NSU Araştırma Komisyonu: İstihbarat zaafı var

Irkçı terör örgütü NSU’nun 2000-2007 yılları arasında Almanya’da işlediği cinayetleri, yaptığı bombalamaları açığa çıkarmak için Federal Parlamento bünyesinde kurulan 2. Araştırma Komisyonu hazırladığı raporu parlamentoya sundu. Yine istihbarat örgütlerinin zaafına dikkat çekiliyor.

Irkçı terör örgütü NSU tarafından 2000-2007 yılları arasında Almanya’da işlenen cinayetleri ve bombalamaları açığa çıkarmak için Federal Parlamento bünyesinde kurulan 2. Araştırma Komisyonu hazırlamış olduğu raporu parlamentoya sundu. Meclis Başkanı Norbert Lammert’in raporu mecliste tartışmaya açılacak.

8’i Türkiye’den biri Yunanistan’dan olmak üzere 9 göçmeni ve bir Alman polisini öldüren, Köln’de iki yere bombalı saldırı düzenleyen terör örgütünün eylemleri konusunda daha önce de mecliste bir komisyon kurulmuştu. Daha önceki raporda olduğu gibi ikinci raporda da cinayetlerde istihbarat örgütleri ve güvenlik birimlerinin büyük zafiyetinden söz edildi.

2015 sonlarından itibaren 54 kez toplanan araştırma komisyonu 84 tanık ve uzmanı dinledi, 12 bin dosyayı inceledi.

Komisyon tarafından hazırlanan raporda, Federal Başsavcılığın NSU hücresinin üç kişiden oluştuğu şeklindeki teorisine kuşkuyla yaklaşıyor. Zira bu kadar cinayetin sadece üç kişi tarafından planlanıp işlendiğine kanaat getirilmiyor.

Başsavcılık, NSU davasının baş sanığı Beate Zschäpe ile 2011 yılında Eisenach’ta bir karavanın içinde ölü bulunan Uwe Bönhardt ve Uwe Mundlos’un 2000 yılında başlattıkları cinayet ve bombalı saldırılarda dışarıdan yardım almadıkları tezini savunuyor. Başsavcı Herbert Diemer’in açıklamaları komisyon üyelerinin kuşkularını dağıtmaya yetmedi.

GÜVENLİK BİRİMLERİ DERS ÇIKARDI MI?

NSU cinayetlerinde ihmalle suçlanan güvenlik makamlarında NSU cinayetlerinden bu yana zihniyet değişikliği olup olmadığı konusunda ise komisyon üyeleri parti aidiyetlerine göre farklı görüşte. Hristiyan Birlik partilerinin (CDU/CSU) komisyondaki heyet başkanı Armin Schuster bu konuda ilerleme kaydedildiğini ve „güvenlik makamlarını nasıl bilinçlendirildiğinin tasavvur edilemeyeceğini“ söyledi. Diğer partilerin komisyondaki üyeleri ise güvenlik kurumlarındaki yapısal değişikliklerin aşırı sağ teröre yaklaşım tarzını etkilemeyeceğini, hatta ters etki yapabileceğini savunuyor.

Aynı zamanda Federal Meclis başkan vekili de olan Sol Parti’nin NSU araştırma komisyonundaki sözcüsü Petra Pau „Bana kalsa Anayasayı Koruma Teşkilatı’nı hemen lağvederdim” dedi.

SEÇİMLERDEN SONRA YENİ KOMİSYON TALEBİ

CDU Milletvekili Clemens Binninger başkanlığındaki 2. NSU Cinayetlerini Araştırma Komisyonu, araştırmanın Eylül ayındaki genel seçimlerden sonra da devam etmesi gerektiğini duyurdu. Aynı zamanda Almanya’daki ırkçılık ve sağ terörizmle ilgili bir dilekçe komisyonunun kurulması da gündeme geldi. NSU’nun katlettiği kişilerin yakınları ise bütün bu önlemleri yeterli bulmuyor. „Babam, oğlum, eşim neden öldürüldü?” sorusunu şimdiye kadar ne Münih’te yargılanmakta olan baş sanık Zschäpe, ne de özel komisyon yanıtladı.

Araştırma Komisyonu çalışmaları sırasında NSU ile bağlantılı olduğu ya da işlenen cinayetler hakkında bilgisi olan tanıkların neden öldürüldüğü konusunda da bir ilerleme sağlanamadı. NSU ismini ilk olarak istihbarat örgütlerine bildiren, daha sonra Paderbon’daki evinde ölü bulunan “Corelli” adındaki ajanın kullandığı 15 cep telefonu sonradan bulunduğu halde bunların kayıtları hakkında istihbarat örgütü tarafından komisyona inandırıcı açıklama yapılmadı.

