MİT elemanı yargılanmaya başlandı

7 Eylül’de Hamburg Eyalet Yüksek Mahkemesi’nde MİT elemanı Mehmet Fatih Sayan’ın yargılanmasına başlandı. Savcılık tarafından hazırlanan iddianamede Sayan’ın MİT elemanı olduğu belirtilmesine rağmen doğrudan adam öldürmeye yönelik çalışmadığını ileri sürüyor. Hedefteki Kürt siyasetçi Yüksel Koç, gazetemize yaptığı açıklamada savcının iddianamesinin çelişkilerle dolu olduğunu, kendisinin tanık değil müdahil olarak davaya çağrılması gerektiğini ifade etti.

Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) teşkilatı adına Almanya’da Kürt siyasetçilere yönelik suikast düzenleme hazırlığı içinde olduğu tespit edilen ve geçtiğimiz yıl Aralık ayında Alman polisinin bir operasyonuyla tutuklanan 32 yaşındaki Mehmet Fatih Sayan’ın davası 7 Eylül’de Hamburg Eyalet Yüksek Mahkemesi’nde başladı. Sabah mahkeme önünde bir araya gelen Kürt kurumlarının temsilcileri ve Alman siyasetçiler, mahkemeden beklentilerinin Sayan ve arkasındaki güçlerin bütün ayrıntılarıyla açığa çıkarılması olduğuna dikkat çektiler.

Sayan’ın içinde yer aldığı MİT grubu tarafından hedef olarak seçilen Almanya Demokratik Kürt Toplumu (NAV-DEM) eski Eşbaşkanı ve şu anda Avrupa Kürt Demokratik Kürt Toplumu (KCD-E) Eşbaşkanı olan Yüksel Koç da mahkeme önünde yapılan açıklamaya katıldı. Basının yoğun ilgi gösterdiği ve güvenlik önlemleri altında saat 10.00’da başlayan duruşmaya eyalet milletvekilleri ve değişik sivil toplum örgütlerinin temsilcileri katıldı. Alman polisine verdiği ifadede MİT adına çalıştığını, karşılığında 30 bin Euro para aldığını kabul eden Sayan, Koç’un yanı sıra Denge TV muhabiri olarak Kongra Gel Eşbaşkanı Remzi Kaplan ve diğer üst düzey Kürt siyasetçilerle de görüşmeler yapmıştı.

KOÇ: HUKUKA SİYASET BULAŞTI

Sayan’ın hedef aldığı, günlerce hakkında bilgi topladığı Yüksel Koç ise duruşmaya tanık olarak davet edildiği için ikinci gün katıldı ve Sayan’ın MİT elemanı olarak kendisine karşı nasıl bir suikast planı yaptığını ayrıntılı olarak açıkladı.

Duruşmanın başladığı sırada gazetemizin sorularını yanıtlayan Koç, öncelikle kendisinin davaya müdahil değil de tanık olarak çağrılmasına tepki göstererek “Bu hukuka siyaset bulaştığı için böyle oldu. Şu anda başlayan dava, daha önce Koblenz Eyalet Yüksek Mahkemesi’nde MİT elemanı Muhammed Taha Gergerlioğlu davasına benzeme tehlikesiyle karşı karşıya. Operasyon için Almanya’da olan Gergerlioğlu’na karşı açılan dava para karşılığında kapatılmıştı. Bütün belge ve bilgileri Eylül 2016’da Alman devletine biz verdik. Davayı da ben açtım. Buna rağmen üzerinde durulmadı. Bremen Savcılığı ve polisi durumu basına vermememiz konusunda bizi uyardılar. Biz de 9 Kasım’a kadar bir gelişme olmayınca durumu basına bildirdik. Ardından Aralık ayında bir operasyonla Sayan gözaltına alındı. Biz olayı basına verdikten sonra Sayan başka bir yere gidip geri geldi. Nereye gittiyse, MİT’le istişare yaparak nasıl bir savunma yapacağı konusunda bilgi aldığını düşünüyoruz. Bilinmesine rağmen Almanya’dan kaçmaması dikkat çekici” dedi.

