GroKo, kadın hakları ve itiraf

SPD ve birlik partileri CDU/CSU arasındaki koalisyon sözleşmesinde kadınların seçim hakkı elde etmesinin üzerinden 100 yıl geçmesine rağmen kadınların politik yaşama eşit şekilde katılımının sağlanamadığı yazıyor. 100 yıla rağmen eşitlik yok! Federal Parlamento’daki kadın oranının gerilediği de kabul ediliyor.

Buna karşı GroKo ne yapacak?

Harekete geçecek, bir vakıf kuracak, para ayrılacak ve kadınların toplumsal, politik, ekonomik ve bilimsel yaşama katılımının temelleri araştırılacak. Kısacası eşitlik yasal düzenlemelerle garanti edilmeyecek sadece kötü durum üzerine bilimsel araştırmalar yapılacak. Bu da yeni bir 100 yıl gerektirecek. Tabi ki kadınlar hakları için örgütlenip harekete geçmezse…

Koalisyon ortakları, cinsiyetçiliğin her yerde karşımıza çıktığı saptamasını da yapıyorlar. Bu da doğru ama buna karşı ne yapılacak? Buna karşı önlemler geliştirilecek ve başarılı projeler hayata geçirilecek. Kısacası cinsiyetçilik yasaklanmayacak, şimdiye kadar yapıldığı gibi cinsiyetçiliği günlük bir olay haline getiren önlemler ve projelerle iş geçiştirilecek. Kadınlar aptal yerine mi konuluyor?

Şiddetle değil sonuçlarıyla mücadele

Kadına yönelik şiddet, ahlaki sözlerle mahkum ediliyor ve kararlı mücadele edileceği söyleniyor. Bunun içinde bir yuvarlak masa kurulacak, kadın sığınma evlerinin en iyi şekilde çalışması için finansal güvence sağlanacak. Danışma, bakım ve yardım konusunda da ihtiyaca cevap veren adımlar atılacak.

Burada söylenmesi gereken kadın sığınma evlerinin şiddet gören kadınların korunması açısından yararlı ama şiddetten korunmak için çözüm olmadığı. Bu mekanlarda sadece kadınların her gün karşı karşıya kaldığı şiddetin sonuçlarının yumuşatılması söz konusu. Sığınma evleri ataerkil, şövenist ve kapitalist sistemin yara bantları olmaktan öteye gitmiyor. Kadına yönelik şiddetle mücadele nerede? Bu konuda söylenen bir şey yok. Kadına yönelik şiddet normal olarak görülüp yaralar sarılmaya çalışılıyor. Kadınlar kendilerine yönelik şiddete daha ne kadar tahammül edecekler? Ne zaman hayati önemdeki çıkarlarını savunmak, kaderlerini ellerine almak için ne zaman harekete geçecekler?

Çalışma hayatındaki cinsiyetçi saldırılara karşı duyarlılaştırma projeleri başlatılacak. Burada da işyerlerinde cinsiyetçi saldırıların, tacizlerin, aşağılanmaların, ayrımcılığın yasaklanmasından söz edilmiyor. Sadece duyarlılk için çaba harcanacak!

Fuhuşla mücadelede boş vaatler

GroKo‘nun, fuhuş üzerine söyledikleri de birkaç cümleden ibaret. İnsan ticaretine karşı kararlı mücadele sürdürülmek zorundadır. Bu nedenle insan ticaretiyle mücadelede kurumlar oluşturulacak ve kurbanlara verilen destek arttırılacak.“ İnsan ticareti ve fuhuş açısından bir cennet olan Almanya’da bunların yok edilmesinden bahsedilmiyor sadece sonuçlarıyla mücadele edileceği belirtiliyor. Cennet korunacak ve oluşturulacak kurumlarla kararlı mücadele edilecek. Boş laflarla ve çok ucuza malolacak bir politika…

Peki GroKo’nun kadın programında dilek, temenni ve boş vaatlerin ötesinde gerçek değişiklikler var mı?

İşsiz ve işçi kadınlara vaat bile yok

Maalesef yok! Sözleşmede kadınları ekonomik açıdan dezavantajlı yapan güvencesiz işler, mini işler ve eşit olmayan ücretlerinin düzeltilmesiyle ilgili hemen hemen hiçbir şey yok. Sadece iki istisna var: Kadınların iş piyasasındaki ücret eşitsizliğiyle kararlı mücadele edilecek ve bunların azaltılması için çaba harcanacak.

Bu amaçla sosyal ve bakım mesleklerinde eğitim konusundaki finansal engellerin azaltılması ve eğitim süresinde verilen para konusunda iyileştirmeler yapılacak.

Kadınlar en az iki mini işte çalışıyor, ev işleri, çocuk, hasta, yaşlı bakımını üstleniyorlar, güvencesiz koşullarda en zorlu işleri yapıyor, en düşük ücreti alıyorlar, joker işçi olarak istihdam ediliyorlar ve GroKo bu konularda birşey söylemiyor. Sosyal ve bakım mesleklerinde çalışanların ezici çoğunluğunu kadınların oluşturduğu biliniyor ama ne ücretlerin yükseltilmesinden ne de vardiyalı çalışılan bu işlerin psikolojik ve fiziksel zorluğuyla mücadeleden söz ediliyor. Tipik kadın mesleklerindeki kötü durum kaldırılmayacak sadece eğitim süresinde para verilerek bu işlere daha fazla kadının ilgi göstermesi sağlanacak. Sözleşmede Hartz IV’le yaşamaya mahkum edilen kadınların adları bile yok!

Mücadeleden başka seçenek yok

Yönetici konumundaki kadınların durumlarına ise yarım sayfa ayrılmış. Kadınların yönetici duruma getirilmesi için çaba sarfedileceğinden, kamu alanında kadın erkek eşitliğinin sağlanacağı ve yüzde 50 kotasının getirileceğinden, federal ve yerel düzeyde her kamu platformunda en az iki kadının yer alacağından söz ediliyor.

GroKo, yüksek gelirli kadınların sorunlarına samimi bir ilgi gösterirken işsiz, düşük gelirli, güvencesiz işlerde çalışan, çocuklarını tek başına yetiştiren kadınlara söyleyecek sözü, gösterecek ilgisi olmadığını ortaya koyuyor.

Kadınlara eşit haklara sahip olmak, ev içi ve toplumsal şiddetin olmadığı bir toplumda özgürce yaşamak için kendilerine güvenmek, güçlü bir kadın hareketi oluşturmak ve erkekler arasında müttefikler aramaktan başka alternatif kalmıyor. Doğru olan da bu zaten. Kadınlar elde ettikleri her hakkı zorlu mücadelelerle elde etmediler mi?

(Yazı Arbeit-Zukunft dergisinden kısaltılarak çevrildi.)