AB’de askeri birliğin standartları belirlendi

German Foreign Policy

Federal Hükümet, 11 Aralık Pazartesi günü resmen AB Askeri Birliği’ne girildiğini duyurdu. Buna bağlı olarak Avrupa Konseyi, AB içinde ortak askeri yapının oluşumuna hizmet eden 17 projeyi onaylayacak. Almanya, 2010’dan beri var olan AB savaş müdahalelerinin vazgeçilmez parçası olan hava taşıma yönetiminin yanında sağlık hizmeti yönetiminin de liderliğini yapacak. Bunlara ek olarak Berlin, işgallerin en kısa zamanda gerçekleşmesini sağlayacak lojistik yapıları da inşa ve koordine edecek. Hem sağlık hizmeti hem de hızlı işgal konularında Almanya zaten NATO içinde de aktifti. Gelecekteki askeri müdahalelerin hazırlığı Almanya ile Fransa arasında sert bir egemenlik tartışmasını da beraberinde getiriyor. Federal Savunma Bakanlığı’nın açıklamasında askeri birliğin sadece ABD karşısında bağımsız hareket etmeye yaramayacağı, AB içinde sivil yollarla kısa vadede erişilemeyecek entegrasyonun da hedeflendiği belirtildi.

SİLAHLANMA ZORUNLULUĞU

Hükümet AB militaristleşme programı PESCO’nun (Sürekli Yapısal Kooperasyon) kararlaştırıldığını açıkladı. Tebliği 13 Kasım’da imzalanan program, AB içinde askeri işbirliğinin sistematik olarak sağlamlaştırılmasını içeriyor. Bu amaçla tek tek 17 proje kararlaştırılacak. Bu projelerden 4’ünün önderliği Almanya’da. Buna bağlı olarak programa katılan 25 AB ülkesi, düzenli olarak reel askeri bütçelerini arttırma göreviyle karşı karşıya. Savunma bütçelerinde silahlanmaya harcanan kısım yüzde 20’ye yükseltilecek, silahlanma araştırmalarına ayrılan yatırımlar da yüzde 2’ye erişecek. Katılımcıların hepsi AB askeri operasyonlarına personel, materyal, alt yapı veya diğer araçlarla katkı sunacaklar. Acil durumlarda bürokratik mekanizmaya takılmadan karar alabilmek için yeni karar mekanizmaları oluşturulacak. Bu, Alman parlamentosu da dahil ulusal parlamentoların devre dışı bırakılması anlamına geliyor. Federal Savunma Bakanlığı, PESCO’yu, savunma birliğinin ilk adımı olarak selamlıyor.

KİLİT PROJELER ALMANYA’DA

PESCO içinde Almanya’nın liderliğini üstlendiği dört proje AB’nin militaristleşmesinin kilit projeleri olarak görülüyor. İnşasını Alman ordusunun üstlendiği sağlık hizmetlerinin komutasının önümüzdeki AB savaşlarında liderliğini yine Almanya’nın üstlenmesinin, Avrupa hava taşımacılığı yönetimin kadar önemli olduğuna dikkat çekiliyor. Avrupa’da bir merkezi olacak sağlık hizmetleri komutasının, AB içinde sağlık hizmeti standartını tek tipleştirmek, tıbbi bakım için gerekli kapasitelerin koordinesi ve kurtarma ekiplerinin koordineli çalışmasını sağlamak gibi görevleri var. Almanya, bu sayede NATO içinde zaten üstlendiği bir alanı AB içinde de ele geçirmiş oluyor.

