BAMF’ta ‘iltica skandalı’ mı?

Federal Göç ve Mülteciler Dairesi (BAMF) Bremen Şubesi’nin eski daire başkanının işten çıkartılarak hakkında soruşturma başlatılması tartışmalara yol açtı. Bild gazetesi, şube başkanın rüşvet karşılığında iltica hakkı verdiğini ileri sürerken, daha sonra ortada rüşvetin olmadığı, insani amaçla sığınma hakkının verildiği ortaya çıktı.

Basında yer alan haberlere göre Bremen BAMF’ın kadın yöneticisi, dairenin sistemine girerek çoğu Batı Kürdistan’dan gelen Ezidi mülteci olmak üzere en 1200 sığınmacının başvurusuna onay verdi. Bremen Savcılığı sığınma başvurularının kötüye kullanıldığını iddia ederek organize suç işlendiğine dair şüphelerin bulunduğunu ileri sürdü.

Ancak kısa bir süre sonra rüşvet karşılığında iltica başvurusu kabul edildiğine dair kesin bir bilgi kamuoyuna açıklanmadı. Kimliği gizlenen yöneticinin sosyal medya hesaplarında mülteciler için çalışan “Pro Asyl” kuruluşu ile Ezidilerle ilgili paylaşımlar yaptığı belirtiliyor. “Braunschweiger Zeitung” gazetesi ise BAMF’ın Bremen Şubesi eski yöneticisinin Ezidilerin iltica başvurularına onay vermeyi para karşılığında yapmadığını yazdı. Bu da ortada büyük bir skandalın olmadığını, insani amaçla iltica hakkının verilmesi olduğu halde bu durum basın tarafından günlerde abartılarak “büyük bir skandal” olarak gösterildi.

2100 TERCÜMANLA İLİŞKİ KESİLDİ

Mülteciler Dairesi ile ilgili bir başka skandal da tercümanlar. Sol Parti’nin konuya ilişkin soru önerisine yanıt veren İçişleri Bakanlığı 2017-2018 yılları arasında BAMF’da çalışan 2 bin100 tercümanla ilişkisini kestiğini bildirdi. Buna göre daha önce sayıları 7 bin 500 olan tercüman sayısı böylelikle 5 bin 200’e düştü.

Bakanlık 30 tercümanın ise tarafsız olmadığını düşünerek işlerine son verildiğini bildirmesi ise dikkat çekti. Diğerlerinin ise Almanca dil yetersizliği ve aranan niteliklerden yoksun olduğu için ilişkilerinin kesildiği belirtiliyor.

Almanya’ya ulaşan sığınmacılara mülteci statü verilip verilmesine BAMF karar veriyor. Bu dairede ilk ifadeleri alınan sığınmacılar, ayrıntılı şekilde nasıl kaçtıklarını anlatıyor. Ancak bu sığınmacıların Mülteci Dairesi’ndeki ilk randevudan sonra ne zaman kaçtıkları, isimleri ve hangi şehirde kaldıkları gibi ayrıntılı bilgilerin geçtiğimiz yıl sıkça AKP medyasında çıkması dikkat çekmişti.

Sığınmacıların şikayetleri üzerine Alman polisi dairedeki casus faaliyetlerini araştırmak üzere soruşturma açmıştı. O dönem Alman basınına konuşan sığınmacılar sızma skandalında hem Mülteci Dairesi’nin çalışanlarını hem Türkçe tercümanları ve hem de güvenlik elamanlarını suçlamışlardı. (YH)