Yandaş basın AfD‘yi seviyor

Almanya’da Sol Parti ve değişik örgüt ve kurumlar tarafından Afrin harekatına karşı PYD/YPG’ye destek verilmesi AKP’nin yandaş basınını kızdırdı. Sol Parti’ye karşı çıkan ırkçı-faşist Almanya için Alternatif (AfD) partisinin milletvekili Petr Bystron bu nedenle yandaş basının sevgilisi oldu.

Türkiye’nin Afrin’e yönelik düzenlediği Zeytin Dalı Harekatı’na karşı Almanya’da Kürtlerin, sol ve ilerici kesimlerin yapmış olduğu gösterilere tahammül edemeyen AKP’nin yandaş medyası her fırsatta hükümetin neden bu gösterilere izin verdiğini sorguladı ve sorgulamaya da devam ediyor. Ancak, 27 Ocak’ta Köln’de, daha sonra ise Dortmund’da olduğu gibi bir çok gösteriye izin verilmediğini ise görmek istemiyor.

Özellikle, Federal Parlamento çatısı altında Sol Parti milletvekillerinin vermiş olduğu desteği ise hiç bir şekilde sindiremiyor. Daha önce Sol Parti Meclis Grubu Başkan Yardımcısı Sevim Dağdelen, Almanya’nın bir taraftan IŞİD ile mücadele ettiği için YPG’yi övdüğünü, diğer taraftan ise YPG sembollerinin yasaklandığını ifade ederek, meclis kürsüsünden sembolü göstermişti. Bunun üzerine bütün yandaş basın hemen saldırıya geçmiş, Dağdelen’i hedef haline getirmişti.

Afrin’e yönelik Zeytin Dalı Harekatı’nı protesto eden Sol Parti milletvekilleri bu kez boyunlarına sarı, kırmızı ve yeşil renkli fularlar takarak meclis oturumuna katılmışlardı. Meclis başkan yardımcısının uyarısı üzerine milletvekilleri fularları çıkararak masanın üzerine koymuştu.

Ardından mecliste yapılan tartışmada, Sol Parti’ye en sert tepkiyi ırkçı AfD’liler göstermişti. AfD’nin meclis grubundaki dışpolitika sözcüsü olan Petr Bystron partisi adına söz alarak, “Türkiye, Almanya’nın terör örgütü olarak gördüğü PKK’nın uzantısı YPG ile savaşıyor. Derdiniz marksist PKK’lı dostlarınızın vurulması. İllegal gruplar üzerinden para toplayıp, silah alarak PKK’ya yardım ediyorsunuz” demişti. Asıl amacı PKK/YPG’den çok Sol Parti olan Bystron’un bu çıkışı hemen yandaş basının dikkatini çekti. Hem de nasıl…

FOTOĞRAFI BİLE KARIŞTIRDILAR

AKP’nin propaganda makinesi Saban gazetesi, Avrupa baskısında 5 Şubat günü Bystron’un bu çıkışını “AfD’li vekil PKK sevicilere haddini bildirdi” başlığıyla verdi. Ancak görsel malzeme olarak kullandıkları fotoğraf, Bystron değil, Almanya’nın en tanınan aşırı radikal, açıktan Neonazi görüşleri savunan Björn Höcke’ye aitti. İnternet arama motoruna “ Petr Bystron” diye yazıldığında karşınıza çıkan fotoğraflar arasında, Bystron’un Höcke ile yan yana çekilmiş kareler çıkıyor. İkisinin fotoğrafını alan Sabah muhabirleri, anlaşılan o ki Bystron’ı tanımadıkları için, tanınan Höcke’nin resmini kullandılar.

AfD içinde bile tartışmalı olan Höcke’yi tanımayarak, fotoğrafını Bystorn diye servis eden Sabah’ın yaptığı aslında, PKK/YPG karşıtı olması durumunda çekinmeden Höcke’ye de sahip çıkacağını gösteriyor. Başka bir şekilde aynı sözlerin Höcke tarafından ifade edilmesi durumunda onun da manşete çıkarılacağı.

Açıktan Hitler faşizmi tarafından yapılan katliamları, kurulan toplama kamplarını inkar eden, bu nedenle ırkçı parti içinde en aşırı kesimin temsilcisi olan Höcke’ye gösterilen bu hoşgörü aslında, yandaş basında ırkçıların Kürt düşmanlığı temelinde kolay bir şekilde biraraya gelebileceğini gösteriyor. Bu habere ve veriliş biçimine bakıldığında yandaş basın şimdi de, Almanya’da yaşayan Müslümanları, İslam ülkelerini açıktan hedefe koyan ve asıl olarak da İslam ve sığınmacı düşmanlığı üzerinden güç toplayan ırkçı partiyi, Kürt düşmanı olduğu için sevimli göstermenin çabası içerisinde.

Üstelik bunu yapan sadece Sabah da değil. Muhtemelen Sabah’ın yaptığı haberden etkilenen Star gazetesi hızını almayarak işi Bystron ile röportaj yapmaya kadar vardırdı. 10 Şubat’ta “PKK sembolleri beni çıldırttı” başlığıyla röportajı veren Star gazetesi, sorularında Sol Parti ve Alman solunun PKK/YPG’ye verdiği desteği sorgulamaya çalıştı. Bütün soruların bu eksende yöneltildiği bir röportajda elbette, ırkçı AfD’nin söylediklerinin tümü Star’ın altına imza attığı cümleler oluşacaktı.

IRKÇILARDAN DOST OLUR MU?

Uzun bir süredir başta Sol Parti olmak üzere Türkiye’deki gelişmeleri eleştiren Alman partilerini hedefe koyan yandaş basın, böylece “yeni bir dost” keşfetmiş görünüyor. Kürt meselesi konusunda pek çok konuda yandaş basının hoşuna gidecek cümleler sarf eden ırkçı politikacıların aynı zamanda Türkiye ve İslam düşmanı olduğu gerçeğinin üstü ise şimdilik örtülüyor. Ancak, aynı politikacıların yakın zamanda Türkiye ve çok savundukları cumhurbaşkanını eleştirmesi de şaşırtıcı olmayacaktır.

Bugün Kürt düşmanlığı üzerinden ırkçı partiyi ve onun en radikal temsilcilerini sevecen göstermek, “Düşmanımın düşmanı, düşmanım da olsa bugün dostumdur” mantığıyla hareket edildiğini gösteriyor. Bu basit, seviyesiz pragmatik yaklaşımın aynı zamanda ırkçı partiyi hitap ettikleri kesimler içerisinde normal göstermeye hizmet ettiğini ise görmezlikten geliyorlar. Yaptıkları yayınlardan ötürü, önümüzdeki dönemde yandaş basınla aynı fikirde olan bazılarının bu partiye üye olması, belki de milletvekili adayı gösterilmesi şaşırtıcı olmayacaktır.

Ne de olsa, farklılıkları yok saymak, milliyetçilik yapmak ortak paydalarıdır. Bu açıdan bakıldığında yandaşla AfD’nin bir yanıyla “kan kardeşi” olduğu attıkları başlıklarda da kendini ele verdi. (YH)