GÜVENLİK BİRİMLERİNİN BAŞARISIZLIĞI

NSU cinayetlerini araştıran ilk komisyon, terör hücresinin ortaya çıkarıldığı 2011 yılında kurulmuş ve yasama döneminin kapandığı 2013 yılında açıkladığı raporunda “polisi, anayasayı koruma teşkilatı ve sorumlu siyasetçileriyle birlikte devletin bütün kurumlarıyla büyük başarısızlığa uğradığını” dile getirmişti.

Meclis özel komisyonu 2013’te ırkçılıkla mücadeleden güvenlik makamlarının ıslah edilmesine kadar 47 maddelik bir tavsiyeler listesi de hazırlamıştı. Dört yıl sonra ikinci komisyon da alınması gereken daha bir dizi önlem olduğuna işaret etti. Federal Meclis’te grubu bulunan siyasi partiler, NSU cinayetleri konusunda kafalarda birçok soru işaretinin kaldığını belirterek, 2015 yılında istihbaratın bu cinayetlerin ortaya çıkarılması konusundaki ihmal ve hatalarının ortaya çıkarılmasını ve gerekli derslerin alınması için ikinci bir araştırma komisyonunun kurulmasına karar vermişti. (YH)


Avukatlar: Parlamentoda aydınlatma çalışması sürmeli

Münih Eyalet Yüksek Mahkemesi’nde davam eden NSU Davası’nda kurban yakınlarını temsil eden 24 avukat yaptığı ortak açıklamada, NSU cinayetlerini aydınlatmak için parlamentodaki çalışmaların devam etmesini istedi.

Basına yapılan ortak açıklamada, Anayasayı Koruma Örgütü ve diğer istihbarat birimlerinin engellemelerine rağmen 2. NSU Araştırma Komisyonu’da bazı sorulara yanıtlar arandığını, cinayetleri işleyen üçlüyle bağlantılı kişilerin de olduğuna işaret edildiği ifade edildi.

Yapılan açıklamada, “Biz müdahil avukatlar olarak NSU cinayetleri konusundaki soruların aydınlatılması için parlamento düzeyinde araştırmanın devam etmesinden yanayız” denildi. (YH)


Hessen başbakanı komisyonun önüne çıktı

NSU tarafından işlenen cinayetlerin sonuncusu olan Kassel’de 21 yaşındaki Halit Yozgat’ın bir öldürülmesi sırasında istihbarat elemanı Andreas Temme’nin neden bulunduğu

konusundaki sır halen çözülebilmiş değil.

Olaydan hemen sonra Anayasayı Koruma Örgütü üyesi olan Temme hakkında soruşturma başlatılmasına engel olan dönemin Hessen Eyaleti İçişleri Bakanı Volker Bouffier uzun bir süredir eyalet başkanlığı koltuğunda oturuyor. Daha önce Federal Parlamento Araştırma Komisyonu’nun karşısında çıkarak açıklamalarda bulunan Bouffier, 26 Haziran’da bu kez Hessen Parlamentosu NSU Araştırma Komisyonu’nun önüne çıktı.

Federal Parlamento NSU Komisyonu önünde yaptığı açıklamaları tekrarlayan Bouffier, bir çok soruya ise aradan çok fazla zaman geçtiği için “hatırlamıyorum” diye geçiştirdi.

Oturumun başında NSU tarafından katledilen ailelerin acısını paylaştığını söyleyen Bouffier, iki saat boyunca yöneltilen sorulara yanıt verdi. Ancak istihbarat elamanı Temme’nin neden cinayet yerinde olduğunu, soruşturmayı neden engellendiği konusunda somut bir beyanda bulunmadı.

Komisyonun SPD’li üyesi Nancy Faeser, cinayetten sonra Kassel Savcılığı’nın Temme’nin ifadesini almak istemesine neden engel olunduğu yönündeki sorusunda, “O zaman bu konuda bir uzlaşma sağlanamadığı için başvuru kabul edilmedi” demekle yetindi.

Temme’nin olay yerinde bulunması ve hemen polise gitmemesinin büyük bir hata olduğunu söyleyen Bouffier, “Tanık olarak gidip polise bilgi vermesi gerekiyordu” dedi.

İfadenin sonunda Bouffier, savcının da hazır bulunduğu Parlamento Kontrol Komisyonu’nda ayrıntılı açıklamalarda bulunabileceğini kabul etti. Yıllardır buna karşı çıkıyordu.

Ayrıca NSU tarafından öldürülen Halit Yozgat’ın ailesiyle bir araya gelmeyi de kabul etti. Ancak yıllar sonra atılan bu adımlar, NSU cinayetlerinde Temme’nin nasıl bir rol oynadığını açığa çıkarmaya yetmeyecek. (YH)