TKS’de sözleşme onaylandı

IG Metall Sendikası’nın ThyssenKrupp Çelik (TKS) işletmelerinde 27 bin işçinin işsiz kalmasını engellendiğini iddia ettiği Toplu İş Sözleşmesi oylamaya katılan işçilerin yüzde 92,2’si tarafından onaylandı.

SEMRA ÇELİK

Sendikanın Noel öncesi işverenle üzerinde uzlaştığı sözleşme TKS’in değişik işletmelerinde işçilerin onayına sunuldu. 13 Ocak-3 Şubat tarihleri arasında yapılan oylamaya 21 bin işçinin yüzde 71,3’ü (13.803 işçi) katıldı, yüzde 92,2’si, yaklaşık sözleşmeye evet dedi. Bin 151 işçi sözleşmeye hayır derken 6 bin 32 işçi oylamaya katılmadı. Oylama sürecinde IG Metall 550 üye kazandı.

DOKUZ YILLIK İŞ GARANTİSİ

IG Metall’in yeni bir sözleşme üzerine görüşmeler başlatma nedeni TKS tekelinin çelik branşını Hindistanlı Tata işletmesiyle birleştirme planıydı. İşçiler ve IG Metall, TKS çelik branşındaki sorumluluğundan kaçacağı ve birleşmeyle binlerce işyeri yok edileceği gerekçesiyle buna karşı çıktılar. Bu yöndeki gelişimi bir sözleşmeyle engellemek isteyen sendika işverenle görüşmelere başladı. Uzun ve zorlu görüşmeler sonunda üzerinde uzlaşılan sözleşmeyle TKS’in Almanya’daki tüm çelik işletmelerinde dokuz yıllık iş garantisi elde edildi. Bu, tekelin dokuz yıl boyunca iş yokluğuna bağlı olarak işçi çıkaramayacağı anlamına geliyor. Ayrıca TKS, bu süre içinde hiçbir çelik işletmesinin kapatılmayacağına ve korunmaları için her yıl en az 400 milyon Euro’luk yatırım yapılacağına güvence verdi.

SENDİKA MEMNUN

IG Metall, Aralık ayında üzerinde anlaşmaya varılan sözleşmenin ancak 13 işletmedeki işçiler onay verirse yürürlüğe gireceğini açıklamıştı. Oy sayım işlemleri sonunda tek tek işletmelerde işçilerin yüzde 86,7- yüzde 98,3’ünün sözleşmeden yana tavır aldığı belirlendi. IG Metall Başkanı Jörg Hoffmann, sonucun muhteşem olduğunu, oylamaya katılım oranının yüksek olmasının bu konunun işçiler açısından önemini ortaya koyduğunu ve 2026 yılına kadar işçilere iş garantisi sağlayan sözleşmenin uygulamaya girmesinin önünde engel kalmadığını bildirdi. Hoffmann, TKS’daki sonucun işyerlerinin korunup işçilere gelecek perspektifi sunulması konusunda sözleşmelerin ne kadar önemli olduğunu bir kez daha ortaya koyduğunu sözlerine ekledi.

TATA İLE BİRLEŞMEYE ONAY VERİLMEDİ

En fazla TKS fabrikasının bulunduğu Kuzey Ren Vestfalya’da IG Metall bölge yöneticisi olan Knut Giesler, yapılan oylamayla Tata ile birleşmeye evet denmediğini, böyle bir birleşme olması halinde işyerlerinin korunduğunu söyledi. Giesler, birleşme kararının tekel denetleme kurulu tarafından alınacağını ancak bunun sendika tarafından onaylanıp onaylanmayacağının sendikanın baskısıyla görevlendirilen bilirkişi heyetinin raporuna bağlı olduğunu bildirdi.

SENDİKANIN EVET DEMEYE ZORLADIĞI ELEŞTİRİSİ

6 bin’in üzerinde işçinin katılmadığı 1151’inin de hayır dediği sözleşmeye ve oylama sürecine yönelik eleştiriler de var. İşçiler, sözleşmeye onay vermenin birleşmeye ve işyeri kayıplarına da onay vermek anlamına geldiğini belirtiyorlar. Değişik işletmelerde bu konuda aydınlatma faaliyeti yapan işçilerin baskıya uğradığı, bizzat IG Metall eski bölge başkanı ve şimdiki TKS denetleme kurulu üyesi Detlef Wenzel’in, “sözleşmeye karşı olabilirsiniz ancak onay vermemekle gençler karşısında sorumsuz davranmış olursunuz” diyerek baskı yaptığı belirtiliyor.

Bu tavrın işçilerin özgür iradeleriyle oylamaya katılmasını engellediği, IG Metall yöneticilerinin işçilere güvensizliğini ortaya koyduğu ifade ediliyor. Buna rağmen Duisburg’da işçilerin yüzde 13,1’i sözleşmeye karşı oy kullandı. Bochum’da sözleşmeye evet diyenlerin sayısının yüksek olması ise şaşırtıcı bulundu.

Oylamada IG Metall’in istediği yönde oy kullanan işçiler arasında bile verilen sözlerin tutulmayacağına dair inancın yaygın olduğu gözleniyor. Özellikle işin olmamasına bağlı olarak işçi çıkartılmayacağının bir aldatmaca olduğu, kapasitelerin azaltılması, üretimin başka yerlere taşınması vb. bahanelerle değişik şekilde işçi çıkarılacağına kesin gözüyle bakılıyor.

İşçiler, sendikanın mücadele yerine masa başında uzlaşmayı tercih etmesini de eleştiriyorlar. İçinde bulunulan dönemde başta Ver.di olmak üzere diğer sendikalarla birlikte güçlü mücadele sürdürmenin koşulları olduğunu dile getiriyorlar. Ancak, sözleşmenin kabul edilmesinin mücadelenin durdurulması anlamına gelmediğini, bu sayede kazanılan zamanın daha güçlü mücadelelere hazırlık olarak kullanılabileceğini belirterek umutlu olduğunu ortaya koyan işçiler de var.