Fransa emekçileri ayakta

Uzun yıllardır art arda gelen hükümetler, iklime, eşitliğe ve toplumsal olana karşı özelleştirme seçeneğini tercih ettiler: Demir yollarına yapılan yatırımlar kısıldı ve mal taşımacılığının TIR’lara doğru kaymasını teşvik eden otoban ve otobüslere büyük yatırımlar yapıldı. 1997’den bu yana ve Fransa Demir Yolları Ağı RFF’nin kurulmasından itibaren, Fransa Devlet Demir Yolları Şirketi (SNCF), demir yolu işçilerinin sosyal bütünlüğünü parçalamak ve Avrupa “direktiflerinin” öngördüğü özelleştirmelere devam edebilmek için art arda farklı bütünlüklere bölündü.
Bugün Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’un yaptığı ise SNCF’i parçalama mantığını sonuna kadar zorlamaktır. Avrupa’nın her yerinde uygulanmak istenilen bu reçeteler tren hatlarının yok olmasına, fiyatların patlamasına, alt yapı ve vagonların çürümesine ve mülk taşıma bölümlerinin yok olmasına yol açtı. Bu faturayı üç boyutuyla tüm toplum ödeyecek: Mali yük olarak, bölgesel eşitsizliklerin körüklenmesi ve hava kirlenmesinin artmasıyla sağlığın kötüleşmesi faturaları topluma kesilecek. 20 yıldır sürekli derinleştirilen liberalizasyondan sonra -ki üst üste biriken Avrupa direktifleri de aynı yöne gidiyor- Macron, yolcular ve bölgesel kalkınma açısından tüm olumsuzluklarına rağmen demir yolu kamu hizmetini kararname yoluyla adeta öldürmek istiyor. Bunu yapabilmek için ise demir yolu işçilerini sıkıştırmak istiyor, onları özel ayrıcalıkları olan kişiler olarak tanıtıyor, tıpkı dün emeklilerin, öğrencilerin ya da işsizlerin Fransa’ya ekonomik olarak yük olarak tanıtıldığı gibi.
Oysa ki gerçek tamamen farklıdır: Bu işçiler gelecek kuşakların işini koruyabilmek için mücadele ediyorlar.

BU BİR EŞİTLİK MÜCADELESİDİR
Tren sadece bir taşıma aracı değildir, bir kamu hizmetidir, ülkenin ekolojik dönüşümünün aracıdır ve bunların sadece büyük metropollerin kapısında durdurulması da kesinlikle kabul edilmez. Demir yolları kamu hizmeti her şeyden önce bir eşitlik mücadelesidir.
Genelin hizmetinde olması gereken bir kamu hizmetini CAC 40’lardan** birisi haline dönüştürme sürecini tamamlamak isteyen bu hükümete karşın, demir yolu işçileri şirketin ekonomik durumunun sorumlusu değillerdir. Aynı şey, ev yardımının bir kısmı kesilen öğrenciler, vergisi arttırılan emekliler, çalışma koşulları kötüleşen sağlık emekçileri, işsizler ya da tüm memurlar açısından söylenebilir. Hatta tamamen onur kırıcı politikalara maruz kalan göçmenler açısından da bu böyledir…
Macron ve Başbakan Edouard Philippe, şamar oğlanı mı bulmak istiyor? Bizler kolektif olarak bu kesimlerin yıllardır yürütülen liberal ve tüm Avrupa’da aşırı sağın yükselmesini açıklayan bu politikaların mağdurları olduklarını belirtiyoruz. Bölünmemizi mi istiyorlar? Bizler her vatandaşın, başta demir yolları olmak üzere, tüm kamu hizmetine ulaşabilmesini savunmak için demir yolu ve memurların yanında, sokaklarda olacağımızı ilan ediyoruz, tüm yolcuların çıkarları da buradadır.

* Liberter Alternatif (AL), Yeşiller Partisi (EELV), Birlikte örgütü (Ensemble), Demokratik ve Toplumsal Sol (GDS), Kuşaklar (Géneration.s), Yeni Antikapitalist parti (NPA), Fransız Komünist partisi (PCF), Fransa İşçileri Komünist Partisi (PCOF), Sol Parti (PG), Cumhuriyet ve Sosyalizm Örgütü (République et Socialisme)
** Paris borsasının seyrini belirleyen ülkenin en büyük 40 tekeline verilen ortak ad.

(Çeviren: Deniz Uztopal)