Stuttgart DİDF: Haklarımız ve geleceğimiz için örgütlenelim

Ali Çarman/Stuttgart

Demokratik İşçi Dernekleri Federasyonu’na (DİDF) bağlı çalışmalar sürdüren derneklerin kongreleri devam ediyor. 37 yıldır Stuttgart ve çevresinde faaliyetler sürdüren Dostluk ve Dayanışma Derneği 26. olağan kongresini 21 Ocak pazar günü başarıyla gerçekleştirdi. Halk Yüksek Okulu (VHS) binası salonunda yapılan kongreye üyelerin çoğunluğu, sendika, Sol Parti ve DKP temsilcileri katıldı.

Kongrenin açılış konuşmasını Bosch işçisi Abidin Özcan yaptı. Özcan konuşmasında, “Kurulduğu günden bu yana emekçilerin özlem ve çıkarları için çaba gösteren derneğimiz, uzun bir dönemdir artık buralı olduğumuz bilinç ve tutumuyla hareket etmekte. Yaşadığımız ülkedeki toplumsal sorunlar ve çözümleri için demokratik örgütlenmelerle birlikte mücadele etmeye hep özel önem verdik. Haklarımız ve geleceğimiz için örgütlenmeye hep birlikte devam edeceğiz” dedi.

İşçi Temsilcileri Konuştular

Saygı duruşunun ardında üç kişilik divan seçimi yapılarak kongrenin gündemi ve akışı belirlendi. Sendikaların Geleceği Platformu adına Christa Hourani yaptığı konuşmada “Bu günlerde TİS görüşmelerimiz devam etmekte. Alman sermayesinin durumu çok iyi olmasına rağmen söz konusu biz işçilerin emeği olunca binbir türden yalana başvurmakta. İşçiler olarak sendikamızın ileri sürdüğü haklı talepleri daha gür biçimde fabrikalarda, eylemlerde haykırmalıyız” diyerek eylemlere destek veren DİDF’e teşekkür etti.

Geçmiş yönetim adına Binali Batmaz iki yıllık dönemin faaliyet raporunu sinevizyon eşliğinde sundu. “Doğru zamanlama, doğru eylem çağrısı ve kollektif çalışma başarıyı beraberinde getirmekte. Bunu bir çok çalışmamızda gördük. İşçi derneği olmanın bilinci ve tutumu ile bölgemizdeki bütün işçi eylemlerine üyelerini katılarak destek vermekte. Dostlarımızı derneğimiz üye olmaya davet ediyorum” diyerek sunumunu tamamladı.

DİDF Gençlik çalışması Almanca olarak anlatılarak bu konuda yetersiz olunduğuna vurgu yapıldı.

Daha sonra üye ve misafirler söz alarak çalışmalar hakkında görüşlerini dile getirdiler. Irkçı parti AfD’nin genel seçimlerde yüzde 12,6 oy alması DİDF gibi kurumlara önemli sorumluluk ve görevler yüklemekte. Zira, Alman kurumlarıyla birlikte hareket etmek çok önemli dendi.

Hidria-Bausch fabrikasında işçi temsilcisi başkanı Kali Benk kongrede yaptığı konuşmada, “İçinde bulunduğumuz süreçte bir yanda TİS görüşmeleri, diğer yanda işyerlerimizde temsilcilik seçimleri var. Hakkımız olanı elde etmek için İşçilerden yana, mücadeleci arkadaşlarımızın kazanması için çaba sarf edelim. Zorluklarımız çok ama mücadele etmekten başka şansımız da yok” dedi.

Kongrede hazır bulunan DİDF Yürütme Kurulu üyesi Düzgün Altun ise “ Almanya ekonomik olarak güçlü, neoliberal politikalar ve yayılmacılık konusunda giderek güçlenen, AB’nin yönlendiricisi konumundaki bir ülke. Ancak işçi ve emekçiler için durum böyle değil. Almanya da 16 milyon insan yoksulluk içinde yaşıyor. En zenginlerinin serveti dudak uçuklatıyor. Geçtiğimiz yıl 665 milyar Euro servete sahip olan en zengin 500 kişisinin serveti, yüzde 8.7 artarak 723 milyar Euro oldu. İçinde bulunduğumuz sürecin özelliklerini dikkate alarak somut duruma uygun somut politikalarla en geniş kitleye ulaşmalıyız” dedi.

Sendikacı, temsilci ve birçok fabrikadan işçilerin katıldığı kongrede bu kez Alu-Schmid işyeri temsilciliği başkanı Franz Dean söz alarak kısa bir konuşma yaptı.

Halkların Demokratik Kongresi Almanya temsilcilerinden Aynur Karakaya ise konuşmasında “AKP’nin ülkeyi hızla savaşa sürüklediğini, kaç gündür Türkiye sınırının öbür yakasındaki Afrin’nin bombaladığını ve bizler barışı savunanlar olarak daha güçlü eylemleri Alman dostlarımızla birlikte örgütlemeliyiz” diyerek Alman devletinin iki yüzlü siyasetine dikkat çekti. Konuşma ve tartışmaların ardında faaliyet ve mali raporlar aklandı. Dokuz kişilik yeni yönetim ve üç kişilik denetleme kurulunun seçilmesiyle kongre sona erdi.