Air Berlin parçalanıp satılıyor

Almanya’nın ikinci büyük havayolu şirketi Air Berlin iflas başvurusu yapmasının ardından satılığa çıkarıldı. Şirketin şimdiye kadarki en büyük rakipleri Air Berlin’in değişik bölümlerini satın almak için sıraya girdiler. Binlerce emekçinin geleceği ise iyi görünmüyor – Ver.di, “geçiş şirketi” kurulmasını talep etti.

Havayolu piyasasında kıyasıya rekabet olduğu ve geride bıraktığımız yıllarda birçok havayolu şirketinin devralınma, ortaklığa gitme veya iflas nedeniyle piyasadan silindiği biliniyor. Benzeri bir durum yaklaşık bir buçuk aydır Air Berlin’de yaşanıyor.

İki Almanya’nın birleşmesinden sonra uçak sayısını ve uçuş hakkını hızla artıran Air Berlin, 2004, 05 ve 06 yıllarında ise üç rakibini (Niki, DBA ve LTU) devralarak “büyümeyi sürdürdü. Niki ile özellikle izin sezonunda, DBA ile özellikle Almanya ve Avrupa içi hatlarını artıran şirket LTU ile uzun mesafeli hatlarını da artırmıştır.

Kısa bir sürede uçak sayısı 170’i geçen şirket devraldığı hatlarda zarar etmeye başladı. 1980 yılında iki uçaklık “filo” ile kurulan Air Berlin, 2008 yılından itibaren (sadece 2012 yılında şirketin bir bölümü satıldığı için zarar edilmedi) sürekli zarar etti. 2012’de Air Berlin’de 9400 civarında olan çalışan sayısı bugün 8 bin 600 civarında seyretmekte.

LH VE EEASYJET PASTAYI KAPIYORLAR

Air Berlin, Almanya’nın en büyük havayolu şirketi Lufthansa (LH) ve Britanya’nın üç numaralı havayolu şirketi Easyjet arasında paylaşılacak gibi görünüyor. Şirketin yönetimini devralan iflas masası, birçok teklifi baştan geri çevirmiş ve Alman LH’yı kayırdığı izlenimine neden olmuştu. Nitekim Britanya ve İspanyol ortaklığı olan çok uluslu havayolu şirketi IAG* (Uluslararası Havayolları Grubu) tarafından verilen teklifin kısa sürede geri çevrilmesi bu izlenimi bir hayli artırdı.

Basına yansıyan son bilgilere göre Air Berlin’in parçalanarak satılması konusundaki görüşmeler 12 Ekim tarihine kadar devam edecek. LH tarafından yapılan açıklamada Air Berlin’den belirli bölümleri şirkete ait diğer havayolu şirketleri Eurowings ve Germanwings entegre edilecek. Eurowings ve Germanwings’in önümüzdeki süreçte birleşeceklerini hatırlatan LH yöneticileri, yaklaşık 3 bin Air Berlin çalışanının devralınabileceğini açıkladılar. Eurowings’in bu çerçevede pilot, kabin personeli ve yer hizmetleri çalışanları için şimdiden 1000 kişilik bir kontenjan yarattığı da açıklandı. Easyjet ise şimdiye kadar bu kadar detaylı bir açıklama yapmadı.

SENDİKALAR NE DİYOR?

Ufo ve Ver.di sendikaları Air Berlin’in bölümlerinin LH ve Easyjet tarafından devralınmasını selamladılar. Her iki sendikanın yetkilileri de LH ve Easyjet ile ön anlaşma yaparak çalışanların haklarını güvenceye aldıklarını açıkladılar. Ver.di ayrıca Federal Hükümete yaptığı çağrıda, “Kısa sürede eyalet hükümetleriyle birlikte devralınmayan bölümlerde çalışanlar için bir “geçiş şirketi” (Transfergesellschaft) kurulmasını talep etti.

“Bu iyi bir plan” diye konuşan bakanlık günleri sayılı Federal Çalışma Bakanı Andrea Nahles (SPD), “Air Berlin çalışanlarının işsizliğe düşmeleri yerine belirli bir süre devlet destekli bir şirkette iş buluncaya kadar alınmaları için şimdiden adım atılmalı” dedi.

Pilotların örgütlü olduğu Cockpit sendikası (VC) ise LH’nın Air Berlin’in en iyi bölümlerini parçalayarak almasını eleştirdi; “LH aldığı bölümleri 613a maddesine göre devralmalı ve çalışanların bütün haklarını da korumalı. Ama LH bunun yerine tek tek hatları, belirli sayıda uçağı alma yoluyla yasaları ihlal ediyor.”

12 Eylül günü 100’e yakın pilotun rapor alması ise tüm sendikalar tarafından, “Hayret verici bir durum” olarak değerlendirildi.

VC sendikası satış görüşmelerine bağlı olarak Air Berlin’i satın alan şirketlerle görüşeceğini açıkladı. Önceden herhangi bir sözleşme imzalamalarının söz konusu olmadığını dile getiren VC sözcüleri, “ancak o zaman ne üzerine görüşeceğimiz belli olacak. LH devraldığı bölümde tüm masrafları %30 düşürmeyi hedeflediğini biliyoruz. Ne yapacağımızı da zamanı geldiğinde belirleyeceğiz” dediler.

