Ücretsiz toplu taşıma mümkün

YÜCEL ÖZDEMİR

Bir şehirden başka bir şehre en kısa zamanda gidip gelme insanların en eski özlemlerinden birisi. İnsanın insan olmasıyla başlayan uzakları yakın etme özlemi, bin yıllar boyunca sadece bir “hayal” olarak kaldı. En yakındaki kent ya da kasabaya hayvan sırtından ya da paytonlarla gidip gelmenin saatler aldığı eski dünyada, bir kentten başka bir kente gidip gelmek, teknolojik gelişmeler yetersiz olduğu için, kaldığı kent ya kasabanın dışında başka bir yeri görmeden milyonlarca insan bu dünyadan göç edip gitti.

Deniz, nehir ve ırmaklardan yapılan zahmetli yolculukları bir yana bırakırsak kendi ekseninde sonuza kadar dönen tekerin icadı, buharlı makinenin bulunuşu hızla uzak mesafeleri yakınlaştırdı. Demiryolu, motorlu gemiler, bisiklet, otomobil ve ardından uçağın icadı, günümüz dünyasında uzak mesafeleri alabildiğince yakınlaştırmıştır.

Ne var ki, insanlığın hareketi açısından olabildiğince önemli olan ulaşım araçları zamanla yeni sorunları da beraberinde getirdi. Bunların başında egzoz gazları ve trafik geliyor. Bu iki sorun gelinen aşamada dünyanın pek çok büyük kentindeki başlıca problemlerin başında yer alıyor. İnsan sağlığını tehdit eden boyutlara ulaşan çevre kirliliği ve stresin aşılması yönünde en önemli çözümüm toplu taşıma ve bisiklet kullanma olduğu her geçen süreçte daha iyi anlaşılıyor. Peki, başta otomobil tekelleri ve hükümetler ve yerel yönetimler olmak üzere, farklı kesimler bu çözüme hazır mı?

TARTIŞMA YENİDEN BAŞLADI

Bu iki sorunun çözümünde toplu taşımanın en doğru çözüm olduğu yeniden en gerçekçi yol olarak öne çıkmış durumda. 1917 Ekim Devrimi’nden sonra Sovyetler Birliği’nde ve sonrasında diğer halk cumhuriyetlerinde hayata geçirilen ücretsiz toplu taşıma, ulaşım hakkının en temel insan haklarından biri olduğundan yola çıkılarak uygulanmıştı. Aşırı derecede otomobil kullanmanın yarattığı çevre kirliliği zorunluluğu olmadan gönüllü olarak atılan bir adımdı. Gelirinden bağımsız olarak herkesin en azında yaşadığı kentte dolaşma, sosyal kültürel etkinliklerden yararlanma hakkı sağlanmıştı. Uzak mesafeler de ucuzlaştırılmıştı.

Kapitalist ülkelerde ise gönüllülükten değil zorunluluktan dolayı şimdi yakın mesafede toplu taşıma araçlarının ücretsiz hale getirilerek çözüm tartışması yürütülüyor. Avrupa Birliği Komisyonu’nun Almanya’daki büyük kentlerde artan hava kirliliğini önlemek üzere yaptığı uyarı üzerine Federal Çevre Bakanı Barbara Hendricks, Ulaştırma Bakanı Christian Schmidt ve Başbakanlık Dairesi Başkanı Peter Altmeier tarafından AB Çevre Komiseri Karmenu Vella’ya 11 Şubat günü gönderilen mektupta, kentlerdeki çevre kirliliğini azaltmak için yakın mesafede toplu taşımanın ücretsiz yapılması çözüm olarak gösterildi. AB tarafından yapılan ölçümlere göre Almanya’nın 70 kentinde çevre kirliliği, belirlenen sınırları aşmış ve bu yüzden Avrupa Mahkemesi’ne sevk edilmeyle karşı karşıya. Hava kirliğinin başlıca nedeni olarak da kullanan dizel araba sayısının fazla olması. İlk etapta ücretsiz toplu taşımanın pilot uygulama olarak Essen, Bonn, Herrenberg, Reutlingen ve Mannheim kentlerinde deneneceği dile getiriliyor.

