Ren Nehri’nin eteğinde kültürel etkinlik

Molla Demirel

Köln’e vardığımızda hava bulutlu ve hafif rüzgârlıydı. İnsanlar Demokratik İşçi Dernekleri Federasyonu (DİDF) tarafından düzenlenen ‚Irkçılığa karşı festival’e katılmak için sıraya girmişti. Kapıda uzun bir kuyruk vardı. Beni tanıyan bir genç, elimdeki fotoğraf makinası çantasını sormadan kaptı, aldı. “Hocam benimle gelin, konuklar yan taraftaki kapıdan giriyor“dedi. Orada kontrol sıkıydı.

Kemal Yalçın, Meryem Bulut, Raci Helvalı, Sepkin Coşkun ve daha birçok yazar arkadaş gelmiş kitaplarını masaya yerleştirmişlerdi. Benim için de hemen bir masa getirildi.

Bu tür kültürel etkinliklerin güzel bir yönü dolu dolu kültürle yaşamanın yanı sıra uzun zamandır göremediğin başka ülke ve kentlerde yaşayan yakınlarınla, dostlarınla da kucaklaşma olanağı yaratıyor.

Binlerce insanı şen şakrak görünce bu yıl bu etkinliğe yeterince destek vermediğimin hüznü üstüme çöktü. Çünkü binlerce insan toplanmıştı Köln kentinde Ren nehrin eteğindeki Tanzbrunnen alanında. Gençler ellerinde DİDF ve DIDF gençliğin flamalarını, rüzgâra vererek sallıyorlardı. En çokta “Irkçılığa karşı birlikte güçlüyüz” cümlesini taşıyan flamalar dalgalanıyordu. Çocuklar için ayrı bir eğlece alanı düzenlenmişti.

Etkinliğin açılış konuşmasını DİDF Genel Başkanı Zeynep Sefariye Ekşi yaptı. Kısaca ve anlaşılır bir dille Almanya’da yaşayan göçmenlerin sorunlarını dile getirdi. Ayrıca birkaç cümleyle de Türkiye’de yaşanan acıların, siyasi baskıların Avrupa’ya yansımasını anlattı. Emek Partisi Genel Başkan Yardımcısı Şükran Doğan da bu etkinliğe davet edilmişti. Türkiye’den yaşadıklarını tüm sosyal grupların, çocuk, genç, işçi, emekçi memur, emekli kısaca tüm halkın yaşadığı acıları şiirsel bir dille anlattı.“Tek Adama biat eden bir avuç insanın dışındaki tüm halkın büyük acılar yaşadığını, bütün dünya görüyor konuşuyor. Ülkeyi açık bir ceza evine çevirdiler” dedi. Şükran Doğan, EMEP olarak Türkiye’de emek ve demokrasi güçlerinin geniş bir ittifak sağlamalarına önem verdiklerini anlattı.

Festival alanında sendikalar, yazarlar, değişik örgütler ve gruplar stantlar açarak gün boyunca katılımcıları bilgilendirdiler. Dostluk ilişkilerini geliştirdiler.

Yazar, ressam ve müzisyen arkadaşlar kendi aralarında “Artık bizimkiler Alman ve Fransızlar kadar kültürel etkinliklerde düzenli ve başarılı olmayı başarıyorlar. DİDF bu konuda yürekten kutlamak gerek” dediler.

Ben her zaman ısrarla yaşadığımız ülkenin en iyi örgütleyicileri kadar başarılı olmak ve akıllıca, kalitece başarılı olmak zorundayız diyordum. Gerçekten DİDF bu alanda oldukça başarılı bir festival düzenledi emeği geçenlerin hepsini kutlarım…


25 Haziran 2017