Bir intihar saldırısının arkasındaki soruları

7 Nisan günü Münster’de gerçekleştirilen ve iki kişinin yaşamına mal olan, 20 kişinin yaralanmasına yol açan intihar saldırısının arkasında pek çok soru bulunuyor. İntihar saldırısı düzenleyen sanayi tasarımcısı Jens R.’nin gönderdiği ve geride bıraktığı mektuplar ve iş yaşamında karşılaştığı sorunların yol açtığı psikolojik sonuçlar bilinmesine rağmen herhangi bir önlem alınmadı.

7 Nisan Cumartesi günü öğleden sonra Münster kent merkezinde bir kamyonetin insanların üzerine sürülmesinin ardından, doğal olarak hemen bunun yeni bir terör saldırısı olup olmadığı merak edildi. Daha önce Berlin, Paris, Barcelona ve diğer Avrupa kentlerinde İslamci terör örgütleri tarafından bu yöntemle terör saldırıları yapıldığı için bunun da aynı örgütler tarafından yapılan bir saldırı olma ihtimalinin yüksek olduğu üzerinde duruldu.

Ancak, kısa bir süre sonra saldırganın kimliğine dair yapılan açıklama, bir terör saldırısı olmayacağı yönünde düşüncelerin oluşmasına yol açtı. Jens B. adındaki bir Alman tarafından yapılan saldırı aslında teröristlerin hastalara (koşullara bağlı olarak) yeni intihar biçimleri algısı oluşturabileceğini de açığa çıkardı. Bir intihar biçimi olarak arabaların silah olarak insanların üzerine sürülmesi bugüne kadar pek görülmemişti. Ki, hasta intiharları çoğunlukla başkalarından çok kendisine zarar vermeyle sonuçlanan bir durum olarak görülüyordu. Ancak arkasında sosyal sorunların olduğu pek çok intihar saldırısı ise cinnet geçirme şeklinde gerçekleştirilerek, önce başkalarına sonra kendine zarar vermeyle sonuçlanıyor. Canına kıyarken tanıdığı ya da tanımadığı başka canlara kıymak da asıl bir yöntem olarak kullanıyor. Elbette kişinin intiharı çevre ve sosyal nedenlerden kaynaklanıyor.

MESLEKTEKİ İNİŞ

Münster’de arabayı insanların üzerine süren 48 yaşındaki Jens R., aslında mesleğinde başarılı ve epey para kazanmış bir sanayi tasarımcısı. Bu parayla beş araba ve evler almış. Sonra mesleğinde iniş sürecine geçmiş. Geride bıraktığı beş sayfalık mektupta ve yakınlarına gönderdiği e-mailde pek çok kişiden rahatsız olduğunu, kişilik sorunlarını yaşadığını söylemiş. Doktorların kendisine yanlış tedavi yaptığını ifade etmiş, arkadaşlarının kendisini ırkçılık köşesine sıkıştırdığından şikayetçi olmuş. Ancak ırkçılarla bağlantısı olduğu iddia ediliyor.

Yaşadığı psikolojik sorunlar nedeniyle Münster Sosyal Psikolojik Daire’sine başvuran Jens R., aslında intihar edeceği mesajını çoktan vermişti. Ancak bu mesajı ne çevresi ne de doktorlar ciddiye almış. Doktora gittikten 11 saat sonra intihar eylemi gerçekleştirmesi de bunun ifadesi. İntihardan sonra evlerinde yapılan aralamalarda, silah taşıma ruhsatı olmadığı halde silahlar satın aldığı ortaya çıktı.

Polis, yazmış olduğu mektuplarda intihardan söz ettiğini doğruladı.

İSLAM DÜŞMANLARI HAREKETE GEÇTİ

Saldırı ve intihar biçiminin ilk etapta İslami terör saldırısını anımsatması üzerine, ırkçı, milliyetçi ve faşist hareketler hemen harekete geçtiler. Almanya için Alternatif (AfD) Milletvekili Beatrix von Stroch, sosyal medya üzerinden hemen “Wir schaffen es!” mesajını yayınladı. Başbakan Merkel’in sözüne atıf yapılarak verilen mesaj açık olarak sığınmacıların saldırının arkasında olduğunu ifade etti. Bunun üzerine pek çok siyasetçi tepki göstererek, istifa etmesini istediler.

İslamın Almanya’ya ait olup olmadığı tartışmalarının dinmediği bir ortamda, ülkede İslami bir terör saldırısının olması durumunda bunun en çok İslam karşıtlığı üzerinden düşmanlığı körükleyen AfD’nin işine yarayacağı açıktır. Bu nedenle, avuçlarını ovuşturarak bir terör saldırısı olmasını bekleyenler şimdi hayal kırıklığına uğradılar. (YH)


Münster’deki saldırının hedefinde kimler vardı?

