Faşizmin çaldığı çocuklar

Hitler faşizmi döneminde insanlığa karşı işlenen suçlar hala hafızalarda. Stuttgart’ta açılan “Faşizm ve çalınan çocuklar” adlı sergi, üstün ırk yetiştirmek için faşistlerin çaldığı çocukları konu ediyor.

Ali Çarman

Faşizmin iktidarda olduğu 1933-1945 dönemi, sadece savaş ve yıkıma değil insanlığa karşı işlenen pek çok suça da tanıklık etti. Bunlardan biri de “üstün ırk” propagandasının etkisini arttırmak için, Almanya ve birçok Avrupa ülkesinden toplanan çocuklarla ’saf ve sağlıklı bir ırk yetiştirme” girişimiydi.

Hitler‘in en has adamlarından Heinrich Himmler tarafından yönlendirilen bu girişim çerçevesinde Lebensborn e.V. (Yaşam Kaynağı) adlı bir örgüt kurulmuş ve ‚Nazi ırk anlayışına uygun‘ özellikte çocuklar-gençler toplanarak adeta fabrikasyon biçiminde ‚ari ırkın‘ sayısının arttırılması hedeflenmişti.

AİLELERİNDEN ÇALINAN ÇOCUKLAR

Faşizmin ilk yıllarında Münih yakınlarında açılan ‚yaşam kaynağı evleri‘ daha sonraları işgal edilen ülkelere de yayıldı. Avusturya, Fransa, Danimarka, Hollanda, Norveç gibi birçok ülkede açılan bu evlerde sekiz bin çocuk dünyaya geldi. Ancak yetmedi. Alman ırkına layık çocuk arayışları devam etti.

Polonya, Slovakya, Çekoslovakya ve daha bir çok ülkeden Alman ırkı örneği oluşturan 250 bin çocuk ailelerinden çalınarak başka yerlere götürüldü. Anne-babalarından koparılan çocuklara yeni bir isim ve arı ırkından olduğuna dair kimlikler verildi. Çocukların ana dillerinde konuşmaları ölümle cezalandırılarak tek dil olarak Almanca öğretilmeye başlandı.

SERGİ BİR DÖNEME IŞIK TUTUYOR

Faşistlerin bu üstün ırk yetiştirme girişimleri, geçtiğimiz günlerde açılan bir serginin konusu oldu. DGB Stuttgart ile VVN (Nazi Rejiminde Takibata Uğrayanlar Birliği) tarafından hazırlanan sergi “Geraubte Kinder-Çalınan Çocuklar” taşıyor. Serginin açılışına katılan onlarca konuk arasında Polonya büyükelçisi Marcin Krol da hazır bulundu.

Büyük emekler vererek sergiyi hazırlayan Christoph Schwarz, “Hiç bir karşılık beklemeden bu işe atıldım, yalnızca karanlıkta kalan önemli bir konunun gün yüzüne çıkmasına yardım etmek istedim” diyor.

KÖKLERİNİ ARAYAN 82 YAŞINDA BİR ÇOCUK

Sergi açılışındaki en ilginç konuk ise o tarihlerde faşistler tarafından çalınmış çocuklardan biri olan Polonya asıllı Hermann Lüdeking’ti. Sözün gerçek sahibi Hermann, açılışta yaptığı konuşmasında o dönem yaşadıklarını bir de sözlü olarak dile getirdi. Hermann bazen yüreğinin derinliklerinde saklı sözleri tek tek üstüne basa basa dile getirdi. Bazen de yaşama ve umuda dair gülmelerle söze devam etti:

Altı yaşındayken SS tarafında kaçırılarak Bad Dürrheim’e getirildim. İlk yıllarıma ait bilgileri hatırlamakta zorlandım. Asıl adım Roman Roszatowski’ydi ama naziler tarafından Hermann Lüdeking olarak değiştirildi. Bütün hayatım boyunca ailemi aradım durdum. Alman devlet yetkililerinden bu konuda en küçük bir destek görmedim. Çalınan çocukların akibeti hakkında ciddi araştırmalar yapılmadı.

45 yaşına kadar her fırsat bulduğum da dağ taş demeden doğayla iç içe koştum. Böylece hem zinde kaldım hem de biraz rahatlıyordum…

Hitler ve adamları karanlıktı. Ve ben bu yaşımda bugün dahi karanlıktan korkuyorum. Çocukluğum çalındı ve Alman devletinden davacıyım.”

1936 doğumlu kaçırılan çocuklardan olan ve günümüzde davasını sürdüren Hermann Lüdeking’in anlatımları ilgiyle dinlendi. Çalınan Çocuklar Sergisi, Willi-Bleicher-Str.20 Stuttgart adresindeki sendika binasında hergün saat: 08 ile 18 arası ücretsiz görülebilinir.