Berlinale’de ödülleri kadınlar aldı

15-25 Şubat’ta yapılan Berlin Film Festivali’nin ödüllerinin çoğunu kadınlar aldı. Alman yapımı filmler ise festivalden eli boş ayrıldılar.

Berlin Film Festivali’nde ödül törenine kadın sinemacılar damgasını vurdu. Romanya’dan Adina Pintilie “Touch me not” filmi ile Altın Ayı ödülünü almakla kalmadı, aynı zamanda en iyi ilk film ödülüne de layık görüldü.

Alman yönetmen Tom Tykwer’in başkanlığındaki uluslararası jürinin, yarışma bölümünün en iyi filmi seçtiği “Touch me not”, “deneysel belgesel” olarak nitelendirilebilecek bir film. Yönetmen Pintilie’nin fiziksel temasa giremeyen bir kadının hikayesini anlattığı yapım, ilk gösteriminden itibaren festivalin en tartışmalı filmlerinden biri olmuş, transseksüellikten ağır engellilerle cinsel ilişkiye kadar, cinselliğin birbirinden farklı yüzlerine bakan film, içerdiği seks sahneleri yüzünden çok sayıda seyircinin sinema salonunu terketmesine neden olmuştu.

Ülkesinde, Bükreş Deneysel Filmler Festivali’nin küratörü olarak da tanınan Pintilie, ilk uzun metraj çalışması ile “mahremiyetin ne olduğunu bulmaya” çalıştığını kaydediyor. 2017’de Macar yönetmen Ildikó Enyedi’nin „Beden ve Ruh” filmi ile Altın Ayı’yı kazanmasından sonra bu sene de Pintilie’nin festivalin büyük ödülünü almasıyla, üst üste ikinci kez ana akımın dışında yer alan Doğu Avrupalı bir kadın yönetmenin Berlinale’nin galibi olması da kayda değer bir not.

Berlinale’de, yarışma bölümünün en iyi ikinci filmine verilen Jüri Büyük Ödülü de bir kadın sinemacının oldu. Polonyalı yönetmen Małgorzata Szumowska’nın kara mizah örneği “Twarz” adlı filmi, ülkedeki yabancı düşmanlığını mercek altına alıyor. Film, bir yüz transplantasyonundan sonra toplum tarafından dışlanan bir adamın hikayesi. Szumowska, böylece ikinci kez bir Gümüş Ayı’ya layık görüldü. Polonyalı sinemacı, 2015 yılında da “Body” filmi ile Berlinale’de en iyi yönetmen seçilmişti.

Belgesel ve kısa film ödülleri de kadınlara

Alman yapımı filmler festivalden eli boş dönerken kadın sinemacıların ağırlığı diğer kategorilerde de kendini hissettirdi. Berlinale’de ikinci kez verilen En İyi Belgesel Ödülü’ne „Waldheims Walzer” adlı yapım ile Avusturyalı yönetmen Ruth Beckermann layık görüldü.

Eski Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri ve eski Avusturya Cumhurbaşkanı Kurt Waldheim’ın Nazi Almanyası’nın ordusundaki geçmişinin ortaya çıkmasıyla patlak veren skandalı anlatan ve 50 bin Euro tutarındaki ödüle layık görülen belgesel, forum bölümünde gösterilmişti.

Uluslararası kısa metraj dalında Altın Ayı Ödülü’nü Buenos Aires doğumlu kadın yönetmen Ines Moldavsky’nin “The Men Behind the Wall” adlı filmiyle aldı. Gümüş Ayı Ruandalı Samuel Ishimwe imzalı “Imfura”‘ya verildi. 20 bin euro tutarındaki Audi Kısa Metraj Ödülü’ne de kadın yönetmen Réka Bucsi’nin çektiği Danimarka yapımı “Solar Walk” layık görüldü.

68. Berlinale’nin en iyi yönetmen ödülü ise festivalin açılışını yapan animasyon filmi “Isle of dogs” ile ABD’li sinemacı Wes Anderson’a verildi. Anderson da 2014 yılında yine festivalin açılışını yapan “The Grand Budapest Hotel” ile ödül almış ve yarışma bölümünün en iyi ikinci filmine verilen Jüri Büyük Ödülü’nü almıştı. (YH)