Molla Demirel / İzlenim / Münster

Münster’de bu gün çok güzel güneşli bir bahar havası vardı. Münster tren istasyonun tam karşısındaki alanda Cumartesi günü “Afrin’e barış yürüyüşü ve toplantısı” vardı. Özellikle gençlerde oluşan her inançtan, her milliyetten, her kültürden insanlar ellerinde Afrin haritası bayrağı meydana aktılar. “Yaşasın uluslararası dayanışma”, “Afrin’e özgürlük”, “Afrin’de yabancı askerler hemen çekilsin”, “Afrin’e barış”, “Afrine sevgi” gibi doğal insani sloganlarla Münster kenti çınladı. Toplananların yürüyüş koluna geçmesi için çağrı yapıldı. Bu ara ben, Münster kentinin sözcüsü Richard-Michael Halberstadt ( CDU), Afrin eski Belediye Başkanı ve Yabancılar Meclis’inden Dr. Georgios Tsakalidis birlikteydik. Tam o yürüyüş koluna hazırlanırken polis arabasında yüksek bir ses yükseldi: “Yürüyüş geçiş güzergahında bir terör saldırısı oldu. Ölüler ve çok sayıda yaralı var. Bu nedenle yürüyüş güzergahlarında tüm yollar kapatıldı. Lütfen bütün konuşmalarınızı ve toplantınızı bu alanda sürdürün.„

Hemen polislerin yanına gittik, olayı sorduk. “Sizin de gördüğünüz gibi onlarca ilk yardım arabası, polis arabası geçiyor. Fazla bir şey bilmiyoruz“ denildi. Oradan olay yerine gittik. Olayın olduğu sokağın iki başı kapatılmıştı. İlk yardım arabaları, yardıma gelen polis arabalarından başka kimsenin olay yerine yaklaşmasına izin verilmedi. İlk bilgi olayı araştıran sorumlu polis komiserinden geldi . “Bu saldırıda ne yazık ki 4 ölü ve 30 yaralı var. Bunlardan 6 kişi ağır yaralı.“ Sonradan iki kişinin öldüğü, saldırganın intihar ettiği açıklandı.

Pikapla baharın tadını çıkaran yüzlerce insanın üzerine arabayı süren katil 1969 yılında Olsberg – Sauerland’da doğmuş bir Alman vatandaşı. Jens R. psikolojik sorunlar yaşıyormuş, uzun yıllardır Münster’de yaşıyor. Hakkında fazla bir bilgi yok. IŞİD veya aşırı Alman sağı ile bir ilişkisi olup olmadığı araştırılacağını ve saldırı amacının ne olduğunu tespit edilmesi gereken ve zaman isteyen bir iş olduğunu“ da gene emniyet yetkilileri açıkladı. Bu olayı neden ‚Afrin için barış yürüyüşü ve toplantısının başladığı saatlerde, yürüyüş güzergahında yapıldığı bir soru işareti. Bu alanda sorgulamanın derinleştirileceğini de emniyet yetkilileri açıkladı.

Münster’den halktan kime sorduysak hiç biri Münster gibi bir kentte böyle bir terör olayı olacağını düşünmediklerini, kesinlikle olmayacağına kendilerini inandırdıklarını da dile getiriyorlar.

Elbette ölenlerin toprağı bol olmasını, yaralıların bir an önce sağlığına kavuşmasını diliyoruz.


Berlin Yarı Maratonu’na saldırı hazırlığı iddiası

Berlin’de pazar günü gerçekleştirilen Berlin Yarı Maratonu’na yönelik saldırı planlarıyla bağlantıları olduğu iddiasıyla gözaltına alınmalarının ardından konuya ilişkin soruşturmaya devam ediliyor. Berlin polis yetkilileri Pazartesi günü yaptığı açıklamada, Berlin Yarı Maratonu’na yönelik bir terör saldırısı planı yapıldığına dair henüz somut bir ipucu bulunmadığı belirtildi. Berlin Polis Sözcüsü Thomas Neuendorf, aramalarda ne patlayıcı madde ne de silah bulunduğunu belirtti. Gözaltına alınan altı zanlıya yönelik ilk şüphelerin teyit edilmediğini kaydeden Neuendorf, soruşturmanın sürdüğünü vurguladı.

Berlin Polis Teşkilatı ve Savcılığından yapılan ortak açıklamada, yaşları 18 ile 21 arasında değişen zanlıların Berlin Yarı Maratonu ile „bağlantılı bir suçun hazırlığına katılmış olabileceğinden” şüphelenildiği, bu konuda bazı ipuçlarının bulunduğu belirtilmişti.

Die Welt gazetesinin haberinde gözaltına alınan şüphelilerin, 2016 yılında Berlin’deki Noel pazarında insanların üzerine kamyon sürerek 12 kişiyi öldürdükten sonra kaçan ve Milano’da öldürülen Tunuslu saldırgan Anis Amri ile bağlantılı olduğu belirtilmişti. (YH)