Koalisyon anlaşmasında göçmenler yok

177 sayfalık hükümet sözleşmesinde göçmenler konusuna sığınmacılarla birlikte toplam beş sayfa ayrılmış. Bunun dört sayfası doğrudan ya da dolaylı olarak sığınmacılar konusu.

“Göçü düzenleme- Entegrasyonu talep etme ve destekleme” sağlığıyla göç ve sığınmacıların durumunun ele alındığı bölümde genel olarak sığınma hakkının halklar ve Uluslar arası anlaşmalar çerçevesinde ele alınacağı belirtildikten sonra, her yıl Almanya’nın kabul edeceği sığınmacı sayısının ancak 180-220 bin arasında olacağı ifade ediliyor.

Metinde, SPD karşı çıktığı için CDU/CSU’nun talep ettiği “kota” kavramı konulmamış, ancak üst sınırın 220 bin olarak belirlenmesi kendi başına bir kotayı ifade ediyor. Dolayısıyla kavramsal bazda her ne kadar SPD’nin isteğinin geçerli olduğundan söz edilse de pratikteki uygulama CDU/CSU’nun istediği şekilde düzenlenmiş bulunuyor. Bu durumda aslında koalisyon anlaşması sığınmacılar bölümünün uluslararası anlaşmalara aykırı ve temel haklardan biri olan sığınma hakkına sınırlandırma getiriliyor.

Sığınma nedenleriyle mücadele adı altında alt alta sıralanan maddeler arasında kalkınma konusundaki işbirliğinin artırılması, iklim koruması ve silah ihracat politikasına sınırlama getirilmesinden söz ediliyor. Göçün asıl nedeni olan savaşların durdurulması için Almanya’nın kendi cephesinden yapması gerekenlerden böylece söz edilmiyor. Silah ihracatının durdurulmasından değil kısıtlanmasından söz ediliyor. Nasıl ve ne zaman kısıtlanacağı ise belirsiz.

AB çapında ortak bir sığınma politikasının oluşturulması ve Dublin II anlaşmasının reformdan geçirilmesinden söz edilirken, AB sınırlarının daha iyi korunması için çaba harcanacağı vadediliyor.

Sığınmacıların aile birleşimine de bir sınırlama getiriliyor. Buna göre her ay en fazla birinci dereceden 1000 (bin) sığınmacı yakını aile birleşimi yoluyla Almanya’ya gelebilecek. Aile birleşimi de şartlara bağlanıyor. Buna göre Almanya’ya geldikten sonra gelinen ülkede yapılan evlilikler bu haktan yararlanamıyor. Gelenlerin suç olaylarına karışmamış olması ve potansiyel tehlike arz etmemesi de diğer şartlardan biri.

GÖÇMENLERİN SORUNLARINA ÇÖZÜM YOK

Koalisyon anlaşmasında, ülkede yaşayan milyonlarca göçmenin karşı karşıya bulunduğu ayrımcılık, siyasal haklar, eşit haklar konularında ise bir tek söz edilmiyor. Göçmenlere asıl olarak işgücü düzeyinde bakılıyor. Bu nedenle asıl olarak yurtdışından kalifiye işgücünün getirilmesi hedef olarak konulmuş. Koalisyon anlaşmasında açık olarak iş piyasasının ihtiyaçlarına göre yurtdışından kalifiye işgücünün getirilmesi için düzenlemelerin yapılacağı yer alıyor. Gelecek olanların kalifiyeliği, Almanca düzeyi ve yaşı gözetilecek.

Entegrasyon politikasının asıl olarak “Talep etme ve destekleme” (Fordern und Fördern) prensibi üzerinden işleyeceği ifade edilerek, bundan sonra göçmenlerin topluma entegrasyonu konusunda çaba harcanacağı belirtiliyor. Entegrasyon için 2021 yılına kadar 8 milyar Euro ayrılacak.

Yaşlı göçmenlerin bakımına özel olarak ilgi gösterileceği anlaşmada yazılıyor. (YH)