Anlaşmanın faturası Kürtlere mi?

Türkiye ile Almanya arasında gerilim sürerken, her iki ülkenin dışişleri bakanı sürpriz şekilde 4 Kasım’da Antalya’da bir araya geldi. Her iki ülkenin dışişleri bakanlıkları Mevlüt Çavuşoğlu ile Sigmar Gabriel tarafından sosyal medya üzerinden fotoğrafları paylaşıldı. Yapılan kısa açıklamada, bakanların her iki ülke arasındaki değişik konuları ele aldıkları belirtildi. Özellikle Türkiye’de tutuklu olan Alman vatandaşlarının durumunun gündeme alındığı belirtildi.

Her iki ülke dışişleri bakanları ilişkilerde normalleşmeye dönmek istediklerine dair mesajlar verdikleri gün Düsseldorf’ta Kürt kurumları tarafından yapılması planlanan mitinge Öcalan’ın posterleri gerekçe gösterilerek müdahale edilip izin verilmedi. Almanya’nın değişik kentlerinden Düsseldorf’a giden binlerce kişi, iki kol halinde yürüyüşe geçerek, merkezi bir miting düzenlemek için yola çıktı.

“Öcalan ve bütün siyasi tutsaklara özgürlük” sloganıyla barışçıl şekilde başlayan yürüyüş, Öcalan ve PKK sembolleri taşındığı gerekçe gösterilerek, polis tarafından bir süre sonra durduruldu. Göstericilerin elindeki bayrakları almaya çalışan polis, gaz ve şiddet kullanarak çok sayıda kişiyi yaraladı. Direnen bazı göstericiler ise kısa bir süreliğine gözaltına alındı. Çıkan olaylar sırasında üç polisin de yaralandığı belirtildi.

Uzun aradan sonra polisle Kürt göstericiler arasında gerilimin yaşandığı ilk eylem olma özelliği taşıyan Düsseldorf’taki gösterinin iki bakanın açıklama yaptığı güne denk gelmesi ise dikkat çekti.

Kürt kurumları yıllardır Almanya’da düzenledikleri eylemlerde Öcalan’a özgürlük talep etmek amacıyla posterlerini taşıyorlar. Ancak, bugüne kadar yasak görülmesine rağmen yürüyüş ve mitinglerin yapılmasına izin verildi. Daha önce gösterdiği esnekliği bu kez göstermeyen polis ve güvenlik birimlerinin, her iki ülke arasındaki gerilimin yumuşatılmasında ilk faturayı Kürtlere kestiği anlaşılıyor. Zira Türkiye Hükümeti de uzun süredir değişik vesilelerle Almanya’nın terör örgütlerine destek verdiğini ileri sürerek önlem almasını istiyor. Bu çerçevede Almanya’ya baskı yapmaya çalışıyordu. Türkiye eylül ayında Köln’de yapılan Kürt Kültür Festivali’ne de tepki göstermişti.

Düsseldorf’ta mitinge izin verilmemesi, bayrakların toplanması Almanya’nın özellikle Kürt sorunu konusunda Türkiye’nin istediği çizgiye geldiği şeklinde değerlendirildi.

Öte yandan yazılı bir açıklama yapan DİDF Yönetim Kurulu, Kürt halkının ve kurumlarının Almanya tarafından kriminalleştirilmesine tepki gösterdi ve izlenen bu politikadan derhal vazgeçilmesini istedi. (YH)