DIDF 20. Genel Kongresi yapıldı: Birlikte mücadele için birlikte yaşam

Almanya Demokratik İşçi Dernekleri Federasyonu (DİDF), 20. Olağan Genel Kongresi’ni hafta sonunda Frankfurt’ta gerçekleştirdi. “Birlikte mücadele, birlikte yaşam ve geleceğimizi birlikte kuralım” sloganıyla yapılan kongreye Almanya’nın 30 kentinden 140 delege katıldı ve 21 kişilik yeni yönetim kurulu seçildi.

Almanyada 1980’ yılından beri faaliyet yürüten Demokratik İşçi Dernekleri Federasyonu (DİDF), 20. genel kongresini hafta sonunda Frankfurt’ta gerçekleştirdi. Kongreye 30 kentte faaliyet yürüten DİDF derneklerinden 140 delege katıldı. Kongrede geride bıraktığımız iki yıl boyunca sürdürülen çalışmalar ele alınırken, gelecek iki yıl için yeni hedefler belirlendi.

Kongre cuma günü “Eğitim ve iyi çalışma koşullarıyla entegrasyon” başlığı altında yapılan panelle başladı. İnşaat, temizlik ve hizmet alanında örgütlü IG Bau sendikası Yürütme Kurulu üyesi Ulrike Laux, Eğitim ve Bilim Sendikası (GEW) Hessen Eyalet Başkanı Birgit Koch ve DİDF Yönetim Kurulu üyesi Suphi Sağlam’ın katıldığı panelde, eğitim ve çalışma yaşamında Almanya’daki durum ve bundan göçmenlerin nasıl etkilendiği ele alındı. Yapılan konuşmalarda Alman emekçilerle göçmenlerin eğitim ve çalışma yaşamındaki sorunlarının arttığı, özellikle göçmenlerin bu sorulardan etkilenme oranının yüksek olduğuna işaret edilerek, ortak sorunlara karşı birlikte mücadelenin zorunlu olduğuna işaret edildi.

Ayrıca, Almanya Barış Konseyi adına Willy van Ooyen de toplantıya katılarak savaşa ve ırkçılığa karşı yıllardır DİDF ile birlikte mücadele ettiklerini belirterek, kongreye başarılar diledi. Toplantının yapıldığı 23 Şubat günü 70 yaşına giren van Ooyen’in doğrum günü de kutlandı.

EKŞİ: HER ALANDA BİRLİKTE MÜCADELE ŞART

Cumartesi günü saygı duruşu ve divan seçimiyle başlayan kongrede, DİDF’in birinci genel kongresinde katılan ve 20. kongrede de hazır bulunan delegeler selamlandı. Ardından söz alan Genel Başkan Zeynep Sefariye Ekşi, geride bıraktığımız iki yıl içinde dünya genelinde savaşların, çatışmaların ve silah satışının arttığına dikkat çekerek, “Dünyanın bir çok bölgesinde çatışmalar ve çelişkiler dün olduğundan daha hızlı ve keskin. Emperyalist güçler artık paylaşılmamış yeri kalmamış dünyayı yeniden paylaşmaya çalışıyorlar. Bu çatışmaların merkezinde şu anda Ortadoğu ve Kürt halkının üzerinde yaşadığı topraklar bulunuyor. DİDF olarak Afrin dahil bütün bölgeye barış ve huzur gelmesi için çatışma ve operasyonların durmasını talep ediyoruz. Bölgede ve bütün dünyada emekçilerin barış, özgürlük ve insanca yaşam taleplerinin hayat bulması için çaba sarf etmeye devam edeceğiz.” dedi.

Almanya’daki siyasi gelişmeler, yükselen ırkçılık ve milliyetçiliği de değerlendiren Ekşi, “Ülkedeki ekonomik sosyal sorunlar, emekçiler arasında bir arayışa yol açmış ve bu arayış sonucunda bir taraftan büyük partiler önemli oranda oy kaybederken diğer taraftan ise ırkçı parti AfD meclise girmiştir. Özellikle SPD içinde yaşanan tartışmaları bu açıdan yakından izlemek gerekiyor. Neoliberal politikalara, yoksulluğa, ayrımcılığa ve savaşlara karşı mücadelemizi önümüzdeki iki yıl içinde daha da güçlendirmek için bütün ilerici örgütler, sendikalar ve kurumlarla işbirliğimizi daha fazla da güçlendirmemiz gerekiyor. Federasyonumuz geride bıraktığımız iki yıl içinde pek çok alanda Almanya genelinde yapılan eylemlerin merkezi örgütlenmesinde yer aldı” dedi.

