İşsizlere uygulanan cezai yaptırımların kara tablosu

Sevinç Sönmez

Almanya’da işsizliğin, yoksulluğun ve düşük ücretli işlerin ortada kaldırılması gerekçesiyle 2003 yılında uygulamaya sokulan Hartz Yasaları sorunları çözmediği gibi yoksulluğu daha da yaygınlaştırdı. Bu kapsamda yayımlanan tüm araştırma sonuçları ve raporlar, bu uygulamanın yoksulluğa karşı değil işsiz ve yoksullara karşı savaş olduğunu, yoksulları daha yoksullaştırdığını, zenginleri ise daha zenginleştirdiğini de ortaya koydu. Bu uygulamalar, yoksulların sağlığını da bozdu. Sosyal kurum ve kuruluşlar artık cezai yaptırımların tümünün iyileştirilmesini ve hatta tamamen kaldırılmasını ortaya çıkan bu kara tabloya son verilmesini talep ediyorlar.

DÜŞÜK ÜCRETLİ İŞLER YARDIMA MUHTAÇ EDİYOR

Hartz IV yasalarının özünü, uzun süre işsiz kalmış insanların emek güçlerini açlık sınırında yaşamaya mahkum edildikleri işleri yapmaya zorlamak üzere tehdit olarak kullanılan cezai yaptırımlar oluşturuyor. Bu uygulamalardan dolayı Almanya bugün Avrupa genelinde düşük ücretlerin en yaygın olduğu bir ülke durumunda. Yani Almanya düşük ücretlerde Avrupa’da başı çekiyor. Almanya’da her dört kişiden biri düşük ücretli işlerde çalışıyor.

İşsizlere ödenen Hartz-IV yardımlarının temel gereksinimleri dahi karşılamadığı sayısız işsizlere yardım kurumu ve kuruluşu tarafından dile getirildi, eleştirildi. Genel gerekli geçim ihtiyacı olarak tek kişilik bir haneye şu anda aylık 416,00 Euro ödenirken, bir aileye yardım olarak aylık ortalama 954,00 Euro ödeniyor.

ÇALIŞANLAR DA DAHİL 6 MİLYON KİŞİ YARDIM ALIYOR

Şu an resmi olarak altı milyon insan Hartz IV olarak da bilinen İşsizlik Parası II Yardımı alıyor. Ancak işsizlik yardımı alanların büyük bir bölümü, çalışan fakat aldıkları düşük ücretlerle ailelerinin geçimini sağlayamayan ve bu nedenle ek yardım almak zorunda kalan emekçilerden oluşuyor. Ki, bu yardımlar da çeşitli yaptırım ve gerekçelerle kesintiye uğruyor.

YAPTIRIMLARLA 9 MİLYON EURO GECİKME CEZASI KESİLDİ

Federal Çalışma Ajansı (Bundesanstalt für Arbeit)’ın bu yıl (2018) yayımlanan raporuna göre, 2007- 2017 yılları arasında Hartz IV Yardımı alanlara karşı toplam 9 milyon Euro cezai yaptırım uygulandı.

Bu yaptırımların yüzde 70’i (6,69 milyon) küçük yaptırımlar adı altında, sözde “şahsen bildirim yükümlülüğünü ihmal edenlere” Gecikme Cezası uygulanmış ve aldıkları yardımın yüzde 10’u kesilmiş. Ancak, şahsen bildirim yükümlülüğünün ihmali konusu dikkatle ele alınmak durumunda. Çünkü yapılmış bildirimler dosyalara işlenmediği için haksız yaptırımlar gündeme geliyor.

2016 yılında Heilbronn’da yaşayan bir kişi böyle bir haksızlığa uğradığı için Sosyal İş Mahkemesi’nde İş Ajansı’na (Jobcenter) karşı dava açtı. İlgili kişi, söz konusu randevuya gittiğini bildirmesi ve o gün kendisine eşlik eden bir emekli arkadaşının şahitlik yapması sonucu davayı kazandı. Bu örnek kesinlikle bir istisna olmadığı için avukatlar, ilgili kişilerin İş Ajansı görüşmelerine mutlaka yanlarında bir şahit götürmelerini ya da geldiklerine dair bir onay belgesi talep etmelerini öneriyor.

DAYATMALARIN ADI: YÜKÜMLÜLÜĞÜN İHLALİ OLDU

Rapora göre yaptırımların diğer bölümünü ise “yükümlülüğün ihlali” gerekçesiyle uygulanan büyük yaptırımlardan oluşuyor. Geçtiğimiz yıl, sözde “yükümlülüğün ihlali” 2,3 milyon kez uygulandı.

Bu kapsamda 1,4 milyon kez “kişi kendisine sunulan ve üstlenmesi beklenebilecek bir işi, bir eğitimi veya teşvik edilen bir işi üstlenmeyi, sürdürmeyi ret ettiği veya bunların oluşmasını davranışı ile engellediği” gerekçesiyle cezai yaptırım uygulandı.