Çevre kirliliğine karşı özel araç kullananları toplu taşıma araçlarını kullanmaya teşvik etmek için toplu taşıma araçlarının ücretsiz hale getirilmesi yönünde yapılan öneri ülke genelinde geniş tartışmalara yol açtı. Önerinin iyi, ancak nasıl finanse edileceğine dair sorular yöneltildi. Asıl yükün yerel belediyelerin üzerine yıkılacağı, dolayısıyla merkezi hükümetin bunu karşılaması gerektiği dile getirildi. Örneğin Hamburg için yapılan hesaplamalara göre, bilet satışından 830 milyon Euro gelir elde ediliyor. Toplu taşımanın ücretsiz yapılması durumunda bu miktarın kim tarafından karşılanacağı sorusuna yanıt olarak işaret edilen en önemli adreslerden birisi otomobil tekelleri tarafından kurulacak bir fon tarafından karşılanması oldu.

Basında yer alan haberlere göre, dizel araç kullanımı nedeniyle devletin her yıl 7,8 milyar Euro kaybettiği belirtiliyor. Bu miktarın toplu taşımanın sübvanse edilmesi yönünde kullanılması durumunda bugünkü koşullarda bile toplu taşımanın oldukça ucuzlayacağı ifade ediliyor. Alman Ulaşım İşverenleri Birliği (VDV) tarafından yapılan hesaplamalara göre Almanya’da yakın mesafede toplu taşımanın ücretsiz olması için yılda 12 milyar Euro’ya ihtiyaç var. Ayrıca bunun gerçekleşmesi için ek yatırımlar gerekiyor. Yolcu kapasitesi artacağı için otobüs, tramvay ve tren sayısının artırılması ve alt yapının güçlendirilmesi için de başlangıçta ek bir bütçeye ihtiyaç duyuluyor. Özellikle, toplu taşımadan kar eden ve bütçelerini bu sayede denkleştiren belediyelerin, daha zor duruma düşmemesi için de ek gelir olanakları elde etmesi gerekiyor.

Tartışmalar ve yapılan hesaplamalar, günümüz koşullarında toplu taşımanın ücretsiz olmasının imkansız olmadığını açık olarak ortaya koyuyor. Bu nedenle, günümüzde özellikle yoksullar için büyük bir yük olan toplu taşımanın ücretsiz hale getirilmesi önemli olacak. Ayrıca, yapılan pek çok araştırmada toplu taşımanın ücretsiz gerçekleşmesi durumunda araç sahibi olan insanların azımsanmayacak bir bölümünün araçları zorunlu olarak kullanmayacağını da ortaya koyuyor. Bu durumun bir nebze özel araç satışlarını etkileyebileceği, ancak otomobil tekellerinin durumunu sarsmayacağı da belirtiliyor. Dolayısıyla, ücretsiz toplu taşıma hem sağlıklı çevre hem de daha daha fazla hareket özgürlüğü için büyük bir önem taşıyor. Özellikle sosyal hareketlerin bu tartışmalardan yola çıkarak, daha önce sadece yoksullar için dile getirilen ucuz toplu taşıma yerine ücretsiz toplu taşıma talebi daha inandırıcı hale gelmiştir.


Avrupa‘da ücretsiz toplu taşımanın uygulandığı kentler

Almanya‘da yeni tartışılmaya başlanan ücretsiz toplu taşıma Avrupa‘nın bir çok ülkesinde değişik modeller halinde uygulanıyor. İşte onlardan bazıları.

