Siemens’te binlerce işyeri tehlikede

Siemens’te tasarruf programlarının ardı kesilmiyor. Tekel yönetimi tarafından çoktan tasarruf uygulaması başlatılmasına rağmen bazı bölümlerde binlerce işçinin işten atılabileceği bildiriliyor.

Siemens tekelinde çalkantı durmuyor. Menager Magazin dergisinin haberine göre çoktan tasarruf önlemleri altında çalışılan iki bölümde binlerce işçi işten atılma tehlikesiyle karşı karşıya. Şirket içi planlara göre Siemens’e bağlı elektrik santrali bölümü Power & Gas’ın dünya çapındaki 23 tesisin yaklaşık 11’i ya kapatılacak ya da satılacak. Tekel şefi Joe Kaeser’in kısa süre önce tasarruf planı uygulanacağını açıkladığı üretim süreci sanayi ve sürücü bölümünde de binlerce işçinin işyeri yok edilecek. Her iki bölümün de sipariş durgunluğu ve fiyat baskısı altında olduğu, Power & Gas’a bağlı Almanya’daki işletmelerden 1100 işçinin atılacağı, sürücü bölümünde 1700 işyerinin yok edilmesi konusunda tekel ve işçi temsilciliğinin zaten bir yıl önce anlaştığı bildiriliyor.

Dünya çapında 30 bin işçinin çalıştığı enerji santrali bölümü, birkaç yıldır özellikle dev türbinlerini satamıyor. Bu, bir yandan depolarda mal birikimine, diğer yandan da fiyatların düşmesine yol açıyor. Üretim süreci endüstrisi ve sürücü bölümünde ise dünya çapında 45 bin işçi çalışıyor. Buralarda yağ, gaz ve maden işletmeleri için dişli, motor, harekete geçirme düzeneği ve debriyaj üretiliyor. Bu alanlarda üretim masrafları ham madde fiyatlarına bağlı.

SENDİKADAN SERT TEPKİ

Habere IG Metall sendikasının verdiği tepki sert oldu. Sendika sözcüsü, binlerce işçinin belirginsizlik içinde bırakılmasının kabul edilemeyeceğini, haberin doğru çıkması durumunda sendikanın işyeri temsilcilikleri ve işçilerle birlikte direnişe geçeceğini bildirdi.

Siemens’ten en kısa zamanda açıklama beklediklerini belirten sözcü, elektrik santralleri bölümünün yeni bir tasarruf planı kapsamına alınmasının bir yandan zaten bu bölümde tasarruf planı uygulaması sürdürülmesi nedeniyle diğer yandan da Kasım ayında tekelin bilançosunun açıklanıp kâr payının ortaya çıkması nedeniyle kabul edilemeyeceğini ifade etti. Sendika karın oldukça yüksek olacağını, kar eden bir tekelin var olan problemlere katlanıp taşınabilir ve kalıcı çözümler araması gerektiğini düşünüyor.

Bir tekel sözcüsü Siemens’in “Vision 2020” stratejisini kararlı ve başarılı şekilde sürdüreceğini, başarıyı garantilemek için, pazar koşullarının zorunlu kıldığı önemli kararların alınacağını, eş zamanlı olarak da tekelin gelişen yeni alanlara yatırım yaptığını bildirdi.

Menager Magazin’deki habere göre tasarruf önleminden en fazla etkilenen Power & Gas’ın Doğu Almanya’daki işletmeleri olacak. Erfurt’taki jeneratör işletmesi satılacağı, Görlitz’deki fabrikanın ise kapatılacağı tahmin ediliyor. Tekel yönetimi planını Kasım ayı başında yapılacak ekonomi komisyonu toplantısında işçilere açıklayacak.

Portre: Jürgen Kerner – İki ruhlu sendikacı mı?!

Jürgen Kerner, meslek yaşamı boyunca sürekli Siemens ile bağlantısı olan bir sendikacı. 1985 yılında meslek eğitimine Augusburg Siemens’te başlayan Kerner’in sendikal kariyeri de bir sene sonra başladı. 1986 yılında gençlik temsilciliğine seçilen Kerner bugün IG Metall’in merkezi kasasından sorumlu yürütme kurulu üyesi. Ama Kerner’in Siemens ile bağı hala çok güçlü. Tekelin denetleme kurulu üyesi de olan Kerner, uzun bir süredir kendini sadece (!) işçilerden değil tekelin genel gidişatından da sorumlu hissediyor.

Kerner bu tutumunu gizlemiyor; 21 Ekim tarihli Augusburger Allgemeine (bkz.: www.augsburger-allgemeine.de) gazetesiyle yaptığı bir söyleşide bunu açıkça ifade ediyor:

“Siemens benim için bir gönül işi. Bu konu gündeme geldiğinde göğsümde iki ruh hissediyorum: Bir tarafta şirketi, Avrupa’da ikinci bir örneği olmayan derece geniş bir alanda teknolojiler sunduğu için takdir ediyorum. Diğer tarafta ise aylardır bir kesinti programı ardından yeni bir kesinti programı gündeme geliyor. Kamuoyunda öyle bir tablo oluşuyor ki sanki Siemens sadece işyerlerini yok ediyor. Oysa –az olsa da- sürekli yeni işyerleri yaratılıyor. Veya Sanayi 4.0 konusu; yani otomasyon ile dijital teknolojinin birleşmesi konusunda Siemens dünya çapında en ön sırada yer alıyor. Şirket çok önemli teknolojik projeleri ilerletiyor; örneğin elektronik uçmayla ilgili. Siemens bu konuda Airbus ile başarılı bir şekilde çalışıyor. Ortaklar, rakiplerine karşı önemli bir fark attılar.”

Kerner’in, Siemens ile ilgili övgülerine ara vermesini, “Gururlu Siemens ruhunuzu anladık. Peki, yaralı ruhunuzun durumu nasıl?” diye soruyor. “Burada çalışanlarla birlikte acı çekiyorum” deyip birkaç eleştiri getiren Kerner sonra yine bıraktığı yerden devam ediyor ve tekelin hangi alanlarda nasıl yatırımlar yapması, hangi bölümleri nasıl düzenlemesi gerektiği konusundaki düşüncelerini anlatıyor. Almanya’nın üretim merkezi olarak korunması, başta Çin olmak üzere Asya’dan gelişen rekabete karşı güçlenmesi, Kuka gibi önemli şirketlerin Çinlilere kaptırılmasının ne kadar yanlış olduğu… tüm bunlar Kerner’in kafasını yorduğu konular. Ama binlerce işten atılacak işçi için ne yapılabileceği, işyerlerinin korunması için grev, direniş… Kerner bunlardan hiç bahsetmiyor.

Kerner belki iki ruhlu olduğunu düşünüyor ama bizim için o bildiğimiz klasik ikiyüzlü sendikacılardan biri!