Günlük 13 saat, haftalık 78 saat çalışmaya hayır!

DEHOGA Başkanı Guido Zöllick ve Genel Müdürü Ingrid Hartges

DEHOGA yasal uygulamada günlük çalışma süreleri yerine haftalık çalışma sürelerinin dikkate alınmasını ve çalışma sürelerinin günlük 13 saate, haftalık 78 saate kadar uzatılmasını talep ediyor. “Yeterince esneklik var, daha fazla esnekliğe gerek yok” diye NGG, “Çalışma yasaları ne diyorsa o olur” diyor. İşte tam burada çetrefilleşiyor; Nitekim Nahles çalışma yasalarının bir süreliğine rafa kaldırmak istiyor.

Almanya Otel ve Lokantacılar Birliği DEHOGA, çalışma sürelerini daha fazla esnekleştirmek için kampanya başlattı. DEHOGA Başkanı Guido Zöllick ve birliğin genel müdürü Ingrid Hartges’in Brandenburger Tor (Berlin) önünde kampanyayı başlatırken, otel ve lokantalarda çalışma sürelerinin çok katı kurallara bağlı olduğunu ileri sürdüler.

“DAHA ESNEK UYGULUMA”

“Yazın bira bahçesinde müşteriler biraz daha oturup eğlenmek istediklerinde bunları kapanma saati gerekçesiyle evlerine gönderiyoruz. Veya bir düğün biraz daha uzadığında, müşterileri alacak olan otobüs trafiğe takıldığında büyük sıkıntılar yaşıyoruz” diye yüksek perdeden yakınan Zöllick, “Hem işletmeciler hem de çalışanlar daha esnek uygulamalar istiyor.” Dedi.

İşverenler birliğine bağlı işletmeler ve çalışanları arasında çok yaygın bir anket yaptıklarını söyleyen Zöllick, “Elde ettiğimiz sonuçlar bizi tedirgin ediyor. Sektörümüzde iş yapan işletmelerin %54’i mutfak saatlerini, yemek çeşitlerini, etkinlik sayılarını, öğle yemeği kampanyalarını ve dışarıya yemek siparişlerini aşağı çekmek zorunda kalmışlar. %32,5’i kapalı oldukları gün (“Ruhetag”) sayısını artırmışlar. Bunun nedeni ise katı çalışma yasaları” dedi.

“AB UYGULAMASINA GEÇELİM”

“Biz kimsenin daha fazla çalışmasını istemiyoruz, sadece çalışma saatlerinin daha uygun dağılımını istiyoruz” diye konuşan Zöllick, “Bize göre önemli olan haftalık çalışma süresi olmalı – günlük değil. Birçok kadrolu çalışanımız işin yoğun olduğu günlerde çok çalışmak az olduğu günlerde dinlenmek istiyorlar. Ek gelir elde etmek için çalışanlarda bu istek daha da yüksek. Onlar işe geldiklerinde mümkün olduğunca uzun çalışmak ve iyi para kazanmak istiyorlar” dedi.

Avrupa Birliği (AB) yasalarının çalışma sürelerini hafta içinde daha esnek dağılımını mümkün kıldığını söyleyen Zöllick, “Biz Almanya’da da AB uygulamasına geçilmesini, çalışma sürelerinin uzatılmasını değil daha uygun dağılımını istiyoruz” dedi.

78 SAATLİK ÇALIŞMA HAFTASINA HAYIR!

DEHOGA çalışma sürelerini esnekleştirme kampanyasını Saarland eyaletinde başlattı. Birlik, Saarland eyaletinde günlük çalışma sürelerinin 13 saate kadar çıkartılmasını talep ediyor.

Gıda, Otel ve Lokanta Çalışanları Sendikası NGG ve Saarland İşçi Odası (“Arbeitskammer Saarland”) tarafından konuya ilişkin düzenlenen bir etkinlikte çalışma sürelerinin daha fazla esnekleştirilmesine izin vermeyeceği ve yürürlükte olan sözleşmelerin yeterince esnek olduğunu söylediler.

