumdan kurtaracağı iddia ediliyor. Raporda, az da olsa erkeklerin dezavantajlı oldukları alanların dillendirilmesi, önceki rapora göre ilerleme olarak görülüyor.

Bu sayede erkeklerin kendi paylarından vazgeçerek kadınlara eşitlik sağlayan ‚alicenap‘ konumdan çıkarılıp kendilerinin de durumunu düzeltecek yeni biçimlendirmeye teşvik edileceklerinden yola çıkılıyor.