Macaristan’da sığınmacı düşmanlığı kazandırdı

Pazar günü Maceristan’da yapılan genel seçimlerde oyların yaklaşık yüzde 50’isini alan hükümet partisi Fidesz-KDNP birinci oldu. Sığınmacı karşıtı sert bir söylem üzerinden seçim kampanyası yürüten Başbakan Viktor Orban, Doğu Avrupa’da üçüncü kez arka arkaya açık arayla seçimleri kazanan lider oldu. Muhalefet partilerinin parçalanmışlığı milletvekili çıkarma konusunda Fidesz-KDNP’a büyük bir avantaj sağladı.

Avrupa’da sığınmacı ve göçmen karşıtı bir söylem üzerinden sürdürülen propaganda Maceristan’da pazar günü yapılan genel seçimlerde de etkili oldu. Almanya, Fransa, Hollanda ve Avusturya’dan sonra Macaristan’da da aşırı sağcı parti oylarını artırdı. Aşırı sağcı, milliyetçi Fidesz-KDNP ve lideri Viktor Orban, üçüncü kez ülkede seçimleri kazanarak tek başına hükümeti kazandı. Seçim öncesinde yapılan kamuoyu araştırmalarında Fidesz-KDNP’in tek başına seçimleri kazanma şansının olmadığını göstermesine rağmen, yüzde 48,5 oy aldı. Seçim kampanyasını asıl olarak ülke sınırlarının sığınmacılara karşı kapatılması ve gelen sığınmacıların sınırdışı edilmesi üzerine kurulan Fidesz-KDNP ve lideri Orban, korkuları körükleyerek oylarını 2014 seçimlerine göre yüzde 3,6 artırmayı başardı.

Oluşturulan ortamda ırkçı-milliyetçilere karşı ikna edici bir söylem geliştiremeyen Sosyal Demokrat Parti (MSZP) seçimlerin en çok kaybeden partisi oldu. Dört yıl önce yüzde 25,6 oy alan MSZP’nin oyu bu sefer 12,4’e düştü. Anamuhalefette olan ırkçı Jobbik Partisi ise dört yıl öncesine göre yüzde 0,7 oy kaybederek yüzde 19,5 oy aldı. Anketlerde daha fazla oy alması beklenen aşırı sağcı partinin lideri seçim sonrasında görevinden istifa etti. Muhafazakar Yeşiller yüzde 6,9 oy alırken, eski Başbakan Ferenc Guyrcsany’in kurduğu “Demokrasi Koalisyonu” yüzde 5,4 oy aldı.

Ülkenin 199 seçim bölgesine ayrılarak yapılan seçimlerde, bölgelerde salt çoğunluğun üzerinde oy alan siyasetçiler meclise milletvekili olarak seçildi. Kesin olmayan seçim sonuçlarına göre Fidesz-KDNP, toplam 109 milletvekili çıkardı. Oran olarak aymış olduğu oydan daha fazla. Alman basınında yer alan haberlere göre, bir çok seçim bölgesinde iktidar partisi az bir farkla milletvekili çıkardı. Özellikle, muhalefet cephesinde bulunan partilerin seçim bölgelerinde işbirliği yapmaması Fidesz-KDNP’nin işine yaradı. Seçimlere katılım oranı dört yıl öncesine göre yüzde 6 artarak yüzde 68’e çıktı.

Seçim sonrasında yapılan analizlerde daha önce sanık başına gitmeyen seçmenlerin bir kısmının bu kez yaratılan korkular nedeniyle sandık başına giderek, sağcı-milliyetçi partilere oy verdiği belirtildi. Orban, yaptığı konuşmalarda sık sık “Bu seçimler Macaristan’ın kaderini belirleyecek” söylemini öne çıkardı. Bunda gergin bir seçim kampanyası yürütülmesi de etkili oldu.

AŞIRI SAĞ PARTİNİN LİDERİ İSTİFA ETTİ

Seçimlerden beklediği sonucu alamayan aşırı sağcı Jobbik Partisi’nin lideri Gabor Vona, sonuçların açıklandığı gece görevinden istifa etti. Die Tageszeitung gazetesinde yer alan haberde, Vona’nın partinin çizgisini aşırı sağdan ortaya doğru çekmeye çalıştığı, ancak oy kaybetmesinin ters sonuca yol açtığı belirtildi. Bir çok parti seçmeninin, ‚bu ülke, vatanın korunması söylemi‘ üzerinden seçim kampanyası yürüten Orban’a oy verdiği belirtildi. Jobbik’in önümüzdeki süreçte daha aşırı sağ bir söylem kullanacağı ifade ediliyor.