Etkinlikte, “Çalışma yasaları ve iş saati sözleşmeleri işletmelere yeterince esnek uygulama şansı sunuyorlar” diye konuşan NGG İkinci Başkanı Guido Zeitler, “Ama DEHOGA işverenleri samimi bir tartışma sürdürmüyor. Kurallar katı olmadığı için daha fazla esnekliğe gerek yok diyoruz. Günlük, haftalık ve aylık çalışma süreleri değişik yasalar ve sözleşmeler kapsamında yeterince esnek. DEHOGA gerçekte günlük çalışma sürelerini 13 saate, haftalık çalışma sürelerini ise 78 saate çıkarmak istiyor – Biz de buna hayır diyoruz” dedi.

BASKI ÇOK YÜKSEK

Arbeitskammer Saarland uzmanlarından Dr. Torsten Brandt ise yaptığı konuşmada, özellikle otel ve lokantacılık alanında çalışanların yoğun bir baskı ve stres altında olduklarını söyledi.

“Sadece işverenler değil bizde anket yapıyoruz” diyen Brandt, “Buna göre işletmelerin %80’inde yüksek stres, zaman ve verimlilik baskısı mevcut. İşletmelerin %80’inde fazla mesai ve ek iş yapılmak zorunda, neredeyse her ikinci işletmede fazla mesai paraları ödenmiyor. Zaten var olan fiziksel yüke psikolojik zorluklarda ekleniyor” dedi.

YASALAR ESNEK

Toplantıya davet edilen Eyalet Çevre ve İş Sağlığı Dairesi’nden Sonja Lermen-Lenz ise yaptığı sunumda yasal çerçeveyi ve sözleşmeler aracılığıyla bunların nasıl değiştirebilindiğini ortaya koydu. Yasaya göre günlük çalışma süresi 8-10 saat olabileceğine dikkat çeken Lermen-Lenz, gastronomide sözleşmeler aracılığıyla istisna durumlar günlük çalışma süresinin 11 saate çıkartılabildiğini söyledi.

Tüm bu esnekleşme olanaklarına rağmen işletmelerin yasalarını çiğnediğini söyleyen Lermen-Lenz, 20 emekçinin çalıştığı bir işletmeyi örnek olarak verdi. Geçen yıl Eylül-Aralık ayları arasında işletmenin mercek altına alındığını söyleyen Lermen-Lenz, bu kısa sürede bu işletmeye 458 kez para cezası verilmek zorunda kaldıklarını söyledi. Bu işletmenin dört ay içinde onlarca kez çalışma/dinlenme süreleri, Pazar/tatil günü çalışma yasalarını ihlal ettiğini ve 22 bin Euro ceza ödemek zorunda kaldığını söyledi.

NAHLES, YASALARI RAFA KALDIRMAK İSTİYOR

Gastronomi ve otelcilik alanındaki işletmelere sunulan yasal ve sözleşmeler aracılığıyla esnek çalışma modelleri haddinden fazla olmasına karşın hala yasaların (ve sözleşmelerin) çiğnenmesi de gösteriyor ki patronlar esnek çalışma konusunda sınır tanımıyorlar.

Bu nedenle NGG (ve diğer sektörlerdeki sendikalar) çalışma yasalarına harfiyen uyulmasını talep ediyorlar. Bu talep doğru olmasına doğru fakat Federal Çalışma Bakanı Andrea Nahles (SPD) bu yılın başında düzenlediği bir konferansta (“Arbeit weiter denken”) “çalışma yasalarını bir süreliğine uygulamadan kaldırmaktan” ve “sonra hep birlikte bakalım sonuç ne olacak” demişti.

Sonucun ne olacağı ortada; Bugün yürürlükte olan yasalara uymayan patronların yasaların rafa kaldırılmasıyla işçi ve emekçiler üzerine azgınca saldıracakları ve daha fazla kr için çalışma sürelerini son haddine kadar esnekleştirmeye girişecekler. (YH)