En güçlü olasılık erken seçim

24 Eylül’de yapılan genel seçimlerden sonra CDU/CSU, FDP ve Yeşiller arasında Angela Merkel başbakanlığında yeni bir koalisyon hükümetinin kurulması için yapılan görüşmelerden sonuç çıkmadı. Hür Demokrat Parti (FDP) görüşmelerden çekildi. Bundan sonra en güçlü olasılık erken seçim. Başbakan Merkel’in, SPD’yi yeniden ortaklığa davet etmesi de bekleniyor.

Almanya’da 24 Eylül’de yapılan genel seçimlerden sonra Angela Merkel’in dördüncü kez başbakanlık koltuğuna oturması için Hıristiyan Demokrat Birlik (CDU/CSU), Hür Demokrat Parti (SPD) ve Yeşiller Partisi arasında süren ve “Jamaika koalisyonu” denilen görüşmelerinden sonuç çıkmadı.

Seçimlerde yüzde 10.7 oy alarak yeniden Federal Parlamento’ya girmeyi başaran neoliberal çizgideki FDP, dört haftadır süren görüşmelerde güven zeminin kalmadığını ilan ederek görüşmelerden çekildiğini açıkladı.

CDU/CSU ve Yeşiller yöneticileri FDP’yi sorumsuzca davrandığını ifade ederek, eleştirdiler.

Geçen hafta perşembe günü tamamlanması öngörülen ancak anlaşmazlık nedeniyle pazar gününe uzayan görüşmelerin ardından kameraların karşısına geçen FDP Genel Başkanı Christian Lindner, “yıllardır uğruna mücadele ettikleri taleplerden vazgeçmelerinin mümkün olmadığı”nı, Merkel’in partisinin kendilerine dayatmalarda bulunduğunu ifade ederek, “Yanlış yönetmektense, yönetmemek daha iyidir” dedi. Lindner parti olarak görüşmelerden çekildiklerini açıkladı. Her üç parti arasında başta vergi, maliye, eğitim, sığınmacılar olmak üzere 120 ayrı anlaşmazlık maddesi ortaya çıktı.

CDU/CSU, FDP ve Yeşiller arasında ilk kez federal düzeyde “Jamaika koalisyonu”nun kurulması gerçekleşmemiş oldu. Her üç parti arasında Schleswig-Holstein ve Hessen eyaletlerindeki ortaklık ise devam ediyor. Daha önce Saarland eyaletinde de “Jamaika koalisyonu” kurulmuştu.

BUNDAN SONRA NE OLACAK?

Üç parti arasında koalisyon görüşmelerinden sonuç çıkmadığı için Merkel’in dördüncü kez başbakanlık koltuğuna oturup oturmayacağı belirsizliğini korumaya devam ediyor. Görüşmelerin kesilmesi üzerine Cumhurbaşkanı Frank Walter Steinmeier, Kuzey Ren Vestfalya eyaletine yapmayı planladığı ziyareti iptal etti. Ayrıca dün Almanya’ya gelmesi planlanan Hollanda Başbakanı Mark Rutte’nin ziyareti de iptal edildi.
Merkel’in görüşmeler konusunda Cumhurbaşkanı Steinmeier’i bundan sonra koalisyon kurma görüşmelerine nasıl devam etmeyi planladığı konusunda bilgilendirdi. Merkel’in FDP ya da Yeşiller ile bir azınlık hükümeti kurmayı denemesine ise ihtimal verilmiyor. Bu nedenle erken seçim olasılığı oldukça güçlü.

SPD KARARINI GÖZDEN GEÇİREBİLİR

Geride bıraktığımız dört yıl boyunca işbaşında olan CDU/CSU-SPD “büyük koalisyonu” için SPD, seçim akşamında görüşmelere kapıları kapatmış ve muhalefet yapacağını kalacağını ilan etmişti. SPD, genel seçimlerde yüzde 20.5 ile tarihinin en düşük oyunu almıştı. Görüşmelerin sonuçsuz kalacağının belli olmasından sonra SPD yöneticileri yaptıkları açıklamada, buna rağmen muhalefette kalma kararlarının devam ettiğini açıklamışlardı.

