1 Mayıs’ı robotlar mı kutlayacak?

YÜCEL ÖZDEMİR

İşçi Sınıfının Birlik, Mücadele ve Dayanışma Günü 1 Mayıs’ın arifesinde Almanya’nın en önemli gazeteleri arasında yer alan Süddeutsche Zeitung’da ilginç bir karikatür yayımlandı. Oliver Schopf tarafından çizilen karikatürde, dört robot “Emek Bayramı” pankartıyla yürüyüş yapıyor. Robotların birinin elinde “1 Mayıs 4.0” yazan bayrak var.
Schopf’un vermek istediği mesaj elbette “Endüstri 4.0”ın hayata geçmesi durumunda, özellikle ağır sanayide işçilerin yerine çalışacak robotların, aynı zamanda işçilerin yerine 1 Mayıs’a da katılacağı…
Yani demek istiyor ki; işçilerin 1 Mayıs’a katılmasına, daha fazla hak için yürüyüş yapmasına da gerek kalmayacak.
Ama bu karikatürü tersten de yorumlamak mümkün: Sermayenin aşırısı sömürüsüne robotlar da dayanamayarak isyan edecek ve 1 Mayıs gösterisine katılacak.
Neden olmasın…
Madem “yapay zekalı” robotlar gelecekte insan gibi düşünüp, pek çok şeyi algılayabilecek, duruma göre yeni değerlendirmeler yapacak aşamaya gelecek, o zaman “yapay zekalı” robotların da patronların istediğine aykırı hareket etmesi söz konusu olabilir.
Akar band başında robot gibi sabahtan akşama kadar aynı hareketi yapan işçiler de zaten hep patronların istediklerini yapmadıkları için grevlere, yürüyüşlere ve 1 Mayıslara katılıyorlar.
Üretimde daha fazla robotun kullanılacağı, emek gücüne eskisi gibi ihtiyaç duyulmayacağı son yıllarda “Endüstri 4.0” ekseninde yoğun bir şekilde tartışılıyor. Tartışma doğal olarak en çok büyük fabrikalarda çalışan işçileri endişelendiriyor. Almanya’da bunun özellikle endüstrinin bel kemiği otomobil sektörüne nasıl yansıyacağı merak ediliyor.
Bütün tekellerin daha fazla ve ucuz elektronik araba üretmeye kendilerini programladığı şu dönemde, maliyeti düşürmek için fazla robotun kullanılması planlanıyor. Ford’un Avrupa merkezinin bulunduğu Köln’de şimdiden 2021 sonrasında ne olacağı konuşuluyor. Hiç şüphe yok ki üretimde robotların kullanılması ne yeni bir durum ne de yeni bir tartışma. Halen bir çok sektörde robotlar yaygın olarak kullanılıyor. Buna rağmen henüz “işçisiz üretim” aşamasına geçilebilmiş değil. İşçi sayısı azalmasına rağmen, işçilerin olmadığı fabrika sayısı neredeyse yok.
Nihayetinde işçinin yerini alan robotları da programlayan, üreten, piyasaya süren, kullanan da işçiler olacak. Ne robotlar başka gezegenden gelecek ne de robotları yapanlar.
Dolayısıyla bugün “insansız üretim” söylemi ve bunun üzerinden işçiler arasında yaratılan gelecek korkusu, asıl olarak işçinin sırtından daha fazla artı-değer elde etmeye hizmet ediyor.
İşsizler ordusunu işçilere karşı, daha fazla ücret ve hak elde etmemeleri için baskı unsuru olarak kullanan tekeller, gelecekte bir de robotları tehdit aracı olarak kullanacak. “Daha fazla hak talep ederseniz yerinize robot alırız” denilecek.
Almanya’daki 1 Mayıs gösterilerinde bu yıl “dijital transformasyon”un iş yaşamında yaratacağı yeni sorunlara dikkat çekilmesi bu nedenle tesadüf değil. Önemli olan sendikaların buna karşı nasıl tutum alınacağıdır.
Asıl dertleri daha fazla kâr elde etmek olan kapitalistler, asıl olarak kâr-maliyet hesabına bakarak hareket ederler. Bu nedenle “Kapitalizm koşullarında, üretim araçlarında değişim ve daha gelişkin araçların kullanılması ihtiyacını belirleyen temel neden, üretim verimliliğini yükseltmek yoluyla artı-değer sömürüsünü artırmak ve böylece elde edilecek kârı büyütmektir.” (Yusuf Akdağ, Teori ve Eylem, Nisan 2018)
Belirttiğimiz gibi işçilerin yerine makinelerin, robotların kullanılması tartışması yeni değil. Yarın 200. doğum günü kutlanacak olan Karl Marx, büyük eseri Das Kapital’in birinci cildinde özellikle 15. bölümde bu durumu ayrıntılı olarak ele alıyor.
Marx, dönemin İngilteresi’nde tekstilde makinelerin kullanılması çok yaygın olduğu için üretilen halılar üzerinden örneklemeler yaparak şu sonuca varıyor: “Makinenin işçileri satın alma araçlarından ‘azat’ etmesi koşulu, alıcı olmaktan çıkarır. Böylece bu metalara talep azalır –voila tout– (İşte hepsi bu).” (451)
İşin sırrı Marx’ın “İşte hepsi bu” dediği arz-talep meselesinde. Robotlar üretimi yaptıktan sonra, ürettiklerini bir de tüketecekler mi? Kim bilir belki kapitalistler bir de “tüketici robot” üretir!
Bu sorunu dünya kapitalistleri de bildikleri için bir süredir bir gelecek modeli olarak “Herkese temel geçim maaşı” verilmesini tartışıyorlar. Çalışıp çalışmamasına bakılmaksızın, yaşamak için tüketebileceği kadar az bir maaşla sorunu çözeceklerini sanıyorlar.
Bunun kendisi bile gelecekte robotların değil, daha çok insanın 1 Mayıs’a katılması gerektiğini gösteriyor. Yarın 200. doğum günü kutlanacak, doğduğu Trier’de heykeli dikilecek Marx’ı ölümsüzleştiren, insanlığa kapitalist üretim biçimini çözümleme ve nasıl bir dünyada insanca yaşanabileceğini göstermesidir.
Bu nedenle Marx’ın özlediği dünya kurulmadıkça kapitalistlere rahat yok. “Yapay zekalı” robotlar da onları kurtaramayacak.
200. doğum günün kutlu olsun Marx!