Irkçılığa ve kutuplaşmaya karşı gücümüzü birleştirelim

Almanya’da yaşayan Türkiye kökenli emekçiler de değişik nedenlerden dolayı kendi içerisinde bölünmüşlük içinde. Bu bölünmüşlüğün esas nedeni hem Alman hem de Türk hükümetlerinin izlediği inanç ve etnik kimlik politikalarıdır.

HÜSEYİN AVGAN*

Bütün dünyada işçiler, emekçiler ve yoksul halklar çok zor bir süreçten geçiyor. Milyonlarca insanın yaşam ve çalışma koşulları her gün biraz daha zorlaşıyor. Yoksulluk, işsizlik, açlık, ırkçılık her gün biraz daha derinleşmekte. Dünyanın değişik bölgelerinde devam eden savaşların bedelini ise esas olarak işçiler, emekçiler ve halklar ödemekte. Eğitimden sağlığa tüm kamu hizmetlerinde kısıtlamalar yapılırken, silahlanmaya ayrılan bütçeler ise bütün ülkelerde artmakta.

SERMAYENİN GÜCÜ EMEKÇİLERİN BÖLÜNMÜŞLÜĞÜNDE YATIYOR

Sermaye sahipleri ve hükümetleri, aynı zamanda işçileri ve emekçileri hayatın her alanında bölmek, ortak hareket etmelerini engellemek için de yoğun çaba harcıyorlar. Bir yandan dini ve etnik temelde yaşanan sorunlar, farklılıklar derinleştirilirken, değişik çalışma modelleriyle güvenceli güvencesiz, kiralık işçilik gibi uygulamalarla da işçiler bölünmekte.

Çalışanlar işsizlere, yerliler göçmenlere ve mültecilere, yaşlılar gençlere karşı kışkırtılmakta. Aynı sorunu yaşayan işçi ve emekçiler Alman-Türk, Hıristiyan-Müslüman şeklinde birbirine karşı düşman ilan edilmekte. Emekçiler bölündükçe, sorunları da derinleşmekte. Ve eğer bu gidişe dur diyemezsek biz emekçileri çok daha zor günler beklemekte!

Çünkü, emekçilerin bölünmüşlüğü, milyonlarca insanı sömüren, yoksulluğa, açlığa mahkum eden sermayenin en güçlü silahı. Bunun için dünyanın en zengin 8 kişisinin, üç milyardan fazla insanın toplamından daha fazla servete sahip!

Üretilen bu kadar zenginliğe rağmen insanlar açlıktan ölümle karşı karşıya.

Bu gidişata ancak emekçiler “Dur” diyebilir. Bunu başarmanın yolu ise inançları, etnik kökenleri, cinsiyetleri değişse de aynı sorunlara, taleplere ve geleceğe sahip emekçiler olarak bölünmüşlüğümüzü gidermekten geçiyor.

DİDF EMEKÇİLERİN BİRLİĞİ İÇİN ÇABA GÖSTERİYOR

Demokratik İşçi Dernekleri Federasyonu (DİDF) kurulduğu günden bu yana, yerli ve göçmen emekçilerin ortak yaşamı ve birlikte mücadele etmesini güçlendirmeye çalışmakta. İşsizliğe, yoksulluğa, eğitim, sağlık, ırkçılık, savaş vb. alanlarında yaşanan sorunlara karşı ancak Alman ve diğer uluslardan emekçilerle ortak hareket ettiğimiz sürece insanca yaşam imkanlarına kavuşabileceğimizden hareket etmekte. Bunun için Almanya’daki demokratik örgüt, kuruluş, sendikalar ile ortak çalışmaya özel önem vermektedir.

Almanya’da yaşayan Türkiye kökenli emekçiler de değişik nedenlerden dolayı kendi içerisinde bölünmüşlük içinde. Bu bölünmüşlüğün esas nedeni hem Alman hem de Türk hükümetlerinin izlediği inanç ve etnik kimlik politikalarıdır.

Federasyonumuz işçi ve emekçilerin din, dil, ırk ayrımı gözetmeden ortak örgütlenmesinden yanadır. Çünkü hükümetlerin bölücü, ayrımcı politikalarının hayatımızda yarattığı tahribatı ancak böyle bir birlik ve ortak mücadele ile boşa çıkarabiliriz. Bunun için Hristiyan-Müslüman, Alevi-Sünni, Türk-Kürt, hangi inançtan ya da etnik kökenden olursak olalım, emekçiler olarak ortak sorunlarımız ve geleceğimiz temelinde birlikte adım atmaya ihtiyacımız bulunuyor.

BİRLEŞTİĞİMİZ KADAR GÜÇLÜYÜZ…

Yaşadığımız sorunlara karşı çaresiz ve çözümsüz değiliz! Yeter ki haksızlığa, adaletsizliğe, sömürüye karşı güçlerimizi birleştirebilelim.

Derneklerimiz politik, kültürel, sosyal alanda yürüttükleri çalışmalarla buna hizmet etme çabası veriyor. İşçiler, gençler ve kadınlar olarak kendi hayatımızı ve geleceğimizi daha yaşanır kılmak için gelin bu çabaya ortak olun. Üye olarak, çalışmalarımıza katılarak, öneri ve eleştirilerinizle destek verin.

Bunun için tüm emekçileri bulundukları kentlerde federasyonumuz bünyesindeki derneklere üye olmaya, kültürden spora, eğitimden politikaya birçok alandaki aktivite ve etkinliklerimize katılmaya, destek olmaya çağırıyoruz.

* DİDF Yürütme Kurulu üyesi