TEHLİKELİ ŞEBEKE

Federal Hükümet’in Sol Parti Meclis Grubu tarafından AKP ve Türkiye devletinin Almanya’daki faaliyetleri konusunda yönelttiği 29 soruya verilen yanıtlar, Erdoğan’ın Almanya’da yaşayan Türkiye kökenli göçmenleri kendi siyasi amaçları doğrultusunda kullanmak için nasıl bir çaba içinde olduğu gerçeğini bir kez daha gözler önüne serdi.

Hükümet tarafından birinci soruya verilen yanıtta şöyle deniliyor: “Federal Hükümetin değerlendirmesine göre, Türk hükümeti Almanya’daki örgütler, dernekler ve çeşitli gruplarla, Almanya’da yaşayan üç milyondan fazla insanın üzerinde etkili olmaya çalışıyor. Cumhurbaşkanı Erdoğan ve hükümetteki AKP bu kurumları, özellikle 15 Temmuz 2016’daki darbe girişiminden sonra destekledi” (Kleine Anfrage: 19/154).

Sonra da desteklenen örgütlerin isimleri ve oynadıkları roller sıralanıyor.

Bütün bunlara “Erdoğan şebekesi” deniliyor. Bunlara aslında Almanya’daki Türkiye kökenliler açısından “tehlikeli şebeke” demek daha doğru.

Eskiden daha çok çeşitli dernekler adı altında yürütülen “lobicilik” ya da “diaspora” faaliyetine gelinen aşamada bir de paramiliter çete boyutu eklenmiş durumda. Alman basınında da geniş şekilde yer alan AKP milletvekilleri ve dernekleriyle Almanyalı Osmanlılar (Osmanen Germania) arasındaki bağlantılar bunun ifadesi.

Ortaya çıkan yeni bilgi ve belgeler Erdoğan ve AKP’nin Almanya başta olmak üzere Avrupa ülkelerinde yaşayan Türkiye kökenli göçmenler üzerinde siyasi gücünü artırmak, muhalif kesimlere gözdağı vermek üzere, diplomatik sınırları da aşan bir çalışma içinde olduğunu gösteriyor. Açıktır ki bu Edoğan ve partisinin iktidarını sürdürmek için sadece Türkiye içinde değil aynı zamanda Almanya’da da pervasızlaştığını gösteriyor.

AKP ve Erdoğan, bu çabaları ‚milli bir dava‘ ve ‚ülke çıkarlarının gereği‘ olarak göstermeye çalışsa da, bu faaliyetler ne Türkiye’ye ne de Avrupa ülkelerinde yaşayan Türkiye kökenli vatandaşlara bir yarar sağlamıyor tersine onların yaşamını daha da zorlaştırıyor. Diğer taraftan, fuhuş, uyuşturucu dahil birçok suça bulaşmış bir mafya örgütünü bile kendi siyasi emelleri için kullanmak isteyenlerin işi nereye vardırdığı görülüyor!

ERDOĞAN VE AKP’YE GÖNÜL VEREN EMEKÇİLER BUNA DUR DEMELİ

Dolayısıyla bu siyasetin emekçiler arasında teşhir edilmesi, buna karşı yoğun bir çalışma yürütmenin oldukça önemli olduğunu görülüyor. AKP’nin vatan, milleti din adı altında giriştiği bu tehlikeli oyuna en fazla karşı çıkıp sorgulaması gerekenler, çeşitli nedenlerle Erdoğan ve AKP’ye gönül veren emekçiler olmalıdır. Çünkü, bu tablodan en çok zarar gören ve görecek da bu kesimlerdir ve önü alınmadığı takdirde görmeye de devam edecekler. Alman devletinin izlemiş olduğu ayrımcı politikalardan etkilenen, zarar görenlerin çare olarak Erdoğan ve onun Almanya’daki uzantılarına sığınmaları çözüm değildir, olmamalıdır.

GELECEĞİMİZ ALMANYA’DA

Türkiye’den Almanya’da 56 yıllık emek göçü tarihi, Türkiye kökenli göçmenlerin kalıcılaştığını, dolayısıyla geleceğinin Almanya’da olduğu artık tecrübeyle sabitlenmiştir. Bu nedenle geleceği Almanya’da olan emekçilerin kendi yaşamlarına zarar veren, Alman halkıyla aralarına mesafe koyan, önyargıları körükleyen politikalara ve örgütlenmelere daha yüksek sesle dur demeleri gerekiyor. Dini ve milli değerlerinin suistimal edilip, politik malzeme haline getirilmesine, devletler arası çıkar çatışmasının konusu yapılmasına karşı çıkmalıdırlar. Bu yapılamadığı takdirde, hükümetler arasındaki gerilimin arasında sıkışıp ezilmekten kurtulmak mümkün görünmüyor.

Diğer taraftan şu da vurgulanmalıdır ki, hem yaşanan siyasi gerilim ve çıkar çatışmasında hem de Türkiyelilerle yerli halk arasındaki ilişkilerde yaşanan sorunlar konusunda Almanya hükümeti ve makamları da masum görülemez. Düne kadar Erdoğan’la işbirliği yapan da, buradaki göçmenlere yönelik ayrımcı politikalara imza atanlar da yine onlardır. (YH)