Ekşi, Türkiye’deki otoriterleşmenin Almanya’daki Türkiye kökenli göçmenlerin yaşamını da olumuz etkilediğini de sözlerine ekleyerek, bu konuda önümüzdeki dönem yapılması gereken pek çok işin olduğunu sözlerine ekledi.

KUTUPLAŞMAYA KARŞI ORTAK SORUNLAR ETRAFINDA MÜCADELE

Kongrede Türkiye’deki tek adam tek parti rejimi yönünde atılan adımların Almanya’daki Türkiye kökenliler arasındaki ilişkileri olumsuz yönde etkilediğine dikkat çekilirken, son iki yıldır Almanya ile Türkiye arasında yaşanan gerilimin bir de Alman ve Türkiye kökenli göçmenler arasında kutuplaşmalara yol açtığına vurgu yapıldı. AKP’nin Avrupa ülkelerinde yaşayan Türkiye kökenli göçmenleri kendi siyasi amaçları doğrultusunda harekete geçirmek için yoğun bir çaba harcadığına dikkat çekildiği kongrede, uzun yıllardır Almanya’da yaşayan ve burada doğup büyüyenlerin ancak bu ülkedeki sorunlar etrafında biraraya getirmekle aşılabileceğine vurgu yapıldı. Ardından, bölgelerden kongreye katılanlar değişik alanlarda hem Türkiye kökenliler arasında hem de Türkiye kökenliler ile Alman emekçiler arasında yaşanan kutuplaşmalara dair örnekler sondular ve yapılması gerekenler konusunda önerilerde bulundular.

Geçtiğimiz dönem yapılan çalışmaların değerlendirildiği bölümde pek çok bölgede önemli çalışmaların yapıldığına işaret edilerek, daha fazla insana bu çalışmaların ulaştırılması gerektiğini, ayrıca daha fazla insana ulaşmanın olanaklarını yaratacak sosyal kültürel çalışmaların çoğaltılması üzerinde duruldu. Bu konuda yapılan olumlu örneklerin çoğaltılması gerektiği çağrısı yapıldı.

Bu çerçevede, önceki yönetim kurulu tarafından kongreye sunulan önümüzdeki dönem ele alınacak konulara ilişkin öneriler kataloğu kabul edildi.

Tartışmaların ardından Pazar günü yeni yönetim kurulu ve denetleme kurulu için seçimler yapıldı. Ve 21 kişilik yeni yönetim kurulu belirlendi. (Frankfurt/YH)


TÜRKİYE’DE DEMOKRASİ GÜÇLERİYLE DAYANIŞMA ÇAĞRISI

DİDF Genel Kongresi’nde Türkiye’deki gelişmelere bağlı olarak Almanya’da yürütülecek çalışmalar da ayrıntılı ele alındı. Bu temelde kamuoyu aydınlatma çalışmalarına önümüzdeki dönem hız verilecek. Düzenli yayın çıkarılacak ve internet sitesi güncellenecek. Ayrıca daha önce de gündeme alınan “Türkiye Dayanışma Ağı”nın oluşturulması konusunda hem merkezi hem de yerel düzeyde çalışmalar yapılacak.


GENÇLİK KAMPI FRANSA’DA YAPILACAK

Kongrede DIDF Gençlik çalışmaları da ele alındı. 23-25 Mart tarihleri arasında toplanacak DİDF Geçlik merkezi konferansına yerel düzeyde çalışmalar hızlandırılacak. Her yıl düzenlenen DİDF Gençlik Yaz Kampı ise bu yıl Fransa sahilinde yapılacak. 25 Temmuz-5 Ağustos tarihleri arasında yapılacak kampa Almanya’dan 150 gencin katılması hedefleniyor. Kampa Almanya dışından Fransa başta olmak üzere diğer Avrupa ülkelerinde de katılımın olması planlanıyor.