HEDEF İNFAZDI

Koç, savcılık tarafından hazırlanan iddianamede “Sayan, 2015’te Yüksel Koç’u takip etmek için Bremen’e geldi” denildiği halde kendisinin müdahil değil de tanık olarak çağrılmasının kabul edilemez olduğunu belirterek, “Savcı kendisiyle çelişiyor. Bir tarafta benim hedefteki kişi olduğumu belirtiyor diğer tarafta ise müdahil olmamı kabul etmedi. Savcının ikinci önemli tutarsızlığı ise Sayan’ın MİT elemanı olduğu kabul edilirken infaz timinde yer almadığını ifade etmesidir. Peki sormazlar mı, devlet de biliyor ki Almanya’da 6 bin MİT muhbiri var. Ben kamuoyunda açık çalışan biriyim. Ne yaptığım herkes tarafından biliniyor. Buna rağmen Türk devletinin sadece bilgi toplamak için bir ajanı Almanya’ya göndermesi gerekmiyor. Savcı bunu düşünemiyor mu? Bizim bildiğimiz MİT yurt dışında üç grup halinde hareket ediyor. Birinci grupta bilgi toplayanlar, ikinci grupta tetikçiler, üçüncü grupta ise koordine edenler var. Sayan, bu grubun bir parçasıdır. Bana göre özel görevlendirilmiş infaz timi içinde yer alıyor. Bizim elimizde bulunan başka önemli bir bilgi de, Nisan 2016’da Türk istihbaratı adına çalışan bir kişi üç timin 9 kişiyi infaz etmek için gönderildiğini, timlerden birisinin kendisiyle görüştüğünü, sonra Bremen’e geçtiğini söylemişti. Biz bu bilgileri de Mayıs 2015’te Bremen İçişler Senatörlüğü ve Emniyet Müdürlüğü’nde bildirdik. Bu mektuplar elimizde mevcut.

BELGELERİ BİZ SAVCILIĞA VERDİK

Bu planı basına bildirmemiz üzerine, bir kadın Özgür Politika gazetesini arayarak “Bu timin kim olduğunu biliyorum ve Yüksel Koç’a çok yaklaştılar” diyor. Ayrıca elindeki belgeleri de vermeye hazır olduğunu söylüyor. Ağustos ayında yaptığımız görüşmede bütün bilgi ve belgeleri bize verdi. Bu nedenle, hem davacı hem de hedef seçilen kişi olarak davaya müdahil olmamız gerekiyor. Müdahil olmamızın engellenmesi bence siyasetin gölgesinin hukuk üzerinde olduğunu gösteriyor.” dedi.

Koç, Kürt kurumları, Avrupa’daki bütün muhalif güçler olarak MİT elemanlarının arkasında kimlerin olduğunun bütün ayrıntılarıyla ortaya çıkarılması, MİT ve AKP uzantısı bütün kurumların Almanya’daki faaliyetlerinin yasaklanması gerektiğini belirterek, “Eğer bu dava bütün soruların yanıtlanmasıyla sonuçlanmazsa Kürtler ve diğer demokratik güçlerin güvenliği tehlikeye girecektir. Daha da önemlisi bu Almanya’nın demokrasisine zarar verecektir. Paralel örgütlenen Türk ajanları siyasetten emniyet teşkilatına kadar bir çok alana sızmaya çalışıyorlar. Alman birimleri de bunu ifade ediyor. Almanya’da bir paramiliter yapının oluşturulmasına kesinlikle izin verilmemeli. Mahkeme bütün bunları görerek yargılamayı yapmalıdır.” dedi.


MİT’e çalıştığını, Koç hakkında bilgi verdiğini doğruladı

7 Eylül’de başlayan duruşmada ilk olarak Aralık 2016’da gözaltına alınan ve bir yıla yakındır cezaevinde olan Fatih Sayan hakkında hazırlanan iddianame okundu. Savcının hazırladığı iddianamede, Sayan‘ın 2013 yılından beri MİT’e çalıştığı, Eylül 2015 ile Aralık 2016 arasında ise Avrupa’daki Kürt siyasetçileri takip etmek için faaliyetleri olduğu ve bu süre zarfında e-mail üzerinden MİT yetkilileriyle irtibat kurduğu belirtildi.

İddianamenin okunmasından sonra söz alan Sayan, Almanya’ya nasıl geldiğine dair ifade vererek başladı. Fatih Sayan, özel bir iş için gittiği Ankara Emniyet Müdürlüğü’nde Terörle Mücadele Şubesi’nden Yakup Tufan Karacalı ve Kemal Sakin isimli kişilerle irtibat kurduğunu belirtti. Almanya’ya gelişi, evliliği, yaptığı işlerle ilgili çelişkili ifade veren Sayan, Ankara’ya Kürt siyasetçi Yüksel Koç’a ilişkin bilgi verdiğini kabul etti. Savcının ısrarlı sorularına yanıt vermekten kaçınan Sayan, daha çok Suriye’deki gelişmelerle ilgili Ankara’ya bilgi verdiğini söylemekle yetindi.
Suçlu bulunması durumunda Mehmet Fatih Sayan’ın beş yıla kadar hapis cezasına çarptırılması söz konusu. (YH)