GroKo politikasına karşı toplumsal bir alternatif

Çok sayıda sendikacı CDU/CSU ve SPD arasında kurulması beklenen büyük koalisyon (GroKo) sözleşmesini değerlendirerek sendikaları emekçilerin çıkarlarının temsilcisi olduklarının bilinciyle harekete geçmeye çağırdılar. Çağrıda sendikaların öne çıkarması gereken konular ve talepleri de yer aldı. Yüzlerce sendikacının imzaladığı çağrı şöyle:

SÖZLEŞME YETERLİ VE ADİL DEĞİL

Birlik partileri ile SPD arasındaki koalisyon sözleşmesi, yasal sağlık sigortasındaki eşit ödenti gibi bazı olumlu yanlar taşısa da sendikal talepler açısından yeterli ve adil değil.

SERVETİN ADİL DAĞILIMI

Almanya’da servetin dağılımındaki adaletsizlik 100 yıl öncesinin boyutuna erişmesine rağmen GroKo tepeden tabana dağılım konusunda tek bir adım atmış değil: varlık vergisi getirilmiyor miras vergisinde herhangi bir değişiklik yok, yüksek gelirlilerden alınan vergi oranının yükseltilmesi söz konusu değil. Dayanışma vergisinin giderek yok edilecek olması kamuya aktarılan paranın azalmasına ve yüksek gelirlilerin giderlerinin bir kez daha azaltılmasına yol açacak.

YATIRIM TIKANIKLIĞI

Almanya’da yatırım tıkanıklığı üç rakamlı milyarlar tutarında. Eğitim, sağlık, bakım ve alt yapı konusunda çok önemli iyileştirmelere ihtiyaç var. Bunların telafi edilmesi için harekete geçmek yerine büyük koalisyon birkaç yetersiz makyajla ‘aynı şekilde yola devam’ çizgisinde ilerliyor.

YAŞLILIKTA YOKSULLUK

2025 yılına kadar emeklilik düzeyinin stabilize edileceği söylemi sadece sahte bir başarı. Emeklilik sigortası raporuna göre 2024 yılına kadar, net emeklilik düzeyi vergi kesilmeden önce yüzde 48’de kalacak ama bu tarihten sonra aşağıya doğru bükülecek. Planlanan temel emeklilik yeterli değil. Emeklilik politikasındaki yanlışlar düzeltilmediği takdirde yaşlılıklarında milyonlarca emekçi yoksullukla karşı karşıya kalacaklar.

İKİ SINIFLI SAĞLIK VE BAKIM HİZMETLERİNDEKİ ACİL DURUM

Sağlık sigortasında dayanışmacı eşit ödenti uygulamasına geri dönülmesi planına rağmen dayanışma temelindeki bir sağlık hizmetinden kilometrelerce uzağız. Gerçekten de sağlık sigortasındaki yarı yarıya finansman, yurttaşlık sigortası ve hizmet sağlayıcı firmaların baskınlığının sınırlandırılması yolunda bir adım mı? Hayır, değil! Bakım hizmetlerindeki yetersiz finansman varlığını sürdürecek. 8000 yeni eleman alınacağı açıklaması durumun iyileşmesi açısından yetersizdir.

İŞ PİYASASI

Güvencesiz işlere ve yabancı firmalarla yapılan işyeri sözleşmelerinin suiistimal edilmesine karşı, asgari ücretin arttırılması ve uygulanmasının sağlamlaştırılması, ücret sözleşmelerin güçlendirilmesi ve dijital çalışmanın sosyal anlamda düzenlenmesi için yapılması gerekenler aciliyet taşımaktadır. Gerekçesiz kısa süreli sözleşmelerin sınırlandırılması zayıf bir uzlaşmadır. Midi işler daha da yaygınlaştırılacaktır. İş piyasası politikasında herhangi bir çizgi değişikliği söz konusu değildir. Hartz yasalarıyla getirilen sınırlandırmalarda ( işsizlik parasının süresi, işsizlik yardımının miktarı, sunulan her işi kabul etme zorunluluğu ve yaptırımlar) iyileştirme yok. Aslında Almanya’da güvencesiz işler ve düşük ücretler azaltılacağına kalıcı ve yaygın hale getiriliyor. Tüm sosyal sigorta aidatları yüzde 40’ın altında tutularak 2020’li yıllarda yardımlarda kısıtlamaya gidilmesi şimdiden planlanmış oluyor.

GÜNAH KEÇİSİ MÜLTECİLER

Sözleşmenin tümü, CSU’nun mülteciler için talep ettiği üst sınırı hatırlatan formülasyonlarla süsleniyor. Almanya’nın mültecilerin ülkelerinden kaçış nedenleriyle hiçbir bağı olmadığı telkin ediliyor. Bu nedenle Almanya’nın batının askeri müdahalelerine daha güçlü katılması ve silahlanmanın arttırılması gerektiği belirtiliyor. Mülteciler nedeniyle artan yükün kaldırılamayacak duruma geldiğinden söz ediliyor. İkisi de yanlış!

SENDİKALAR GÖREVLERİNİ HAKKIYLA YERİNE GETİRMELİDİRLER

GroKo sözleşmesinin hayata geçirilmesiyle gerçek toplumsal problemler, özellikle de yoksulluk ve zenginlik alanındaki gelişmeler çözülemeyecektir. Sendikalar koalisyon sözleşmesini kutlayacaklarına koalisyon ve hükümete yönelik taleplerini güçlü bir şekilde dile getirmeliler ve bunu kamuoyunu etkileyecek kampanyalarla güçlendirmelidirler. Sendikalar, partilerden bağımsız örgütler olarak temsilcisi oldukları emekçilerin çıkarlarını kararlı şekilde savunmalıdırlar. İyi iş, sosyal adalet ve barış için toplumsal alternatif, politika değişikliği zorunludur.

NELER TALEP EDİYORUZ?

Alman Sendikalar Birliği (DGB) ve üye sendikalar içinde özellikle aşağıdaki konularda çaba harcıyoruz:

Herkes için toplumsal ve sözleşmeli güvence, toplumsal ihtiyaç alanlarında daha fazla istihdama dayalı iyi iş.

Daha fazla vergi alınmasına yol açacak ve servetin yukarıdan aşağıya dağılımını esas alan vergi politikası. (varlık vergisi, miras vergisi, işletme vergisi ve yüksek gelirlilerden alınan vergi oranının arttırılması, vb. gibi)

Herkese insanca yaşamayı mümkün kılacak bir toplumsal politika. (örneğin 67 yaşındaki emekliliğe hayır, emekli maaşı düzeyinin Ajanda döneminden önceki düzeye yükseltilmesi, emekçi ve yurttaşlık sigortası, işsizlik parasının (ALG I) verilme süresinin arttırılması, işsizlik yardımı (ALG II) miktarının önemli ölçüde artırması, asgari yaşam parasına uygulanan yaptırımlara son)

Göçmenlere yönelik çelişkilerin yerli ve göçmenler arasında değil tepedekilerle aşağıdakiler arasında olduğunu gösteren bir politika. Irkçılık ve günah keçisi politikası yerine dayanışma ve anlayış politikası!