Ülkede kurduğu baskıcı-otoriter sistem nedeniyle muhalif basını susturan, özellikle sol-demokratik muhalefete karşı düşmanca bir söylem kullanan Orban, seçim kampanyası boyunca muhalefet partileriyle tartışma programlarına katılmamaya özen gösterdi. Kurmuş olduğu seçim sistemi asıl olarak güç kazanmasına yol açtı.

Orban’a bağlı medya organları seçim kampanyası sürecinde sığınmacılara karşı yoğun bir kampanya sürdürdü. Macar kadınların sığınmacılar tarafından taciz edildiği haberler manşetlere çıkarıldı. Seçim gününde de Enger kentinde Arap giysili erkeklerin oy kullanılan lokallerin yayında dolaştığı haberleri servise konuldu. Aşırı sağcı Jobbik, Orban’ın ülkeyi yabancılar tarafından istila edilmesine imkan verdiğini propaganda ederek daha sert bir söylem öne çıkardı.

YOLSUZLUK VE SOSYAL SORUNLARIN ÜZERİ ÖRTÜLDÜ

Sığınmacılar ve göçmenler üzerinden yürütülen kampanya hükümetin karıştığı yolsuzluk ve rüşvetin üzerini örtü. Halbuki, seçimler öncesinde Orban’ın yakın çevresinin karıştığı rüşvet olayları tartışılıyordu. Sosyal sorunlar ise hiç gündeme getirilmedi.

Seçimlerden önce komşu ülkelerde yaşayan Macarlara vatandaşlık hakkı verilmesi de Orban’ın işine yaradı. Yeni vatandaş olanların yüzde 90’ı Orban’ın partisine oy verdi. Die Tageszeitung’da yer alan haberde bazı seçim bölgelerinde açıktan Fidesz-KDNP lehine hile yapıldı.

İlk olarak 1998-2002 yılları arasında başbakanlık koltuğuna oturan Orban, 2010’dan bu yana aralıksız olarak başbakanlık koltuğunda oturuyor. Orban’ın yeniden başbakanlık koltuğuna oturması için 15 Mart’ta mecliste oylamanın yapılması bekleniyor. (Köln/YH)


AB ne yapacak?

Hukuk devleti prensiplerini hiçe sayan, otoriter bir rejim kurmak için anayasayı değiştiren Viktor Orban’a AB tepki açıklamaları yapmakla birlikte somut bir yaptırım kararı almamıştı. Bu nedenle önümüzdeki dönem de benzer bir tutum sürdürmesi bekleniyor. Luxemburg Dışişleri Bakanı Jean Asselborn, Macaristan’ın sığınmacılar konusunda AB’nin temel değerlerini ihlal ettiğini söylemişti. AB Bütçe Komiseri Günter Oettinger seçim sonuçlarının belli olmasıyla birlikte Macaristan’a karşı bütçe çerçevesinde baskının yapılmasını gündeme getirdi. Ancak bunların uygulanmasının çok karmaşık olduğunu belirterek, hayata geçirilmesinin zor olduğu mesajını da verdi.

Ancak kısa bir süre önce Polonya’ya karşı işletilen AB Anlaşması’nın 7. Maddesi’nin Macaristan’a karşı da devreye konulabileceği dile getiriliyor. AB, Polonya’nın oy hakkını elinden almakla tehdit etmişti.

Avrupa Parlamentosu milletvekillerinin Macaristan’da demokrasinin tehlikede olduğuna dair bir raporun açıklanması bekleniyor.

Ayrıca, Fidesz’in üyesi olduğu Avrupa Halk Partisi’nin (EVP) de bir tutum alması istenecek. Yeşiller Grubu Başkanı Philippe Lamberts Avrupa muhafazakar partilerinin üyesi olduğu EVP’ne Fidesz’i üyelikten çıkarmaya çağırdı. (YH)