ASKERİ MOBİLİTE

Lojistik merkezlerin koordinesi projesinin liderliğinin Almanya’ya verilmesi de büyük önem taşıyor. Amaç AB tugaylarının en kısa süre içinde savaş bölgelerine gönderilebilmesi ve bakımlarının da en iyi düzeye çıkarılması. Almanya, malzeme depolanması yanında transport yolları ve araçlarının sorumluluğunu da üstleniyor. Askeri malzemelerin erişilebilirliğinin en yüksek düzeye çıkarılması mükellefiyeti, savaş ve müdahale bölgelerinin daha önceden belirlenip oralarda oluşturulacak depolara malzemelerin taşınmasını gerektiriyor. Lojistik merkezlerin koordinesini sağlayan bu projenin yanında Hollanda, PESCO içinde askeri mobilitenin tek tipleştirilmesini sağlayacak bir projenin sorumluluğunu alıyor. AB içinde ortak askeri hareketin en hızlı ve ulusal bürokrasiye takılmadan yapılabilmesi hedef alınıyor. Bu arada Almanya, NATO içinde de lojistik komutasını üstlenmiş durumda. NATO’nun bu komuta merkezini Almanya’ya taşınması ABD tarafından da destekleniyor. NATO tugaylarının Rusya sınırına yerleştirilmesinde de Almanya’nın kilit bir rolü var. Avrupa’daki ABD tugaylarının kumandanı Ben Hodges, lojistik komuta merkezinin Almanya’ya taşınmasının Rusya ile ilgili planlar açısından çok önemli ve doğru olduğuna dikkat çekiyor.

BERLİN PARİS’E KARŞI

Berlin’in yönettiği üçüncü proje ise Almanya-Fransa arasındaki iktidar mücadelesine neden olacak. Proje, Krizlere Tepki İnisiyatifi (CROC) adını taşıyor. Projenin amacı, gerçek ya da tahmini tehlikelerin ortak analizini yapmak ve somut müdahaleler için gerekli askeri tugayların ve kapasitelerin tespiti olarak belirlenmiş durumda. Haberlere göre ilerideki AB askeri müdahalelerin özünü oluşturduğu için, Fransa, Krizlere Tepki İnisiyatifi’nde yönlendirici olarak yer almaya büyük çaba harcıyor. Federal Almanya’nın bu konuda liderliği ele geçirmesi doğal olarak iki ülke arasında sorun yaratıyor. Kasım ayında Fransa, 1 Ekim 2014’ten beri Federal Savunma Bakanlığı planlama bölümü yöneticisi olarak Avrupa ordularının ortak hareketinin mükemmel hale getirilmesi için çalışma yürüten Alman General Erhard Bühler’in AB Askeri Komisyonu’nun başkanlığını üstlenmesini engelledi. Fransa’nın Bühler’i engellemesi 7 Kasım’da İtalyan General Claudio Graziona’nın AB Askeri Komisyonu başkanlığına getirilmesine neden oldu. Fransa ile Almanya arasındaki iktidar mücadelesinin CROC içinde sert şekilde süreceğine kesin gözüyle bakılıyor. Almanya, ek olarak 4. PESCO projesini, uzmanlık, eğitim ve manevra merkezinin sorumluluğunu da elde etti. Burada eğitilen askerlerle ilgili kayıtlar merkezi bir AB Kayıt Bankası’nda toplanacak. Bunların tümü, geri planda kalan Fransa’nın kolayca kabullenemeyeceği şeyler.

SAVAŞ SAYESİNDE TEK VÜCUT OLMA

Federal Savunma Bakanı Ursula von der Leyen, AB’nin askeri birliğine atılan bu adımın AB’nin ABD’ye karşı stratejik bağımsızlığını hedeflediğini defalarca söyledi. “AB savunma ortaklığıyla birlik yeni bir entegrasyon süreci yaşıyor” , “AB içindeki farklılıklar, bazı ülkelerin AB’yi terk etme planları bu sayede engellenebilir. AB, savaş tehlikesi ve bu savaşa verilecek tepki ‘sayesinde’ tek vücut hale gelebilir”.

2010 yılında zamanın Dışişleri Bakanı Guido Westerwelle, AB güvenlik ve askeri birliğinin Avrupa’nın kaynaşmasının motoru olacağını söylemişti. Daha sonra Almanya’nın en fazla satılan gazetelerinden biri, AB’nin tüm ülkelerinin katılımıyla oluşan bir ordunun Avrupa’nın omurgasını oluşturacağını yazdı. Savaş sayesinde birleşip tek vücut olma fikri Almanya açısından yeni değil. Daha 1871 yılında Prusya ve Alman İmparatorluğu, Fransa’ya karşı savaş sürdürmek için birleşmişler, bu sayede tek vücut olmuşlardı. (Çeviren: Semra Çelik)