Davos’ta cins eşitliği aldatmacası

Zenginler, Davos’ta cinsler arasındaki eşitsizliği de ele aldılar. Bu konuda yapılan özel toplantılarda kapitalizm aklanarak herşey eğitime bağlandı. İşsizlikle mücadelede meslek eğitimi, iktidar organlarına gelmekte ise temel eğitim önemliydi. Kapitalizm kadınlara eşitlik fırsatı veren en iyi sistem olarak lanse edildi. Aynı dönemde yayınlanan OXFAM raporunda ise zenginlerle yoksullar arasındaki uçurumun derinleşmesinden en fazla kadınların etkilendiği, bu durumun sebebinin kapitalist üretim ilişkileri olduğuna değinildi.

‚HERŞEYİN BAŞI EĞİTİM‘

Davos’ta yapılan Dünya Ekonomik Forumu’nda (DEF) kadın erkek eşitliği konusu da gündeme getirildi. Suçlu iş dünyasındaki dijitalleşmeydi! DEF tarafından yayınlanan bir eşitlik raporunda dijitalleşmenin özellikle sekreter ve büro çalışanlarının işyerlerinin yok edilmesine yol açacağından söz edilmekteydi.

Raporda sadece BM’de 1,4 milyon işyerinin dijitalleşmenin kurbanı olacağı, bunun yüzde 57’sinin kadınların çalıştığı alanlar olduğu belirtildi. Raporu kaleme alanların kolay bir çözüm önerileri de vardı: Bu kadınlar mesleki bir eğitimden geçirilirse yüzde 95’inin yeni bir işyeri bulması, işsiz kalmaktan kurtulması mümkündü. Bu yapılmazsa, iş bulacak kadınların oranı yüzde 2’de kalacaktı.

Zirvede kadın sorunu tartışılırken doğal olarak özel mülkiyet ilişkileri, üretim araçlarına kimin sahip olduğu gündeme getirilmedi. Perşembe günü yapılan bir panelde Nobel ödüllü Malala Yousafzai, Kanada Başbakanı Justin Trudeau’nun karşısına geçti ve ikisi de kadınların eşit haklara sahip olmasında eğitimin ne kadar önemli olduğuna değinen konuşmalar yaptılar. Malala, ülkesi Pakistan ve dünyanın diğer ülkelerinde eğitim sayesinde elde edilen başarıları anlatırken Trudeau, Kanada’daki ‚feminist‘ hükümetin başarılarını (!) sıraladı.

HERŞEYİN NEDENİ KAPİTALİZM

Hafta başında ise acil yardım örgütü OXFAM yoksulluk zenginlik raporunu yayınladı. Var olan sistem sömürüye, özellikle de kadınlar üzerindeki azgın sömürüye dayanmaktaydı. Kadınlar, dünya çapında en kötü işlerde ve en düşük ücretlerle çalışmaktaydılar.

Bir sektörde kadınların yoğun istihdamı, o alanın değersiz görülmesine ve ücretlerin düşük olmasına yol açmaktaydı. Oxfam raporunda, kadınların kötü durumunun nedeninin kapitalist ilişkiler olduğuna dikkat çekiliyor. Raporda ayrıca, sağlık, eğitim ve sosyal güvence talepleri karşısında kasaların boş olduğunu söyleyen hükümetlerin, savaş veya sermayeye yapılan ‚kurtarma‘ operasyonları söz konusu olduğunda anında para buldukları vurgulanıyor. Raporda uluslararası tekellerin işçiler üzerindeki azgınca sömürüsü, iş hukukunun ayaklar altına alınması ve emekçiler, çocuklar, kadınlar için ‚yok‘ denilen paranın, vergi cennetlerine kaçırılması da dikkat çekilen diğer konular arasında yer alıyor. (YH)