Jean Ziegler: Vampirlerin balosu

İsviçeli sosyolog Jean Ziegler, egemenlerin iktidar ideolojisinin yıllık kutlaması olarak nitelendirdiği Dünya Ekonomik Forumu’nun kaldırılmasını istedi. Alman ZDF televizyon kanalı için Marcel Burkhardt tarafından yapılan röportaj şöyle:

Düyanın ekonomik ve politik elitleri, kendi ifadeleriyle düyayı daha yaşanılır hale getirmek için Davos‘ta biraraya geldi Siz ise bu buluşmaya Vampirler Balosu adını veriyorsunuz. Neden?

Davos’tan olumlu bir değişim çıkmaz. Bunun nedeni egemenlerin dünyadaki eşitsizlik üzerinden keselerini doldurması. Bunu neden değiştirmek istesinler ki? Egemen ekonomik oligarklara, zenginler lehine vergi politikasına, vergi cennetlerine karşı herhangi bir şey yapıldığını görmedim şimdiye kadar.

Ama Davos’ta dünyadaki eşitsizliğin yok edilmesi için birşeyler yapılması gerektiğini söyleyenlerin sayısı artıyor. Bunları da duymuyor musunuz?

Bunlar boş laflar. Davos, egemen ideolojinin yıllık kutlamasından öte birşey değil. Ekonomik Forum, dünyadaki adaletsizliği, eşitsizliği ölümcül pratikleriyle teşvik eden, demokrasi ve sosyal devleti yok eden, özellikle de üçüncü dünya ülkelerine acı ve yoksulluğu dayatan finans oligarklarının yıllık buluşması.

Dünya Ekonomik Forumu kaldırılmalı

Abartmıyor musunuz?

Hayır. Davos zirvesi halkı aldatmayı amaçlayan bir buluşma. Dünya Ekonomik Forumu iptal edilmelidir.

Katılımcılar arasında Uluslararası Af Örgütü ve acil yardım örgütü OXFAM da var. Bu da eleştirel düşüncelerin ciddiye alındığını gösteriyor. Bundan da kuşku mu duyuyorsunuz?

Bu fikirler ciddiye alınmayacak. Onlar sadece dekorasyon. OXFAM yöneticisi muhteşem ekonomist Winnie Byanyima’nın her yıl Davos’ta toplananların vicdanına seslendiği doğru. Eşitsizlik artıyor ama ne yapılıyor? Hiçbir şey! Byanyima bir Yunan kehaneti gibi her yıl belki bu sefer imana gelirler inadıyla konuluyor. Boşuna… Çünkü beyler karlarını daha da arttırmak için herşeyi göze alarak devlet kontrollerini yok ediyorlar. OXFAM raporu bunu bir kez daha ortaya koydu.

OXFAM artan eşitsizliği mahkum ediyor.

Rapor, dünyada servetin adaletsiz dağıtımını tüm çıplaklığıyla ortaya koyuyor. Düşünün dünyanın en zengin 42 kişisi dünyanın en yoksul 3,7 milyar insanın sahip olduğu kadar servete sahip. Bengaldeş’teki bir terzi tüm yaşamı boyunca bir tekstil tekelinin şefinin dört günde kazandığı kadar para kazanıyor. Ve gelişmeler daha da kötüye doğru.

Birleşmiş Milletler, aşırı yoksulluk içinde yaşayan insanların sayısının son 20 yılda yarı yarıya azaldığını belirtiyor. OXFAM da bunu kabul ediyor.

Bu vahşi kapitalistlerin dayatmalarına boyun eğmeseydik daha da ileride olabilirdik. Bir kez daha; Dünya Ekonomik Forumu, dünyadaki yoksulluk ve adaletsizliği azaltmak için toplanmıyor. Katılımcılar tam da tersini yapıyor, örneğin Trump aşırı zenginler lehine vergi reformu yaptı. Macron da Fransa da aşırı zenginlere vergi hediyelerinde bulundu. Almanya’da yeni hükümet kurma görüşmeleri sırasında servet vergisinin yeniden uygulamaya sokulması veya zenginlerden alınan vergi oranının yükseltilmesi konu yapılmıyor. Buna karşı çok sayıda insanın reel ücretleri kötüleşiyor. Almanya’da eşitsizlikler ülkesi. Her yerde: “Eğer zenginlerin yükünü azaltırsak daha fazla yatırım yaparlar, daha fazla istihdam sağlanır ve en yoksulların alım gücü artar.” fikriyle hareket ediliyor.

Herkes öfkeli ve mücadeleci olmalı

Bu doğru değil mi?

Hayır, değil. Zenginler daha fazla para sahibi olurlarsa bunu yatırım yaparak değil borsalarda çoğaltıyorlar ve adaletsizliği daha da arttırıyorlar. Toplumun her ferdinin işine yarayacak yatırım yapma zorlaması yok. Son vergi reformları, Davos’ta biraraya gelenlerin bu parayı paylaşmak için değil dünyaya egemen olmak için kullandığını gösteriyor.

Öfkeli ve mücadeleci bir ifadeniz var.

Çığlıkları gökyüzüne kadar erişen adaletsizlik karşısında hepimiz öyle olmalıydık. Dünyada her beş saniyede 10 yaşın altında bir çocuğun açlıktan öldüğü, bir milyardan fazla insanın sürekli açlık çektiği, sanayi ülkelerinin kasalarının boş olması bahanesiyle Dünya Beslenme Programı’nın bütçesinin üçte bir azaltılması karşısında hepimiz öfkelenmeli ve mücadele etmeliydik. Dünyanın en kötü durumdaki insanlarına felaket benzeri sonuçlar sunacak şekilde yalan söyleniyor.


Jean Ziegler kimdir?

1934 doğumlu Jean Ziegler, Bern Üniversitesi Hukuk ve Sosyal Bilimler Fakültesi’nde doktora yaptı ve 1967’de aynı üniversitede sosyoloji tezini verdi. Sorbonne’da 1977’ye kadar sosyoloji profesörü olarak çalıştı. 2002 yılına kadar Cenevre Üniversitesi Sosyal Bilimler Fakültesi’nde profesörlük görevinde bulundu.
İsviçre Konfederasyon Parlamentosu’nda milletvekilliği yaptı. Üçüncü Dünya üzerine sayısız eser kaleme aldı. İsviçre’deki banka ve finans sistemleri üzerine ses getiren kitaplar yayımladı. Kısa süre öncesine kadar BM Gıda Örgütü İnsan Hakları Komisyonu’nda “özel raportör” olarak görevliydi.