Dünden bugüne Haymatloslar

Eğitimci ve araştırmacı Kemal Yalçın ile Bochum Enternasyonal Kültür Derneğinde düzenlenen söyleşide yazarın “Haymatlos“ adlı kitabı ve günümüzün haymatlosları üzerine söyleşi düzenlendi.
Araştırmacı yazar Kemal Yalçın, Almanya-Türkiye ilişkilerini anlatırken bu ilişkilerin 1880’lerin ikinci yarısına kadar uzandığını aktararak örnekler sundu. German imparatorluğu ile Osmanlı arasında 1888’de yapılan bir anlaşma ile 2 milyon mavzer Osmanlı’ya satılıyor. “1889’da 200 tütün işçisi Almanya’ya getirilerek tütün fabrikasında çalıştırıldı” diyen Yalçın, Türkiye-Almanya ilişkilerinin çok eskilere dayandığını dile getirdi.
Nazi dönemini ve Hitler’in iktidara geliş sürecini de örneklerle anlatan Yalçın, Nazilerin iktidara gelmesiyle aydınların, yazarların, mimarların ve çok sayıda akademisyenin işine son verilmesi ve mesleğini yapamaz hale gelmesi sonucu beyin göçünün başladığını belirtti.
Hitler zulmüne uğrayan aydın ve bilim adamlarının gittiği ülkelerden biri de Türkiye olur. Kimisi davet üzerine kimisi kendi imkanları ile Türkiye’ye ulaşan aydınlar, ilk olarak Almanya’da kalan aydın ve bilim adamlarını kurtarmak için gizli bir örgüt kurarlar.
Yalçın sayıları 250’yi bulan bu aydınların, Türkiye’nin sembol yapılarından TBMM, İstanbul Üniversitesi ve Anıtkabir gibi belli başlı eserlerin planlamasında ve inşasında emeği olduğuna dikkat çekti.
Hitler yönetiminin baskısı sonucu bir süre sonra Türkiye’de de zorluklar yaşamaya başlar ve ya Türkiye’yi terk ederken gitmeyenler de Çorum, Yozgat ve Kırşahir’e sürgüne gönderilir.
Alman bilim insanları bu kentlerde yer yer tepki görseler de özellikle Çorum’da halkın büyük sempatisiyle karşılanırlar ve Çorum’un gelişmesine katkı sunarlar. Çorum’da evlere ilk suyu getiren Alman mühendisler olur.

Tersine göç ve güncel olaylar
Günümüzde de çeşitli nedenlerden dolayı göçün devam ettiği, Almanya’nın Avrupa kıtasında en çok göç alan ülkelerden biri olduğuna değinen Yalçın, geçmişte yaşanan acıların yine yaşandığını insanların yollarda hayatını kaybettiği gittiği yerlerde saldırılarla karşılaştığına dikkat çekti.
Yalçın, Türkiye’de hükümetin baskısına maruz kalan aydıni akademisyen ve gazetecilerin de Türkiye’yi terk etmek zorunda kaldıklarını söyleyerek; ‚Bu nedenle Almanya’ya gelmek zorunda kalan aydınların sayısı 250’yi buldu‘ diye konuştu.
Yalçın konuşmasını, “dünyanın neresinde olursak olalım insanları göç etmek zorunda bırakan koşullara karşı mücadele etmemiz gerekir” diyerek bitirdi.