TALLİNN (Estonya): Estonya‘nın başkenti Tallinn‘de 2013 yılından beri toplu taşıma ücretsiz. 420 bin kişinin yaşadığı kentin sakinleri sadece 2 Euro karşılığında bir çip satın alarak kenti dolaşabiliyorlar. Öğrenci ve emeklilerden bu çip de istenmiyor. Turistler ise toplu taşıma ücreti ödemeye devam ediyor. Buna rağmen Belediye İdaresi tarafından verilen bilgilere göre 2016‘da toplu taşımadan 13,7 milyon Euro gelir elde edildi. Uygulamanın yapıldığı 2013’de ise 1,8 milyon Euro zarar edilmişti. Tallinn Avrupa‘da toplu taşımayı ücretsiz hale getiren ilk büyük kent olma özelliği taşıyor.

AUBAGNE (Fransa): 45 bin nüfusu olan ve Marsilya‘nın doğusunda bulunan Aubagne ve 12 ilçesinde Mayıs 2009’dan bu yana otobüslerle yapılan toplu taşıma ücretsiz. Bölgede toplam 100 bin insan bundan yararlanıyor. Turistler ve komşu kentlerden gelenler de ücretsiz ulaşımdan yararlanıyor. Belediye tarafından yapılan açıklamaya göre 2017‘ye kadar toplu taşıma araçlarını kullananların oranı yüzde 80 arttı.

MENCHESTER (İngiltere): Menchester’de 2002‘den beri üç otobüs hattı ücretsiz olarak hizmet veriyor. Hava kirliliğini azaltmak için elektrikle çalışan otobüsleri kullanan yolcu sayısı sürekli artıyor. Özellikle son üç yıl içinde yolcu sayısı artan otobüslerin sefer sayısının önümüzdeki yıllarda artırılması planlanıyor.

MACARİSTAN: Macaristan genelinde yıllardır 65 yaşından büyük yolculara toplu taşıma araçları ücretsiz. Gelen turistler de bu haktan ülke genelinden yararlanıyor. Ayrıca ülkeye gelen sığınmacılar da ücret ödemeden otobüs ve trenlerle yolculuk yapabiliyor.

LETONYA: Baltık ülkesi Letonya’da farklı yaş grubundan insanlar toplu taşıma araçlarına ücretsiz biniyor. Kreş yaşından 9. sınıfa kadar olan öğrenciler, yetimler, engelliler ve refakatçileri, sığınmacılar ve ulusal direniş hareketine katılanlar ücretsiz yolculuk yapabiliyor. Başkent Riga’da emekliler ücretsiz olarak toplu taşıma araçlarına binme hakkına sahip.

DEĞİŞİK ÜLKELERDE EMEKLİLERE ÜCRETSİZ: Bir çok Avrupa ülkesinde bölgesel sınırlamalar olmakla birlikte emeklilere ücretsiz toplu taşıma araçlarına binme hakkı sağlanmış. Bu hak şu anda Estonya, Finlandiya, Letonya, Hollanda, Polonya, Romanya, İsveç, Slovakya, Macaristan ve Çekya’da söz konusu. Prag ve Bratislava’da 70, Roterdam’da 65 yaş üzerinde olan emekliler ücretsiz olarak toplu taşıma araçlarını kullanıyorlar.

Bunların yanı sıra 70 bin nüfusu olan Belçika’nın Hasselt kentinde 17 yıl boyunca toplu taşıma araçları ücretsiz oldu. 10 yıl içinde toplu taşıma araçlarını kullananların oranı 13 kat arttı. Maliyeti de aynı şekilde yükseldi. 2014’ten itibaren yeniden toplu taşıma ücretli hale getirildi ve bilet başına 60 Cent alınmaya başlandı.

Avusturya’nın başkenti Viyana’da ise ucuz tarifeli bilet uygulaması başlattı. Bir gün 1 Euro karşılığında kent içinde seyahat etme imkanı getirildi.

Bütün bunlar bize toplu taşımanın bugünkünden çok ucuza getirilebileceğini gösteriyor.