* British Airway (BA) ve Iberia’nın birleşerek kurdukları şirketin bünyesinde toplam 8 havayolu şirketi bulunmakta. Ayrıca Güney Afrikalı Comair %11 payı olan grup dünya çapında 6. Avrupa genelinde ise 3. Büyük Havayolu şirketi konumunda.


Bugün Air Berlin kime ait?

Şirketin en büyük hissedarı %29,21 ile Birleşik Arap Emirlikleri ulusal havayolu “Etihad Airways”. %12.02 ile ikinci büyük hissedar Türkiye menşeli ESAS Holding*. “Piyasaya serpiştirilmiş” halde olan hisselerin %58,77’lik bölümünün ezici bölümü (%56,35) ise Almanya’da.

Şirket 2016 yılında 3,785 milyar Euro ciro yaparken, 781,9 milyon Euro zarar etmişti. 2016 sonu itibariyle 8481 çalışan ve 28,92 milyon yolcu

* Sabancı Grubu’na ait olan ESAS Holding ağırlıklı olarak havayolu ve sağlık alanında faaliyet sürdürüyor. Pegasus, İzmir Air ve Medair şirketleri %100 olarak ESAS Holding’e aittir.

“Pilotlar iyi yaptı”

Ben Düsseldorf Havaalanında uçakların temizliğini yapan DLG şirketinde çalışmaktayım. Dolayısıyla Air Berlin’in satılması (pek kimsenin aklına gelmese de) bizi de ilgilendiriyor. Air Berlin’in Düsseldorf’a inen bütün uçaklarını biz temizliyoruz. Zaten şirkette bir takım sorunlar devam ettiği için bu tür gelişmeler daha fazla ilgimizi çekiyor.

12 Eylül günü bizim alana inmesi gereken bazı Air Berlin uçakları inmedi. Birçok pilotun kısa süre içinde rapor aldıklarını ve bu nedenle uçuşların gerçekleşmediğini söylediler.

13 Eylül günü uçakları temizlerken topladığımız günlük gazetelerden bazılarını kahve içerken karıştırırken “Air Berlin’e karşı kişisel öç” (“Selbstjustiz gegen Air Berlin”) başlıklı bir yazı gözüme çarptı. Süddeutsche Zeitung gazetesinden Detlef Esslinger diye bir gazetecinin yazdığı yorum tam bir işçi ve emekçi düşmanı yazı. Yazının ana fikri 200 pilotun duygularına yenik düştükleri, şirkette pilotlardan başka çalışanları düşünmeden, takati kalmamış şirketten öç almak maksadıyla “vahşi pilot grevine” (“wilde Piloten-Streik”) çıkarak “son darbeyi vurmakta kararlı olduklarını gösterdiler.”

Yorumu yazan bütün sendikaları aramış ve bu işin ardında onları olmadığını kesinlikle kanaat getirmiş: “Zaten bu sendikalar çok acımasız ve sert bir çizgi izlemelerine karşın kendilerini böyle bir duygusallığa kaptırmazlar, olaya profesyonelce yaklaşırlar.”

Öncelikle bir pilot ben hastayım dediğinde şüpheyle yaklaşmak yerine iyi olması için istirahat etmesi desteklenmeli – ki bu bütün işçiler için geçerlidir. Ayrıca Germanwings şirketinden psikolojik hasta olan bir pilotun ne yaptığı unutulmamalı.

Air Berlin’in sahipleri en büyük olmak arzusuyla yıllardır birçok şirketi yuttular, bütün çalışanlardan oluşan -pilot, kabine ve yer personeli ve dolaylı olarak bizim gibi temizlik veya diğer alanlarda çalışanları- yüzlerce işçiyi işten atarken Detlef Esslinger gibilerinin sesi çıkmıyor. Bizim duyduğumuza göre en azından 3 bin Air Berlin emekçisinin işsiz kalma tehlikesi sürüyor. Bu işçiler için bu yazar neden bir şey söylemiyor!

Yorum diye yazılan aşağılama ve karalama yazısının sonu da tam bir facia: “Hikayenin diğer bölümü ise bu grevcilerin örf ve adetleri bozduklarıdır; en kötü ihtimalde havayolu branşının dışında da bu etkisini gösterecektir. Vahşi grevler (işgal etme, barikat kurma vb mücadele formları) sosyal diyalog kültürü eksik olan ülkelere aittir. … Hukuk devleti üzerine yakında ders vermek zorunda mı kalınacak, bu gerçek olabilir mi?” “Diyalog kültürü yok” diyerek diğer ülkelerin işçilerine karşı ırkçılık yapmayı da ihmal etmiyor Bay Gazeteci! AFD’nin meclise girmeden etkisinin bu kadar olacağını düşünmezdim.

Ama şunu söyleyeyim; Bizim burada bir gün birkaç uçağın daha az inmesinden kimse rahatsız olmadı. Diğer arkadaşlarla konuşurken “pilotlar iyi yapıyor, keşke bütün işçiler greve çıksalar da şirketin kapatılmasını engelleyebilseler veya en azından haklarını alabilseler” görüşünü savunanlar çoğunluktaydı.