İş hayatına uyum sözleşmesinde belirtilen yükümlülükler yerine getirilmediği ve özellikle iş bulmak için çaba harcandığı kanıtlanmadığı için ise 1,3 milyon kez ödenen yardımın miktarı önce üç ay yüzde 30 oranında, ihlalin tekrar etmesi durumunda da ise yüzde 60 oranında kesildi. İhlalin devam ettiği durumlarda ise yardımlar tamamen verilmedi.

GENÇLER AÇLIK VE SOKAĞA MAHKUM EDİLDİLER

Rapora göre, 2008- 2016 yılları arasında toplam 84 bin 641 kez ödenen yardım, ev kirası tamamen kesildi.

Sosyal kurumlar, özellikle 25 yaş altı gençlere uygulanan ve daha da ağır olan yaptırımları ve gençlerin daha o yaşlarda düpedüz yoksulluğa ve evsizliğe mahkum edilmesini yıllardır eleştiriyor.

Gençlere yapılan yardım ilk yükümlülük ihlalinden sonra tamamen kesiliyor ve ikinci ihlalde de ev ve yakıt yardımı da kesiliyor.

1 EURO’LUK İŞLERİ RED KESİNTİ GEREKÇESİ

Sözde yükümlülük ihlali adı verilen durumlar ise, genelde kişilerin kendilerine dayatılan düşük ücretli işleri (1 Euro’luk işler vd.) ret etmelerinden ya da anlamsız ve alakasız iş hayatına giriş kursu yaptırımlarını kabul etmemelerinden kaynaklanıyor.

İNSAN ONURU HİÇE SAYILIYOR

Bu uygulama kapsamında, yılların meslek tecrübesine sahip olan insanlar iş başvurusu yapmayı sıfırdan öğrenmek üzere kurslara, işini kaybetmiş olan bilgisayar uzmanları, bilgisayar kullanmayı sıfırdan öğrenmek üzere sözde eğitim kurslarına gitmeye zorlanıyorlar. İş Ajansları’nın bürokratik işleyişi insan onurunu aşağılamada ve hiçe saymakta sınır tanımıyor.

Cezai yaptırımların rekor düzeye ulaştığı 2012 ve 2013 yıllarında yaptırımların sayısı 1 milyon civarındayken, bu sayı 2016 yılında 939 bine düştü. Ancak 2016 yılında yaptırımların sertleştirilmesiyle yine 956 bine çıktı.

YAPTIRIMLAR HASTA EDİYOR

Uygulamaların sonuçları ise yardım alanların sağlık durumları açısından korkunç boyutlarda. Spiegel dergisi daha 2013 yılında konuyu “Hartz IV Yardımı alan her üç kişiden biri psikolojik hasta” başlığı ile sayfalarına taşıdı.

İş Piyasası ve Meslek Araştırmaları Enstitüsü Merkezi (IAB) ve Halle- Wittenberg Üniversitesi tarafından yapılan bir araştırmaya dayanan bu açıklamada, mağdurların sayısının arttığı da vurgulandı. Araştırmada söz konusu psikolojik hastalıklar kapsamında hissi ve nevrotik rahatsızlıklar, depresyon ve psikolojik kaynaklı fiziksel ağrılar ifade ediliyor.

Cezai yaptırımlara gerekçe olarak, kişilerin bir an önce muhtaç durumdan çıkmaları ve bir iş bulmaları kaydediliyor.

CEZAİ YAPTIRIMLAR KALDIRILSIN

Ancak, Sosyal Araştırmalar ve Toplum Politikaları Köln Merkezi tarafından yapılan bir başka araştırma, bu yaptırımların tam tersine bir tepkiye yol açtığına, olumsuz psikolojik etkilerinden dolayı kişilerin iş arama motivasyonun çoğunlukla düştüğüne dikkat çekiyor.

Sosyal kurum ve kuruluşlar artık cezai yaptırımların tümünün iyileştirilmesini ve hatta tamamen kaldırılmasını talep ediyor.

Federal Anayasa Mahkemesi’ne şimdiye dek bir çok kez cezai yaptırımların Alman Anayasası ile bağdaşıp bağdaşmadığına karar vermesi için dilekçe verildi. Mahkeme tarafından geçtiğimiz günlerde yapılan açıklamada ise, kararın 2018 yılında açıklanacağı belirtildi.
Görünen o ki; i
şsizlere uygulanan cezai yaptırımların ortaya çıkardığı kara tablonun ortada kaldırılması için önümüzdeki dönem bu konular daha çok gündeme gelecek. Bu bağlamda yoksulluğa karşı daha yoğun tartışmalar ve bir mücadele sürecek. (YH)