DİDF genel kongresine doğru

Demokratik İşçi Dernekleri Federasyonu (DİDF) 23-25 Şubat 2018’de Frankfurt’ta 20. Genel Kongresi’ni topluyor. DİDF Genel Başkanı Zeynep Sefariye Ekşi, kongrenin gündemi ve gelecek dönem yapılacak çalışmalar konusunda gazetemizin sorularını yanıtladı.

1980’de kurulan federasyonunuz 20. Genel Kongresi’ni toplamaya hazırlanıyor. Hangi koşullarda 20. kongrenizi yapıyorsunuz?

– Son dönemlerde Almanya, Türkiye, Ortadoğu ve dünyanın diğer bölgelerinde çelişkiler ve çatışmalar daha hızlı gelişiyor. Emperyalist güçler dünyayı yeniden paylaşma kavgası içindeler ve bunun için de silahlanma yarışı hızla sürüyor. Savaş ve çatışmalar bir yandan Ortadoğu, Afrika, Asya ülkelerinde insanların hayatını karartır, göçe zorlarken bir yandan da Avrupa’daki emekçilerin yaşama ve çalışma koşulları giderek zorlaştırıyor, milliyetçiliği ve kutuplaşmayı körüklüyor.

Diğer taraftan Afrin’de Kürt halkına karşı Türk devletinin başlattığı ve 20 Ocak’tan beri süren savaş Avrupa’da yaşamakta olan Türkiye kökenliler açısından da önemli bir gündem oldu. Türkiye içinde de savaşa karşı çıkan herkese yönelik bir cadı avı başlatılmış. Yüzlerce insan tutuklandı. Orada da cepheleşme bu savaşa karşı çıkanlar ve Türk devletinin yürüttüğü savaşa destek verenler temelinde.

Almanya iç politika açısından denebilir ki; “politik istikrar”la övünen ülkede iki büyük parti SPD ve CDU savaş sonrasının en büyük oy kaybına uğradı, ırkçılar ilk defa parlamentoya girdi. Hükümet kurma çalışmaları dört ay sürdü. Alman sermayenin ihtiyacı “istikrar” adına şu anda SPD ve CDU’nun oluşturacağı büyük koalisyondan bekleniyor. SPD, tabanı kaybetmeyi göze alarak yeniden koalisyon ortağı olmaya karar verdi. Bu emekçiler açısından, seçimler öncesi sıkça dile getirilen sağlıktan, eğitim sistemine ve çalışma yaşamımız için sorunlarımız ve taleplerimiz olduğu gibi duruyor. Ortak talepler için birleşik ve güçlü bir mücadeleyi olumsuz etkileyen bölünmüşlüğün bir nedeni ülkedeki ırkçılık-ayrımcılık olurken, bir diğer nedeni de AKP hükümetinin buradaki Türkiye kökenlileri geren ve kutuplaştıran bir politika izlemesi.

KUTUPLAŞMAYA KARŞI NELER YAPABİLİRİZ?

Bu çizdiğiniz tabloya baktığımızda kongrenizde özellikle hangi konular ve talepler öne çıkacak?

– Türkiyeli emekçiler arasındaki kutuplaşmanın derinleştirilmesine karşı neler yapabileceğimiz, delege arkadaşlarımızla tartışma konularımızdan biri olacak. Bunun için kongremiz bölgelerden gelecek arkadaşlarımızın gözlemleri ve tecrübelerini birleştirmenin bir platformu olacak. İşyerlerinde, okullarda, semtlerde yaşananları daha somut irdeleyeceğiz. Bunu aşmanın bir yönü bu ülke halkının bir parçası olarak kendimizi görmek ve bunun gerektirdiği gibi yaşamak ve mücadele etmek. Çalışma hayatında emekçiler olarak artan sorunlarımız, konut, eğitim, sağlık gibi alanlarda yaşanan sıkıntılara karşı yerli emekçilerle birlikte neler yaptığımız ve yapabileceğimiz kongremizin önemli gündemlerinden biri olacak.

Bunun için kongremizi cuma akşamı bir panelle başlatacağız. Konumuz “Entegrasyonun yolu iyi bir eğitim ve daha iyi bir iş”. IG BAU ve GEW sendikalarından konuklarımızla bunu daha somut tartışmak istiyoruz. Çünkü emekçiler olarak daha iyi çalışma ve yaşama koşulları elde edebilmek için bölünmüşük ve kutuplaşmanın tahribatını gidermeye, ortak ihtiyaçlarımız için yakınlaşmaya ve ortak mücadeleye ihtiyacımız var. Tam da bu nedenle 20. kongremizin mottosunu “Birlikte Mücadele – Birlikte Yaşam – Geleceğimizi Birlikte Kuralım” olarak belirledik.

BÖLGE KONGRELERİNDEKİ TECRÜBE KONGREYE TAŞINACAK

Aralık ayının başından beri bölge derneklerinizde kongreler yapılıyor. Bölge kongreleriniz nasıl geçti?

– Aralık başından itibaren 18 Şubat tarihine kadar 30 ayrı kentte faaliyet yürüten üye derneklerimizin kongreleri yapılmaya başlandı. Yüzlerce üye arkadaşımız bir araya geldi. Kongrelerimizde sadece örgütsel sorunlarımız değil, içinden geçilen dönemin özelliklerine bağlı olarak yukarıda değindiğimiz konularda yerel bölgelerdeki çalışmalarımız değerlendirilerek sonuçlar çıkarıldı. Tartışmalar delege arkadaşlarımız aracılığıyla merkezi kongremize taşınacak. Sadece geçen dönemin muhasebesi değil, önümüzdeki dönem için de hem yerel hem de merkezi çalışmalarımızın nasıl daha da güçlendirilebileceği konusunda önerileriyle gelecekler.

Bu açılardan bölge kongrelerimiz hedefine ulaştı ve 150’ye yakın delege arkadaşımız ve misafirlerimizle merkezi kongremizi yapacağız.

Önümüzdeki dönemde hangi konular ekseninde faaliyetlerinizi yoğunlaştırmayı planlıyorsunuz?

– Yukarıda belirttiğimiz, yaşadığımız ülkenin bir emekçisi genci, kadını olarak hayatımızı yakından ilgilendiren ve etkileyen sorunlarımız konusundaki çalışmalarımız ağırlıklı gündemlerimiz olacak: Irkçılığa ve yabancı düşmanlığına karşı mücadeleyi güçlendireceğiz. Yerel ve merkezi düzeyde savaş, silahlanma, yoksulluk ve eşitsizliğe karşı kurulan platformlar içinde yer almaya devam edeceğiz. Diğer taraftan burada yaşayan Türkiyeli işçi ve emekçilerin de yakından izlediği Türkiye konusunda barış, demokrasi temelinde dayanışma çalışmalarımız devam edecek. AKP hükümetinin izlediği gerilim ve kutuplaştırma politikasının en fazla da burada yaşayan Türkiye kökenli emekçilere zarar verdiğini daha geniş kesimlere anlatmaya çalışacağız.