Merkel Afrin operasyonu kınadı

Almanya Başbakanı Angela Merkel, federal mecliste yeni hükümetin politikalarını açıklamak amacıyla yaptığı konuşmada Türkiye’nin Afrin’e yönelik operasyonunu açık bir dille mahküm etti. Doğu Guta’ya yönelik saldırılardan ötürü „Esad rejimini ve ona seyirci kalan Rusya’yı“ kınadıklarını belirten Merkel, “Türkiye’nin güvenlikle ilgili tüm meşru menfaatlerine karşın Afrin’de olanlar; binlerce sivilin yerini terk etmek zorunda kalması, hayatını kaybetmesi kabul edilemez” dedi. Merkel yaptığı açıklamada devamla, „Türkiye’nin güvenlik gerekçesine rağmen bunu en sert şekilde kınıyoruz“ dedi.
SPD Meclis Grubu ve genel başkan adayı Andrea Nahles ve muhalefet partileri Merkel ve koalisyon hükümetini Türkiye’nin Afrin operasyonuna sessiz kalmakla eleştiriliyordu.
Merkel’in meclisteki açıklamasından kısa süre önce de Hükümet Sözcüsü Yardımcısı Ulrike Demmer, Türkiye’nin Afrin’e düzenlediği askeri operasyon ve Afrin’de kontrolün TSK tarafından ele geçirilmesine ilişkin açıklamalarda bulundu.
Federal hükümetin „Afrin’in büyük bölümünün Türk ordusu tarafından ele geçirilmesine“ ilişkin haberleri „büyük bir kaygıyla“ izlediğini söyleyen Demmer, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi tarafından kabul edilen ateşkes kararının ülkenin genelini kapsadığını ifade etti. Demmer, Suriye’deki çatışmalarda tüm tarafların „devletler hukukuna bağlı kalmakla yükümlü“ olduğunu ve sivil halkın güvenliğini sağlaması gerektiğini söyledi. Demmer bunun „en büyük öncelik“ olduğunu belirtti.
Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Rainer Breul da devletler hukukunun, „meşru müdafaa“ hakkını operasyona dayanak gösteren Türkiye için de geçerli olduğunu ifade etti. Breul, Türkiye’nin tüm girişimlerinin „gereklilik ve orantılılık“ prensipleri ile örtüşmesi gerektiğini ancak federal hükümetin bu konuda „ciddi tereddütleri“ olduğunu söyledi.
Breul, Türkiye’nin Afrin’deki yağmalama, yıkım ve katliam gibi iddiaları ciddi biçimde incelemesini talep etti. Breul, Hristiyan Birlik partilerinin (CDU/CSU) Meclis Grup Başkanı Volker Kauder’in Türkiye konusunun NATO’da ele alınması talebini ise „NATO kapsamındaki tüm müzakereleri memnuniyetle karşılarız“ sözleriyle değerlendirdi.