Koalisyon krizi: Senaryo çok, sorumluluk alan yok

Yücel ÖZDEMİR

Almanya’da bir hafta önce Hıristiyan Demokrat Birlik (CDU/CSU), Hür Demokrat Parti (FDP) ve Yeşiller Partisi arasında süren ve partilerin renklerinden ötürü “Jamaika Koalisyonu” olarak adlandırılan koalisyon görüşmelerinin sonuçsuz kalması üzerine, gözler bu dönem muhalefette kalacağını açıklayan Sosyal Demokrat Parti’ye (SPD) döndü.

Kendisi de SPD üyesi olan Cumhurbaşkanı Frank-Walter Steinmeier’in parti liderleriyle yaptığı görüşmelerin ardından SPD yönetimi, Başbakan Angela Merkel liderliğindeki yeni bir “Büyük Koalisyon” için görüşmelere açık olduklarını söylemek durumunda kaldı.

PERŞEMBE GÜNÜ GÖRÜŞECEK

Bu kapsamda Başbakan ve CDU Genel Başkanı Angela Merkel, CSU Başkanı Horst Seehofer ve SPD Genel Başkanı Martin Schulz önümüzdeki perşembe günü cumhurbaşkanlığı sarayında Steinmeier’in öncülüğünde bir araya gelecek. SPD üzerindeki etkisini kullanan Steinmeier, Schulz’u sorumluluk olarak önümüzdeki dört yıl boyunca koalisyon ortağı kalmasına ikna etmeye çalışıyor. Schulz ise böyle bir kararın parti tabanı tarafından verilmesi gerektiğini ifade ederek bir bakıma sorumluluğu üyelere atmaya niyetli.

Merkel ve CDU yöneticileri her fırsatta, bir dönem daha SPD ile ortaklığa hazır olduklarını ifade ediyor. Bunun için de asıl kararın SPD’ye ait olduğunu dile getiriyor.

İki hafta sonra yapılacak SPD genel kongresine kadar tartışmaların devam etmesi ve kongrede karara bağlanması bekleniyor. Bu nedenle, yeni hükümet için görüşmelerin ancak Noel tatilinden sonra başlayabileceği, hükümetin de önümüzdeki yılın başında kurulabileceği ileri sürülüyor.

FARKLI SENARYOLAR DOLAŞIYOR

Daha önce kamuoyuna ilan ettiği karardan dönüş yapmak zorunda kalan SPD, şimdi “nasıl bir hükümet” gerektiği konusunda tartışma yürütüyor. SPD’li bazı politikacılar, CDU/CSU azınlık hükümetine dışarıdan destek verilmesini gündeme getirerek, bu şekilde “ülkenin hükümetsiz bırakılmayabileceğini” savunuyorlar. Ancak, CDU/CSU, SPD’nin dışarıdan destek vereceği bir koalisyon hükümetine karşı olduğunu açıkladı. Bu da SPD’nin birlikte sorumluluk almaya yanaşmazken, CDU/CSU’nun ise tek başına sorumluluğa yanaşmadığına işaret ediyor. Her iki parti de önümüzdeki dört yıl boyunca sorumluluk üstlenmeleri durumunda daha fazla oy kaybedeceğinin farkında.

Bir diğer senaryo ise erken seçimlere kadar bir geçiş hükümetinin kurulması. SPD Genel Başkan Yardımcısı Ralf Stegner tarafından gündeme getirilen öneride, her iki parti arasında kurulacak bir koalisyonla ülkenin seçime götürülmesi konuşuluyor. Seçim için bir tarih verilmiyor.

EN BÜYÜK EYALETTEN TALEPLER LİSTESİ

Üçüncü senaryo ise, SPD’nin sıkı pazarlık yaparak taleplerini kabul ettirebileceği bir “Büyük Koalisyon”un kurulması. SPD’nin en büyük teşkilatı olan Kuzey Ren Vestfalya yönetimi tarafından hazırlanan ve merkeze iletilen belgede, hayata geçirilmesi gereken açık talepler sıralanıyor.
Bunların başında iki sınıflı sağlık sistemini kaldıracak bir “Yurttaş Sigortası/Bürgerversicherung” geliyor. SPD’nin seçim vaatleri arasında yer alan öneriye göre, gelire göre sağlık primleri ödenecek ve bütün yurttaşlar sağlık hizmetlerinden eşit şekilde yararlanacak. Özel sigortalılarla kamu sigortalıları arasındaki fark da böylece kalkmış olacak.

SPD Genel Başkanı Schulz ve Meclis Grubu Başkanı Andrea Nahles’e gönderilen talepler listesinde ayrıca emekli maaşlarının yükseltilmesi, eğitim ve sosyal konutlara daha fazla bütçenin ayrılması, yüksek geliri olanlardan daha fazla vergi alınması ve sığınmacılar konusunda üst sınırın olmaması da yer alıyor.

CDU/CSU’nun bu taleplere olumlu yaklaşması durumunda yeniden büyük koalisyona destek vereceğini açıklayan SPD’nin en büyük eyalet örgütünün 105 bin üyesi bulunuyor.

CDU/CSU yöneticileri, SPD’yi yerine getirilmeyecek önerilerde bulunmamaya ve en kısa zamanda görüşmelerin başlamasına çağırdı.

SPD KAYBETMEYE DEVAM EDİYOR

Öte yandan kamuoyu yoklamalarına göre, seçimlerden sonra muhalefette kalacağını açıklayan SPD, bu politikasını korumaması durumunda tabanda güven kaybına uğrayacak. Bu, muhtemel bir erken seçime de yansıyacak gibi görünüyor. Forsa adlı araştırma kurumunun son anketine göre, genel seçimlerde yüzde 20.5 oy alan SPD’nin oyu yüzde 19’a geriledi. Buna karşın CDU/CSU’nun yüzde 33’e çıktı. Koalisyon görüşmelerinde uzlaşmacı davranan Yeşiller’in oyu yüzde 8.9’dan yüzde 12’ye çıkmış görünüyor. Görüşmeleri kesen FDP’nin oyu ise yüzde 10.7’den yüzde 10’a düştü. Irkçı AfD’nin oyunun da yüzde 11’e düştüğü tahmin ediliyor. Bütün bu tartışmaları dışarıdan seyreden Sol Parti’nin oyu ise seçimlerde olduğu gibi yüzde 9.