Avusturya’da sağ kazandı, sermaye memnun

Gökhan GÜNEŞ
Viyana

Avusturya’da 6.4 milyon seçmenin katıldığı erken genel seçimler sağcı partilerin zaferiyle sonuçlandı ve beklendiği gibi 6 parti/liste yüzde 4 seçim barajını aşarak parlamentoya girdi. Kesin olmayan sonuçlara göre muhafazakar ve mülteci karşıtı Avusturya Halk Partisi (ÖVP) oylarını yüzde 8 artırarak yüzde 31.6 ile birinci parti olurken, Sosyal Demokrat Parti (SPÖ) çok az bir oy kaybına rağmen yüzde 26.9 oyla ikinci oldu. Seçimin diğer kazananı ırkçı parti Avusturya Özgürlük Partisi (FPÖ) oldu, oyunu yüzde 5.5 artırarak yüzde 26 ile üçüncü parti oldu. Diğer partilerden Neos (yüzde 5.1) ve liste yöntemiyle seçime katılan Peter Piliz (yüzde 4.3) barajı az bir oyla geçti.
Seçimlerden çıkan tabloya göre ÖVP ve FPÖ arasında bir koalisyon hükümetinin kurulmasına büyük bir şans veriliyor. Ancak koalisyon tartışmalarının ve koltuk kavgasının aylarca da sürebileceği belirtiliyor. Irkçı FPÖ ilk olarak 1999’daki seçimlerde büyük bir çıkış yapmıştı. Avrupa genelinde tepki toplamasına rağmen o dönem ÖVP Genel Başkanı Wolfgang Schüssel’in kurduğu koalisyon hükümetinde yer almıştı. ÖVP’nin ırkçılarla kurmuş olduğu hükümet 2006 yılına kadar devam etmişti. Bu nedenle yeniden bir ÖVP-FPÖ hükümetinin kurulması şaşırtıcı olmayacak. Zira seçim programları da birbirine oldukça yakındı.
Seçimleden sonra yapılan değerlendirmelerin çoğunda FPÖ’nin yeni hükümette olacağı ifade edildi. Medyada ise hükümet programının ne olacağından çok ÖVP lideri 31 yaşındaki Sebastian Kurz’un ‘gençliğini’ öne çıkarıyor.
Seçim sonuçlarına göre, 183 sandalyeli Avusturya Parlamentosu’nda ÖVP 61, FPÖ 53, SPÖ 52, Neos 9 ve Liste Pilz 8 milletvekili meclise gönderdi.

YEŞİLLER PARLAMENTO DIŞINDA KALDI
Öte yandan Yeşiller partisinin barajı geçemeyerek parlamento dışı kalması da dikkat çekici sonuçlardan biri oldu. Yeşiller seçimlerde yüzde 3,3 oy alırken, 2013’teki seçimlere göre yüzde 9,1 oy kaybına uğradı. Yeşiller’in parlamentoda 24 milletvekili bulunuyordu. Bu milletvekillerinden biri olan Berivan Aslan seçimlerden sonra yaptığı açıklamada, “Malesef parti olarak seçim barajını geçemedik, dolayısıyla bu dönem meclis dışında mücadelemize devam edeceğiz. Yine de FPÖ gibi sağ partilere kapıyı açmadık, faşist zihniyetlerle ittifaka girmedik” dedi. Aslan, “faşizme karşı” mücadele etmeye devam edeceklerini söyledi.

AVUSTURYA MEDYASI MEMNUN
Avusturya sermayesi ise sonuçtan memnun. Avusturya’nın en büyük gazetesi olan Kronen Zeitung, Claus Pandi’nin yazdığı “Cumhuriyetimiz yeniden birlikte nasıl inşa ediliyor” yazısında, “Sonuç olarak koalisyonun kurulması ya da kurulamaması program içeriğinden çok, koltuk dağılımında çıkmakta yani kimin hangi bakanlığı alacağında. Böylece Cumhuriyetimiz yeniden beraber inşa edilirken, herşey eskisi gibi kalıyor” yorumu yaptı. Böylece “koltuk kavgası” tatlıya bağlanırsa program meselesinin önemli olmadığı vurgusu yapıldı. ÖVP, seçim programını ırkçı FPÖ’ye benzerliğiyle eleştiriliyordu.
Yine aynı gazetede Siyaset Bilimci Prof. Peter Filzmaier, “Neler değişebilir?” başlıklı analizinde ÖVP ve FPÖ’nin birlikte koalisyon kurmalarının olası olduğunu yazdı. Sosyal demokrat SPÖ’nün, “ÖVP’nin kavga ederek erken seçime neden olduğu”nu ve seçmenin de doğal olarak tamamen yeni bir oluşum beklediğini yazan Filzmaier, bunun mümkün olmadığını belirtti. Filzmaier, hemen hemen bütün partilerin “vergiler düşünülsün, yeni istihdam sağlansın, ekonomik gelişme için yeni teşvikler verilsin” konularında söz verdiklerini ancak bu sözlerin inandırıcılığının sınırlı olduğunu söyledi.