Sırtımızdan hançerlediler…

Yeni Hayat‘ın 195. sayısında “Yasalar Ormanındaki Karmaşık Yollar” ve “BR Seçimlerinde Aday Olmalısın” başlıklı iki yazı çıkmıştı. Bu yazıları okuyunca, çalıştığım işyerinde biz işçilerin seçtiği işçi temsilcilerinin (BR) çoğunluğunun bizi nasıl sırtımızdan hançerlediğini ve önümüzdeki dönem işçi temsilciliği seçimlerinde işçi arkadaşlarımızın dikkat etmesi gereken konulara değinen bir yazıyla yaşadıklarımızı sizinle paylaşmak istedim.

PEŞ PEŞE JET KARARLAR

Düsseldorf havaalanı terminalinin temizliğini yapan Klüh firmasında yaklaşık 10 yıldır çalışıyorum. Firma Klüh’ün Düsseldorf havalimanı terminali temizlik sözleşmesi 31 Aralık’ta bitiyor. 1 Ocak‘tan itibaren bu işi firma Dr. Sasse üstlenecek. İhale 13 Eylül‘de Sasse’ye verildi, 15 Eylül’de aralarında üç engelli ve iki BR üyesinin de olduğu 168 işçinin işsiz kalacağı açıklandı! Sadece objektleitere başka bölümde iş verildi. Eylül sonunda da hepimize çıkış geldi. İhalenin verilmesiyle çıkışların verilmesinin neredeyse aynı günlerde yapılmış olması işçileri düşündürdü. BR’deki “karar mekanizmasının” bu kadar hızlı işlediğine gerçekten de bugüne kadar şahit olmamıştık!

Klüh temizlik firmasının Almanya genelinde 35 işçi temsilciliği (BR) üyesi var. Bunun iki tanesi Düsseldorf, yedisi Köln/Bonn havaalanında çalışan işçi arkadaşımız. Diğerleri ise çoğunluğu oluşturuyor ve bu 26 kişinin hepsi ustabaşı, obje sorumlusu ve benzeri yönetici konumunda kişiler. Temsilciliğimizin başkanı Friedrich Honselmann ve ikinci başkanı Anne Hessler’in bürosu Düsseldorf Wehrhahn’daki Klüh firmasının ana merkezinde, yani büyük şeflerle iç içe oldukları için zaten biz işçilerin onlara ulaşmamız mümkün değil. Sorunlarımız olduğunda ancak işten muaf veya çalışan BR üyelerine iletebiliyoruz.

HAKLARIMIZ DALGA GEÇER GİBİ GASP EDİLİYOR

Onlar da BR toplantısı yapıldığında biz dile getiriyoruz diyorlar. Fakat BR toplantıları 3-4 ayda bir, hem de Klüh merkezinin karşısındaki bir lokantada yemekli içkili yapılmakta. En son Haziran ayının ortalarında yapıldığını biliyoruz. Aylarca toplantı yapmayan işçi temsilciliği başkanı, işverenin isteği üzerine bizim çıkışlarımız konusunda acele hareket etti. İki gün içinde çıkışlarımız verildi.

Elimize geldikten sonra 2 Ekimde üyesi olduğumuz IG BAU sendika sekreteri, NRW Bölge Başkanı ve avukatıyla toplantı yaparak avukata çıkışlarımızı gösterdik. 10 yıldır çalışan bir işçi olarak bana 1750 Euro brüt tazminat teklif edilmiş. Normal şartlarda çıkışım (Kündigungsfrist) en erken Ocak ayının sonundan itibaren geçerli olacak şekilde verilebilir. Fakat işveren dalga geçer gibi karşılıklı anlaşırsak yani “Aufhebungsvertrag” yaparsak o zaman bana brüt 750 Euro daha fazla para ödeyeceğini yazmış. Amacı 31 Aralık’ta çıkışımı vermek ve mahkemeye başvurma hakkımı yok etmek.

“HAKLARINIZDAN VAZGEÇİN” ÇAĞRISI

Yapılan toplantıda işçi temsilciliğimizin Interessenausgleich/ işten atmalarda işçilerin çıkarlarının gözetilmesi ile birlikte bunun kapsamına alınacak işçilerin adlarının yazıldığı bir listeyi de imzalamış. Böylece mahkemeye gitsek bile tazminat konusunda bize önerilen paradan fazla bir hak elde edemiyoruz. Elbette bu 35 BR üyesinin içinde dürüst olanlar da var. Ama çoğunluğunun işverene hizmet ettiği apaçık ortada; Çünkü ‘Interessenausgleich´ ve ´Namensliste´yi birarada imzalamak işverenle tamamıyla anlaşmak anlamına geliyor. 4 Ekim‘de Düsseldorf havaalanındaki Maritim Otel‘de yapılan toplantı sözde işçileri bilgilendirmek için yapılmıştı. Klüh‘ün şefi, işi alan firma Sasse‘nin patronları yanında aynı zamanda BR’nin iki başkanı da oturuyordu. Firma Sasse’ın temsilcisi bizi işe sıfırdan başlamak koşuluyla alacağını söyledi. Klüh‘ün şefi de sunulanla yetinmemizi istedi.

İŞÇİLERE BÜYÜK KÖTÜLÜK YAPTINIZ!

Betriebsrat başkanları da kuzu kuzu oturuyorlardı. Sendikamız IG BAU sekreteri Mahir Şahin yeni firmaya hepimizi tüm haklarımız korunarak almasını önerdiğinde kabul etmeyeceklerini söyledi. Sendika sekreteri BR başkanlarına; “sizi işçiler seçti ama siz ´Interessenausgleich´ ve ´Namensliste´yi beraber imzalayarak sizi seçenlere en büyük kötülüğü yaptınız.“ dediğinde işçiler BR başkanlarını yuhaladılar. Yaklaşık 6 ay önce de BR, günde yarım saat bedava çalışmamızı isteyen patrona onay vermişti. Biz sendikayla beraber hareket edip baskı yaparak hakkımızı geri kazanabildik. İşyerinde çalışan arkadaşlarımızın yüzde 80’i sendika üyesi. Eğer sendika bize sahip çıkarsa geçmişte olduğu gibi bugün de bazı hakları kazanabiliriz. Sendikamız üyeleri için işverenle sosyal bir sözleşme yapabilir. Bu çok önemli; eğer işveren buna yanaşmazsa greve çıkma hakkımız doğar. Böylece Düsseldorf havaalanında temizlik işçilerinin gücünü ve yaptıkları işin önemini kamuoyuna duyurabiliriz.

En son olarak BR seçimlerine değinmek istiyorum; BR seçimlerine bütün işçi arkadaşlar aktif katılmalılar. Aktif katılmak demek sadece oy vermek değil, öncesinde kimin bu işi daha iyi yapabileceği yani işçilerden yana tutum alacağı konusunda birlikte tartışıp adayları belirlemek anlamına gelir. Aynı zamanda bizleri temsil edeceklerin, gerektiğinde bizlerle birlikte mücadeleyi örgütleyeceklerin, bizi satmayacakların asıl olarak kendi aramızdan olan işçiler olacağını bilmeliyiz; yani ne Objekleiter ne de Vorarbeiterler bizi temsil edebilirler. Bütün arkadaşların bunları gözeterek BR seçimlerine hazırlanmalarını öneriyorum.

Klüh firması Düsseldorf Havaalanı terminalinin temizliği bölümünden bir işçi