Perakende sektöründe mantalite farkı

Süpermarket zinciri Ahold Delhaize greve yatkın Belçikalılarla başa çıkamıyor.

Bir yıl önce Belçika’daki Delhaize ve Hollanda’daki Ahold süpermarkt zincirleri Ahold Delhaize adı altında birleştiler. Ancak tekel içinde iki firmanın ilişkileri hiç de istendiği gibi sürdürülemiyor. Ernst & Young füzyon danışma şirketinden Arjan Groen yaptığı açıklamada, bunun nedeninin Hollandalı ve Belçikalı perakende çalışanları arasındaki mantalite farkı olduğunu söylüyor. Groen’e göre, Belçikalılar mantalite açısından Hollandalılardan çok İtalyanlar’a yakınlar.

BELÇİKALILAR MÜCADELEYE HAZIR

Emekli yüksek okul öğretmeni Marinel Gerritsen de ona hak veriyor; „ Flamenlerle aynı dili konuşuyoruz ama bu sadece bir tuzak. Kültür, mantalite farkımız çok büyük.“ diyor. Örneğin Belçika’daki bir Ahold Delhaize (Albert Heijn) süpermakttında işler yoğun olduğunda bir şube müdürü kasada rahatça çalışabiliyor ama Hollanda’daki Delhaize süpermarktında bir şefin bu işi yapması çok zor. Ayrıca Belçika’da sosyal sigortalı bir iş en büyük ihtiyaç olarak görülürken, Hollanda’da bu çalışanlar açısından çok gerilerde kalıyor. Tabi ki Belçika ve Hollanda’da çalışanlar, dünyadaki tüm emekçiler gibi sigortalı tek bir iş üzerinden yaşamlarını sürdürebilmek istiyorlar ancak Belçikalılar bu koşullara sahip olmak veya kaybetmemek için mücadeleye daha yatkın ve hazırlar.

Bu, yeni ortaya çıkmış bir durum değil. 30 yıldan beri Belçika’da çalışan, yaşayan yazar Evert van Wijk ‚Sahte Dostlar‘ adlı kitabında bunu anlatıyor. Kendini yarı Hollandalı yarı Belçikalı gören yazar, Belçika sendikalarının yabancı işverenlerin çoğu için korkulu rüya olduğunu, kültür şoku yaşattığını söylüyor.

AHOLD DELHAİZE’DE NELER OLUYOR?

Ahold Delhaize’deki şimdiki duruma gelince: Belçika’daki Delhaize zincirinin yıllık bilançosu, Hollanda’daki Ahold’un çok gerisinde kaldı. Sorumlu tutulan Denis Knoops görevden alındı, yerine Fransız Xavier Piesvaux getirildi. Piesvaux, daha önceleri Romanya’da Ahold süpermarkt zincirinin yöneticiliğini yapmış ve mağaza sayısının 500’e çıkmasını sağlamıştı. Belli bir süre Kanada’da Wallmart firması için çalıştıktan sonra tekrar Ahold Delhaize’ye geri döndü. Ancak kendi başına kararlar alıp hareket etmesi mümkün değil, Ahold’un Hollandalı yöneticisi Wouter Kolk’a bağlı olarak çalışacak. Kolk, tekelin Benelüks ülkelerindeki tüm şubelerini kontrol altında tutuyor. 2019 yılından itibaren ise tüm Avrupa’nın yönetimi ona geçecek. Ahold Delhaize, henüz Almanya’da birkaç istisna dışında şube açamadığından durum Almanya’yı etkilemiyor. Sadece Westfalen ve Rheinland’da işi acele olanların kahve ve yiyecek birşeyler aldığı birkaç Albert-Heijn-to-Go şubesi var.

Tepedeki değişiklik Belçika sendikalarını oldukça endişelendiriyor. Delhaize’de de Hollanda’daki Kalvinist azami kâr politikasının uygulanmaya başlayacağından korkuyorlar. 1,5 milyon üyeye sahip sosyalist ABVV sendikasından Myriam Delmée, Hollanda’daki mağazalarda esnek çalışmanın Belçika’dan çok fazla olduğunu, değişikliğin iyi bir şey getirmeyeceğinin bilindiğini söylüyor.

HOLLANDA’DA İŞÇİLER ESNEK SENDİKALAR YUMUŞAK

Hollanda’da Ahold, şubelerinde sendikadan haberdar olmayan çok sayıda çırak ve yedek işçiyi herhangi bir durumda ‚kullanmak‘ için hazır tutuyor. Onlar sayesinde işler daha ucuza kotarılıyor. Delhaize’de ise işçilerin çoğu kalıcı sözleşmeli, ileri yaşlarda ve sendikada örgütlü. Bu durum işlerin pahalı kotarılmasına yol açıyor. Muhafazakar gözlemciler, Delhaize’nin müşterilerini, Hollanda’daki Ahold’da olduğu gibi, işçilerini sosyal güvencesiz ve kötü koşullarda çalıştıran, bu nedenle malını ucuza satan Aldi ve Lidl’e kaptırdığı uyarısında bulunuyorlar.

FRANSIZ İŞÇİ SINIFININ GELENEĞİ…

İşinden kovulan Delhaize şefi Denis Knoops, böyle bir girişimde bulunmuştu. İşletme masraflarının azaltılması için esnek çalışmayı dayatmak ve firmada staj yapan üniversite öğrencilerini ucuza çalıştırmak istemişti. Sendikaların protestosuyla karşılaştı. Fransızca konuşulan kanton Wallonie’deki mağazalarda ani iş bırakmalar girişimden vazgeçilmesine yol açtı ve Knoops başarısız oldu. Mantalite farkı işte burada ortaya çıkıyor; Belçika sendikaları, Fransız işçi sınıfının geleneğinden geliyorlar. İnatçı, saldırgan ve her an greve hazırlar. Sendika üyesi olmak ise emekçiler açısından bir işte çalışmanın olmazsa olmazı. Özellikle Fransızca konuşulan Wallonie’de örgütlülük oranı çok yüksek.

Hollanda’daki Ahold’da ise böyle bir sorun yok. Oradaki sendikalar Alman sendikalarından da yumuşak. Çok ender grev yapılıyor ve çok kısa sürede vazgeçiliyor. Yalnızca Rotterdam limanındaki tersane işçileri arada sırada bu görüntüyü değiştiriyor, yanan petrol fıçılarının önünde birkaç grevci işçiyle karşılaşılıyor. Poldermodel adı verilen, Hollanda’da TİS görüşmelerinde hükümet, sendikalar ve işverenlerin birlikte masaya oturup uzlaşma için çaba harcamaları modeli sayesinde mücadeleyi doğmadan boğuluyor. Böyle birşey Belçikalı sendikacıların aklının ucundan bile geçmez…