Ancak aynı zamanda SPD üyesi olan Cumhurbaşkanı Steinmeier’in devreye girmesiyle bu kararın yeniden gözden geçirilebileceği ve yeniden büyük koalisyon kurulabileceği da ileri sürülüyor. Alman basınında yer alan haber-yorumlarda yeniden CDU/CSU-SPD “büyük koalisyonu”nun kurulmasının istikrar için önemli olduğu, dolasıyla bu seçenekten vazgeçilmemesi istendi. SPD’nin bu durumda Merkel ile daha sıkı pazarlıkların yapması bekleniyor.

ERKEN SEÇİM HESAPLARI YAPILIYOR

SPD’nin yeniden koalisyon ortaklığına yanaşmaması durumunda sürecin nasıl işleyeceği de tartışılıyor. Cumhurbaşkanı Steinmeier’in, Başbakan Merkel’e SPD ile görüşmeler yapması için zaman tanıyacağı tahmin ediliyor. Bu görüşmeden de bir sonuç çıkmaması durumunda erken seçim kaçınılmaz olacak.

Bunun için de iki yol bulunuyor. Birincisi meclisin toplanarak kendisini feshetmesi. İkinci yol ise başbakanın Meclisten yeterli güven oyu olmayarak, erken genel seçimlerin önünü açması. Hangi yola başvurulacağı henüz belli değil. Parlamentonun kendisini feshetmesinden sonra 60 gün içinde seçimlerin yapılması gerekiyor. Bu da Şubat sonuna denk geliyor. Bu nedenle sürecin uzatılarak kış yerine bahar aylarında seçimin yapılmasını dillendirenler da az değil.

ERKEN SEÇİMLER KİME YARAYACAK?

Koalisyon görüşmelerinde bir uzlaşmanın sağlanmamasına en fazla sevinen ırkçı-milliyetçi Almanya için Alternatif (AfD) partisi oldu. Parti yöneticileri, hemen erken genel seçimlere gidilmesi çağrısında bulundu. Erken seçimlerin olması durumunda AfD’nin oyunu artırabileceğinden endişe ediliyor. Irkçı parti Eylül ayındaki seçimlerde yüzde 12.6 oy alarak üçüncü olmuştu. Bu “başarı”ya rağmen parti içinde tartışmalar ve bölünmeler yaşanmıştı. Bu durumun AfD’ye güç kaybettirip ettirmediği ise bilinmiyor.

Seçimlerden tarihi yenilgi ile çıkan CDU/CSU ve SPD’nin oylarında önemli bir değişikliğin olması beklenmiyor. CDU/CSU yüzde 32.9 oy almakla birlikte, bu tarihinde aldığı en düşük oy oranı.

FDP’nin görüşmeleri çok da net olmayan talepler üzerinden terk etmesi nedeniyle oy kaybedeceği tahmin ediliyor. Kaybettiği oyların bir bölümünün yüzde 8,9 oy alan Yeşiller’e kaymesi bekleniyor.

Yeşiller Partisi yöneticileri, erken seçimlere gidilmesi çağrısında bulundular. Eşbaşkan Cem Özdemir, FDP’yi ülkeye karşı sorumsuzca davranmakla suçladı.

Seçimlerden yüzde 9.2 oy alan Sol Parti ise, eylül ayından beridir kendi için sorunlarıyla boğuşuyor. Bu nedenle muhtemel bir erken seçimde oyunu pek fazla artırması beklenmiyor. Sol Parti Eşbaşkanı Katja Kipping sosyal medya üzerinden yaptığı açıklamada, görüşmelerin sonuçsuz kalmasıyla Merkel döneminin kapatığını ifade etti. Sol Parti de erken seçim talep etti.